Dersim’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku dosyasında yaşanan hareketlilik, acılı aileyi yeniden adaletin kapısına getirdi. Aralarında dönemin valisinin oğlu, baş şüpheli Zeinal Abakarov ve bazı kamu görevlilerinin de bulunduğu 12 kişinin gözaltına alınması üzerine Diyarbakır’dan yola çıkan anne Bedriye ve baba Halit Doku, Tunceli Adliyesi’ne ulaştı. Yıllardır süren belirsizliğin ardından somut adımların atılmasından duydukları memnuniyeti dile getiren aile, sürecin bir an önce netleşmesini bekliyor.
"Artık Öğrenciler ve Kadınlar Hedef Olmasın"
Adliye önünde bekleyen gazetecilere açıklamalarda bulunan anne Bedriye Doku, yaşadığı derin acıyı ve adalete olan özlemini dile getirdi. Soruşturmayı yürüten savcı, hakim ve güvenlik güçlerine teşekkür eden anne Doku, "Daha kadınlar ölmesin, öğrenciler ölmesin, Gülistan ölmesin, yeter" diyerek toplumsal bir yaraya parmak bastı. Doku’nun bu sözleri, sadece kendi kızı için değil, şiddete maruz kalan tüm kadınlar ve gençler için bir adalet haykırışı olarak yankı buldu. Aile, gözaltına alınan şüphelilerin sorgularından çıkacak gerçeğin, altı yıllık karanlığı aydınlatmasını umut ediyor.

Bedriye Doku, açıklamasında soruşturmanın geçmiş dönemdeki yürütülüş biçimine dair de çarpıcı eleştirilerde bulundu. Özellikle dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in tutumuna dikkat çeken anne Doku, arama çalışmalarının kasıtlı olarak sadece baraj gölü etrafına sıkıştırıldığını savundu. "Tuncay Sonel bizi her zaman ısrarla oraya gönderdi. Polisler, dalgıçlar ne biliyor? Israrla bizi oraya yönlendirdi, sanki her gün işe gidip geliyormuşuz gibi bir rutin yarattı" ifadelerini kullanan Bedriye Doku, soruşturmanın yönünün yıllarca yanlış yerde tutulduğunu iddia etti.
Adalet İnancı ve Yeni Dönem Beklentisi
Baba Halit Doku ise eşine göre daha kısa ancak vakur bir mesaj vererek, hukuka olan güvenlerinin bu operasyonla tazelendiğini belirtti. "Adalete güvendiğimiz için adalet yerini buldu" diyen baba Doku, faillerin hak ettikleri cezayı alana kadar sürecin takipçisi olacaklarını vurguladı. Ailenin avukatları da dosyadaki "cinayet şüphesi" vurgusunun ve gözaltı listesindeki isimlerin, geçmişte görmezden gelinen birçok delilin artık dosyada hak ettiği ağırlığı bulduğunun bir göstergesi olduğunu ifade ediyor.
Tunceli Adliyesi önünde duygusal anların yaşandığı bu buluşma, Türkiye genelinde kadın örgütleri ve insan hakları savunucuları tarafından da yakından takip ediliyor. Gülistan Doku’nun akıbetine dair yapılacak resmi açıklamalar ve gözaltındaki isimlerin vereceği ifadeler, dosyanın bir "kayıp" vakasından "aydınlatılmış bir cinayet" davasına dönüşüp dönüşmeyeceğini belirleyecek. Doku ailesi, yıllardır sordukları "Gülistan nerede?" sorusuna bu kez nihai bir yanıt alabilmek için adliye binasındaki bekleyişini sürdürüyor.