TBMM’de Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmalarının ardından yürütülen sürece ilişkin tartışmalar devam ederken, DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Cengiz Çandar süreçle ilgili dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Çandar, sürecin tamamen durmadığını ancak beklenen hızda ilerlemediğini ifade etti.
Çandar, Türkiye’deki mevcut siyasi dengelerin sürecin ilerleyiş biçimini belirlediğini belirterek, “Süreç yürüyor ama uygun adım yürümüyor. İki adım atıp nefes alınıyor, sonra bir adım daha atılıyor. Koşar adım değil, duraksamalı ilerliyor” dedi.
“Hukuki düzenleme olmadan süreç ilerlemez”
Cengiz Çandar, sürecin en kritik eksiklerinden birinin hukuki çerçeve olduğunu vurguladı. Silah bırakma tartışmalarının ötesinde asıl meselenin, silahlı faaliyetleri sona erdirdiğini açıklayan yapıların mensuplarının hukuki statüsünün belirlenmesi olduğunu söyledi.
Çandar, “Silahı bırakmış bir kişi hangi statüyle nereye gelecek, bunun hukuki karşılığı olmalı. Hukuki adım atılmazsa süreç ilerlemez” ifadelerini kullandı. Bu çerçevenin Meclis’te yürütülen komisyon çalışmalarıyla oluşturulmaya çalışıldığını da belirtti.
![Cengiz Çandar: "Suriye'de [HTŞ'yi] arkalayarak, Türkiye'deki Kürtleri de incitecek işlere kalkışmayın"](https://www.dicletv.com/uploads/haberler/2026/04/103-6037-cengiz-candar-surec-yuruyor-ama-kosar-adim-ilerlemiyor.webp)
“PKK silahı değil, dönüşümün hukuki zemini önemli”
Sürece ilişkin değerlendirmelerinde silah meselesinin tek başına belirleyici olmadığını ifade eden Çandar, esas konunun örgüt mensuplarının geleceği olduğunu söyledi. Silah bırakmanın bir irade beyanı olduğunu belirten Çandar, bundan sonraki aşamanın siyasi ve hukuki düzenlemelerle şekillenmesi gerektiğini dile getirdi.
Çandar, farklı grupların (dağdakiler, Avrupa’dakiler ve cezaevindekiler) sürecin ardından nasıl bir statüye sahip olacağı sorusunun netleşmesi gerektiğini belirtti.
“Siyasi denge sürecin hızını belirliyor”
Sürecin yavaş ilerlemesini “tıkanma” olarak tanımlamayan Çandar, bunun Türkiye’deki siyasi iklimin doğal bir sonucu olduğunu söyledi. Karar alma mekanizmasında Cumhurbaşkanı’nın belirleyici rolüne dikkat çeken Çandar, sürecin ilerleyişinin büyük ölçüde siyasi iradeye bağlı olduğunu ifade etti.
MHP ve DEM Parti’nin sürece ilişkin daha net pozisyonlar ortaya koyduğunu söyleyen Çandar, asıl belirleyici faktörün yürütme erki olduğunu dile getirdi.
“İki-üç ay içinde yasal çerçeve oluşmalı”
Çandar, sürecin kritik bir aşamaya geldiğini ve önümüzdeki iki-üç ay içinde geçiş yasası niteliğinde bir düzenlemenin ortaya çıkması gerektiğini söyledi. Bu sürecin uzaması halinde fırsatın kaçırılabileceğini ifade etti.

“İhtiyatlı iyimserim”
Sürecin geleceğine ilişkin değerlendirmesinde Çandar, temkinli bir iyimserlik içinde olduğunu belirtti. Sürecin tamamen başarısız olacağı yönünde bir değerlendirme yapmadığını söyleyen Çandar, ilerleme ihtimalini daha güçlü gördüğünü ifade etti.
“Demirtaş önemli bir toplumsal aktör”
Cengiz Çandar ayrıca Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın tutukluluğuna da değindi. Demirtaş’ın Kürt kamuoyunda yüksek bir karşılığa sahip olduğunu ve Türk kamuoyunda da sempatiyle karşılandığını belirten Çandar, bu durumun sürece toplumsal güven açısından katkı sağlayabileceğini ifade etti.
Çandar, Demirtaş’ın serbest bırakılmasının toplumsal rızayı artırabileceğini ve sürece yönelik güveni güçlendirebileceğini söyledi.