Berlin’in sanat ortamı, Kürt kadın kültür üreticilerinin sesini ve üretimini merkeze alan bağımsız bir oluşuma ev sahipliği yapmaya başlıyor. Bilge Işık ve Rezzan Gümgüm tarafından kurulan Zer, diasporada sanatın hafıza ve mekânla kurduğu ilişkiyi yeniden tanımlamak amacıyla yola çıktı. Yarın, yani 26 Mart tarihinde ilk etkinliğini gerçekleştirecek olan platform, Kürt kadın sanatçıların uluslararası alandaki görünürlüğünü artırmayı ve farklı coğrafyalar arasında kopmayan bir dayanışma köprüsü kurmayı hedefliyor. Oluşumun "The Space Between Us" (Aramızdaki Boşluk) başlığını taşıyan açılış buluşması, Berlin’deki Spore Initiative bünyesinde düzenlenecek. Kapalı bir formatta gerçekleştirilecek bu ilk buluşma, diasporada sanatsal üretimin karşılaştığı özgün zorluklar ve sunduğu yeni imkânlar üzerine kolektif bir düşünme sahası yaratmayı amaçlıyor.

Sistemik Baskılara Karşı Sanatsal Bir Direniş Hattı

10 Mart: Kürt Ulusal Kıyafet Günü
10 Mart: Kürt Ulusal Kıyafet Günü
İçeriği Görüntüle

Zer’in kuruluş felsefesinin temelinde, kadın sanatçıları görünmez kılan patriyarkal yapılar ve baskıcı ulus-devlet anlatılarıyla sanatsal bir düzlemde hesaplaşma arzusu yatıyor. Kadın sanatçıların yalnızca göçün getirdiği mekânsal kırılmalarla değil, aynı zamanda kimliklerin reddedildiği veya sürekli yeniden tanımlandığı politik atmosferlerle de mücadele ettiğine dikkat çeken platform, bu koşullara estetik ve etik bir yanıt niteliği taşıyor. Mesafeler ve kopuşlar arasında birbirini duymanın önemine vurgu yapan oluşum, sanatsal sürekliliği sağlamak adına güvenli bir zemin sunuyor. Zer, özellikle Mezopotamya ile diaspora arasında, üretimleri yerinden edilme deneyimleriyle şekillenmiş sanatçılar arasında bağ kurarken, bu süreci sanatı bir varoluş ve tanıklık biçimi olarak konumlandırarak yürütüyor.

Disiplinlerarası Üretim ve Yeni Karşılaşma Zeminleri

Gelecek dönemde Zer, sadece teorik tartışmalarla sınırlı kalmayıp geniş ve disiplinlerarası bir faaliyet yelpazesi sunmayı planlıyor. Sergiler, film gösterimleri, arşiv çalışmaları, akademik yayınlar ve eğitim programları aracılığıyla farklı sanatsal pratiklerin kesiştiği alanlar inşa edilecek. Mezopotamya’dan Berlin’e uzanan bu geniş ağda, sanatçılar arasında yeni karşılaşma zeminleri oluşturularak kolektif üretim süreçleri teşvik edilecek. Zer, sanatsal sürekliliği mümkün kılarken aynı zamanda yeni ifade biçimlerinin doğmasına da zemin hazırlayacak. Platformun nihai vizyonu, kimliklerin özgürce ifade edildiği ve geçmişin hafızasının geleceğin sanatsal diliyle buluştuğu kalıcı, üretken ve dirençli bir ekosistem inşa etmek üzerine kurulu.

Kaynak: Bianet