Dicle TV | Dünya | ABD’deki “Küçük Kürdistan” 50 yaşında: Nashville'den Kürt toplumuna resmi onur

ABD’deki “Küçük Kürdistan” 50 yaşında: Nashville'den Kürt toplumuna resmi onur

Nashville yönetimi, 1976’da başlayan Kürt yerleşiminin 50’nci yılında Kürt toplumunu onurlandırdı. Kentte 20 bini aşkın Kürdün yaşadığı tahmin ediliyor.

Nashville yönetimi, 1976’da başlayan Kürt yerleşiminin 50’nci yılında Kürt toplumunu onurlandırdı. Kentte 20 bini aşkın Kürdün yaşadığı tahmin ediliyor.

ABD’deki “Küçük Kürdistan” 50 yaşında: Nashville'den Kürt toplumuna resmi onur

ABD’nin Tennessee eyaletinin başkenti Nashville’de, Kürt toplumunun kentteki varlığının 50’nci yılı dolayısıyla resmi bir onurlandırma gerçekleştirildi. Nashville Belediye Başkanlığı ve Şehir Konseyi, yarım asırdır kentte yaşayan Kürtlerin kültürel miraslarını koruma çabalarına, ekonomik faaliyetlerine ve şehrin sosyal yaşamına katkılarına dikkat çekti.

“Küçük Kürdistan” (Little Kurdistan) olarak bilinen Nashville’deki Kürt toplumunun geçmişi 1970’lere uzanıyor. Resmi kayıtlara göre ilk Kürt mülteci grubu 1 Mayıs 1976’da ABD’ye ulaşarak Nashville’e yerleşti. Aradan geçen 50 yılda kent, farklı ülkelerden gelen Kürtlerin yeni bir yaşam kurduğu, kültürlerini yaşattığı ve kuşaklar boyunca aktardığı önemli bir diaspora merkezine dönüştü.

Nashville: ABD'deki "Küçük Kürdistan" - BBC News Türkçe

Bugün Nashville’de yaşayan Kürtlerin sayısının 20 bini aştığı tahmin ediliyor. Bu nüfus, kenti ABD’deki en büyük Kürt topluluklarından birine ev sahipliği yapan yerleşimlerden biri haline getiriyor.

İlk Kürt aileler 1976’da Nashville’e yerleşti

Nashville’deki Kürt toplumunun oluşumu, Irak’taki çatışmalar ve siyasi baskılar nedeniyle ülkelerini terk etmek zorunda kalan ailelerin göçüyle başladı. İlk yerleşim dalgasında, 1970’lerdeki Irak-Kürt çatışmalarından kaçan aileler bulunuyordu. ABD’ye gelen mültecilerin yeni bir yaşam kurmasında sivil toplum kuruluşları ve mültecilere destek veren yardım kuruluşları da rol oynadı.

Hilsum: Kürtler IŞİD'le Savaştı, Batıysa Onları Terk Etti

Kürt nüfusunun büyümesinde özellikle 1980’lerin sonundaki göç dalgası etkili oldu. Saddam Hüseyin yönetiminin baskılarından kaçan, aralarında Enfal Katliamı’ndan kurtulanların da bulunduğu çok sayıda Kürt aile Nashville’e yerleşti. Sonraki yıllarda İran, Türkiye ve Suriye’den gelen Kürtlerin de katılmasıyla topluluk genişledi.

1990’larda ABD Mülteci Yerleştirme Ofisi’nin Nashville’i resmi mülteci yerleştirme merkezlerinden biri olarak belirlemesi, kentin göçmenler açısından önemini artırdı. Federal desteklerle yürütülen yerleştirme süreci, farklı ülkelerden gelen mültecilerin kentte yeni bir yaşam kurmasına katkı sundu.

Nashville’e yerleşen Kürt aileler zamanla yalnızca barınma ve geçim ihtiyaçlarını karşılamaya odaklanmadı; kendi toplumsal ağlarını, ticari işletmelerini ve kültürel kurumlarını da oluşturdu. Böylece kentte, Kürt kimliğinin gündelik yaşamın içinde varlığını sürdürdüğü bir yerleşim alanı gelişti.

Curious Nashville: How the city became a destination for Kurdish families,  and how the community is evolving | WPLN News

Nolensville Pike çevresinde “Küçük Kürdistan”

Nashville’in güneyindeki Nolensville Pike ve Elysian Fields Road çevresi, kentteki Kürt toplumunun yoğunlaştığı bölgeler arasında yer alıyor. Meksika, Hindistan ve Çin mutfaklarından işletmelerin de bulunduğu Nolensville Pike, Nashville’in çok kültürlü yapısının görülebildiği başlıca güzergâhlardan biri. Ancak Elysian Fields Road çevresinde Kürt toplumunun gündelik yaşamını yansıtan farklı bir sosyal ve ticari ağ bulunuyor.

Bölgede camiler, toplum merkezleri, fırınlar, marketler, kuyumcular, restoranlar ve çeşitli işletmeler yer alıyor. Kürtlerin kendi mutfak kültürlerini yaşatabildiği, alışveriş yapabildiği ve bir araya gelebildiği bu alan, zamanla “Küçük Kürdistan” adıyla anılmaya başladı.

BBC’nin 29 Ağustos 2014 tarihli haberinde bu bölgenin oluşumu, burada doğup büyüyen Kürtlerin tanıklıkları üzerinden anlatılmıştı. Haberde, o dönem 29 yaşında olan Remziye Süleyman, bölgedeki toplum merkezinin çevresinde caminin yanı sıra fırınların, dükkânların, pazarların ve kuyumcuların bulunduğunu anlatıyordu. Süleyman, bölgenin geçmişinde yalnızca caminin bulunduğu dönemi de hatırladığını belirtiyordu.

Bu tanıklık, Kürt toplumunun Nashville’deki varlığının zaman içinde nasıl büyüdüğünü gösteriyordu. Başlangıçta sınırlı sayıda kurum ve işletmenin çevresinde gelişen toplumsal yaşam, yıllar içinde çok sayıda işletmenin ve sosyal ilişkinin bir araya geldiği bir yerleşim ağına dönüştü.

Bölgede Kürt ekmeği ve geleneksel yiyecekler üreten fırınlar, uluslararası gıda pazarları ve Kürt mutfağından yemekler sunan restoranlar faaliyet gösteriyor. Azadi Gıda Pazarı ve Newroz gibi işletmeler, bu ticari yaşamın bilinen örnekleri arasında yer alıyor.

Sabah saat dörtte başlayan emek

BBC’nin 2014 tarihli haberinde, Nashville’deki Kürt işletmelerinin günlük yaşamına da yer verilmişti. Haberde Remziye Süleyman’ın ziyaret ettiği Azadi Gıda Pazarı’ndaki fırında çalışanların mesailerine sabah saat dörtte başladığı aktarılıyordu. Kadınlar saatler boyunca hamur yoğuruyor, kentte yaşayan topluluğun geleneksel ekmek ihtiyacını karşılamak için çalışıyordu.

Fırının sahibi Sabri Abdullah, 1993 yılında Nashville’e gelmişti. Abdullah, kente yerleşir yerleşmez ticari potansiyeli fark ettiğini belirterek ilk fırını kendisinin açtığını, daha sonra benzer ürünler satan başka fırınların da ortaya çıktığını anlatmıştı.

Bu örnek, Kürt göçmenlerin kentte yalnızca bir nüfus topluluğu oluşturmadığını, aynı zamanda ekonomik yaşamın da parçası haline geldiğini gösteriyor. Fırınlar, marketler ve restoranlar bir yandan geçim kaynağı sağlarken diğer yandan Kürt mutfağının ve gündelik alışkanlıklarının yeni kuşaklara aktarılmasına yardımcı oluyor.

Kürt işletmelerinin bulunduğu bu bölgeler, göçle gelen insanların tanıdıkları ürünlere, dillere ve kültürel pratiklere erişebildiği alanlar olarak da önem taşıyor. Böylece Nashville’de kurulan yaşam, hem ABD’deki yeni toplumsal çevreyle ilişki kurmayı hem de Kürt kültürüyle bağları sürdürmeyi mümkün kılıyor.

Little Kurdistan Nashville | Visit Nashville TN

Nashville’in ilk Kürt polislerinden Çiyayi Süleyman

Kürt toplumunun Nashville’deki varlığı ticaretle sınırlı değil. BBC’nin 2014 tarihli haberinde, Remziye Süleyman’ın kardeşi Çiyayi Süleyman’ın kentte ABD vatandaşı olan ilk Kürt polis olarak görev yaptığı aktarılmıştı.

O dönem 26 yaşında olan Süleyman, Orta Doğu kökenli göçmenlerin yoğun yaşadığı ve güvenlik sorunlarıyla gündeme gelen mahallelerden birinde devriye geziyordu. Haberde, genç bir Kürdü gözaltına aldığında kararının hemen sorgulanabildiğini anlattığı belirtiliyordu. Bu durum, göçmen kökenli bir polis olarak hem görev yaptığı kurumun sorumluluklarını hem de kendi toplumsal çevresiyle ilişkisini birlikte yönetmek zorunda kalabildiğini gösteriyordu.

Süleyman’ın ailesinin geçmişi de göçün nedenlerini yansıtıyordu. Amcası, hem Saddam Hüseyin yönetimine hem de IŞİD’e karşı mücadele etmiş bir peşmerge komutanıydı. Süleyman, ailesi Nashville’e göç etmemiş olsaydı amcasının yanında savaşabileceğini söylüyordu. Buna karşılık ABD’de çocuklarını büyüttüğünü ve yaşadığı toplumun güvenliğine katkı sunduğunu anlatıyordu.

Bu hikâye, Nashville’de büyüyen Kürt kuşaklarının birden fazla aidiyetle kurduğu ilişkiye de işaret ediyor. Ailelerinin köken aldığı topraklarla bağlarını sürdüren Kürtler, aynı zamanda ABD’de eğitim, meslek ve yurttaşlık yaşamının farklı alanlarında yer alıyor.

Kültürel kimliği koruma çabası

Nashville’deki Kürt toplumunun örgütlenmesinde kültürel kimliği koruma ve toplumsal dayanışma önemli bir yer tutuyor. Toplum merkezleri ve dini kurumlar, farklı kuşaklardan Kürtlerin bir araya gelebildiği alanlar arasında bulunuyor.

Toplum merkezleri, dini ve kültürel faaliyetlerin yanı sıra göçmenlerin birbirine destek olabildiği sosyal alanlar olarak da işlev görüyor. Yeni gelen ailelerin topluma uyum sağlaması, çocukların kendi kültürel geçmişleriyle bağ kurması ve ortak sorunların konuşulması bu ağlar üzerinden mümkün olabiliyor.

Nashville’deki Kürt toplumunun yarım asırlık geçmişi, bu açıdan yalnızca bir göç hikâyesi değil; kültürün, dilin ve toplumsal dayanışmanın yeni bir coğrafyada yeniden kurulmasının da hikâyesi.

Irak’taki Kürtler için yardım kampanyası

Kürt toplumunun Nashville’deki dayanışma ağları, Irak’taki gelişmeler karşısında da harekete geçti. BBC muhabiri Monica Campbell’ın 2014 tarihli haberinde, Irak’ın kuzeyinde gerginliğin arttığı dönemde Remziye Süleyman’ın telefonla yaptığı değerlendirmeye yer verilmişti.

Süleyman, o günlerde topluluklarının endişeli olduğunu belirterek, “Toplumumuz diken üstünde” demiş ve sevdiklerinin güvenliğinden kaygı duyduklarını anlatmıştı.

Irak’taki Kürtlerin güvenliğine ilişkin kaygılar, Nashville’deki gönüllüleri yardım çalışmaları için harekete geçirmişti. Süleyman, Irak’taki Kürtlere yardım ulaştırılması amacıyla bir kampanya başlatılması için çaba gösteriyordu. Kampanyanın adı “Herşey Kürdistan için” olarak belirlenmişti.

Bu örnek, coğrafi uzaklığa rağmen Kürt diasporasının aileleri, toplumsal ilişkileri ve ortak kimliği üzerinden köken aldığı bölgelerle bağlarını koruduğunu ortaya koyuyordu. Nashville’de yeni bir yaşam kuran aileler için Irak, Kürdistan ve oradaki yakınlarının güvenliği, gündelik yaşamın dışında kalan konular değildi.

Erbil ile kardeş şehir ilişkisi

Nashville’in Kürt toplumuyla ilişkisi zaman içinde resmi ve kurumsal düzeyde de gelişti. 2023 yılında Nashville ile Kürdistan Bölgesi’nin başkenti Erbil arasında kardeş şehir ilişkisi kurulması onaylandı. Bu ilişki, iki kent arasındaki kültürel ve toplumsal bağların geliştirilmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendirildi.

Erbil ve Nashville resmen kardeş şehir oldu

Aynı yıl Salahaddin Merkezi önüne, Nashville’de yaşayan Kürtlerin tarihini ve kente katkılarını anlatan “Nashville’deki Amerikalı Kürtler” tabelası yerleştirildi. Kürt toplumunun yoğunlaştığı bölgede bulunan Salahaddin Merkezi, toplumsal ve dini yaşamın buluşma noktalarından biri olarak öne çıkıyor.

Kardeş şehir ilişkisi ve kamusal alandaki bu tür tanıma girişimleri, Kürt toplumunun kentteki geçmişinin yalnızca ailelerin ve topluluk üyelerinin hafızasında kalmadığını; şehrin kurumsal anlatısının da bir parçası haline geldiğini gösteriyor.

Nashville yönetiminden 50’nci yıl dolayısıyla resmi takdir

Nashville Belediye Başkanlığı ve Şehir Konseyi, 1976’da başlayan Kürt yerleşiminin 50’nci yılı dolayısıyla Kürt toplumunu resmi olarak onurlandırdı. Yayımlanan bildiride, Kürtlerin kentin sosyal, ekonomik ve kültürel gelişimine yaptığı katkılara dikkat çekildi.

Şehir Konseyi Üyesi Mike Cortese’nin takdir belgesinin sunulmasında rol aldığı, Konsey Üyesi Zulfat Suara’nın da Kürt toplumunun yarım asır boyunca kente kattığı değerleri vurguladığı bildirildi.

1976 yılında Nashville’e yerleşen ilk grupta bulunan Hikmet Bamerni de kentte 50 yıldır yaşadıklarını belirterek, toplumun kimliğini koruyarak kente hizmet etmesinden duyduğu gururu dile getirdi.

Resmi onurlandırma, Nashville’deki Kürtlerin yarım asırlık geçmişini, kültürlerini koruma çabalarını ve kentin yaşamına katılımlarını görünür kıldı. İlk göçmen ailelerden bugün ABD’de doğup büyüyen kuşaklara uzanan bu hikâye, bir topluluğun yeni bir ülkede hem kendi kimliğini yaşatıp hem de yaşadığı kentin parçası haline gelebileceğini gösteriyor.

Nashville’de “Küçük Kürdistan” adıyla bilinen bölge, bu nedenle yalnızca Kürt işletmelerinin bir arada bulunduğu bir mahalle değil; göç, kültürel süreklilik, dayanışma ve kuşaklar arası aktarımın yarım asırlık bir örneği.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız