Kürt siyasetinin tanınmış isimlerinden hukukçu İbrahim Güçlü, Diyarbakır’da görülen davada "örgüt propagandası yapmak" suçlamasıyla 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezasına mahkum edildi. Dava süreci boyunca suçlamaları reddeden Güçlü, mahkumiyet kararının ardından yaptığı açıklamalarda, yargılamanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve siyasi bir tasfiye amacı taşıdığını savundu. Uzun yıllardır Kürt meselesi üzerine yürüttüğü çalışmalarla bilinen Güçlü, mahkemenin kararını "çalınan bir hesap üzerinden kurgulanan bir fırsatçılık" olarak nitelendirdi.
Mahkemede Tarihi Savunma: "PKK ile Suçlanmak Benim İçin Utançtır"
Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti karşısında savunmasını gerçekleştiren İbrahim Güçlü, siyasi geçmişine ve ideolojik duruşuna vurgu yaptı. 1967 yılından bu yana Kürt milletinin hakları için mücadele verdiğini ve bu uğurda hapis ve sürgün gibi pek çok bedel ödediğini hatırlatan Güçlü, savunmasında PKK ile ideolojik olarak taban tabana zıt olduğunu vurguladı. Güçlü, mahkeme salonunda, "Bana Kürdistan’ın özgürlüğünü talep ettiğim için dava açabilirsiniz, ancak PKK propagandasıyla suçlamanız benim için bir utanç vesilesidir" diyerek suçlamanın niteliğine itiraz etti.

PKK’nın mevcut yapısına dair sert eleştirilerde bulunan Güçlü, örgütün devletle koordineli çalıştığını iddia ederek, kendisinin bu yapıya karşı olduğu için hedef alındığını savundu. Davanın temel motivasyonunun propaganda suçunu cezalandırmak değil, muhalif duruşu nedeniyle kendisini siyaseten etkisiz hale getirmek olduğunu öne süren hukukçu, mahkemenin ideolojik bir yaklaşım sergilediğini iddia etti.
"Çalınan Hesap Fırsata Çevrildi" İddiası
Davanın odağında yer alan sosyal medya paylaşımlarına ilişkin teknik bir savunma yapan İbrahim Güçlü, söz konusu hesabın kendisi tarafından değil, hesabı ele geçiren kimliği belirsiz kişiler tarafından yönetildiğini ifade etti. Güçlü, hesabı çalan şahısların kendisi adına hem örgüt lehine paylaşımlar yaptığını hem de kamuoyunda sanki PKK karşıtı duruşundan dolayı "özeleştiri veriyormuş" gibi bir algı yaratmaya çalıştıklarını dile getirdi. Bu durumun hem şahsiyetine bir saldırı hem de hukuki bir tuzak olduğunu belirtti.
Mahkemenin bu teknik durumu ve hesabın çalınmış olduğu gerçeğini bilmesine rağmen süreci hızla dava aşamasına taşıdığını söyleyen Güçlü, yargılamanın bir "fırsat" olarak değerlendirildiğini savundu. Paylaşımların kendisine ait olmadığını kanıtlamaya çalışmasına rağmen verilen 1 yıl 6 ay 22 günlük hapis cezası, bölgedeki ifade özgürlüğü ve siyasi faaliyet yürüten isimlerin üzerindeki yargı baskısı tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Kararın ardından Güçlü’nün avukatlarının davayı üst mahkemeye taşıması bekleniyor.