Son günlerde Instagram’da nereye baksanız aynı müzik çalıyor. Manzara videolarında, dans kayıtlarında, kısa eğlence içeriklerinde hep aynı ritim var: Stromae’nin Papaoutai şarkısı. Hareketli melodisiyle ilk anda neşeli bir pop parçası gibi duran bu müzik, aslında modern müzik tarihinin en ağır sorularından birini merkezine alıyor: “Baba, neredesin?”
“Papaoutai”, Belçikalı sanatçı Stromae’nin kişisel hayatından çıkan bir şarkı. Stromae’nin babası Ruandalıydı ve 1994 yılında Ruanda’da yaşanan soykırım sırasında hayatını kaybetti. Stromae o sırada henüz bir çocuktu. Babasıyla büyüyemedi, onu tanıyamadı ve yıllar boyunca babasının nasıl, nerede öldüğünü öğrenemedi. .

Soykırımın Politik Arka Planı
1994’te Ruanda’da yaklaşık yüz gün içinde 800 binden fazla Tutsi ve ılımlı Hutu, aşırı uç Hutu milisleri Interahamwe tarafından sistematik biçimde katledildi. Katliam, Tutsi destekli Ruanda Vatansever Cephesi’nin yönetimi devirmesiyle sona erdi. Ardından bölgede yeni bir şiddet dalgası başladı ve yüz binlerce Hutu komşu Zaire’e sığınmak zorunda kaldı. Fransa’nın dönemin Hutu yönetimiyle kurduğu yakın ilişki ve verdiği destek ise soykırımın uluslararası boyutunda hâlâ tartışılan bir başlık olarak duruyor.

Stromae için bu tarihsel yıkım, yalnızca kitaplarda kalan bir felaket değil. Babasının ölümüyle ilgili belirsizlik, onun hayatında kapanmamış bir dosya gibi kaldı. “Papa, où t’es?” sorusu, bir çocuğun annesine yönelttiği masum bir sorudan, yetişkin bir sanatçının tarihe ve hafızaya yönelttiği politik bir soruya dönüştü. Şarkının 13 Mayıs 2013’te yayımlanması, bu hesaplaşmanın yıllar sonra gelen bir yüzleşme olduğunu da gösteriyor.
Kimlik ve Hafıza Meselesi
Babası Ruandalı, annesi Belçikalı olan Stromae, iki kimlik arasında büyüdü. Babasını tanımamak, köklerinin yarısına dair bilgiden yoksun kalmak anlamına geliyordu. “Papaoutai” bu yüzden yalnızca bir baba yokluğunu değil, aynı zamanda “Ben kimim?” sorusunu da taşıyor. Bugün viral olan ritmin altında, bireysel bir hikâyeden çok daha büyük, tarihsel ve politik bir boşluk yatıyor.




