Irak Başbakanı Ali Falih ez-Zeydi'nin tek bir cümlesi, Irak’taki dil ve kimlik tartışmalarının da yeniden konuşulmasına neden oldu. Ali Falih ez-Zeydi, Almanya’nın başkenti Berlin’de düzenlediği basın toplantısında Rudaw muhabiri Ala Şali’nin sorusunu yanıtladı. Kürt kökenli Iraklı gazeteci, sorusuna geçmeden önce Arapça konuşamadığı için özür diledi.
Zeydi ise gazeteciye gülümseyerek “Hangi dili konuşursan konuş, sen Iraklısın” yanıtını verdi. Kısa diyalog toplantının ardından sosyal medyada hızla yayıldı.

“Hangi dili konuşursan konuş…”
Zeydi’nin sözleri bazı sosyal medya kullanıcıları tarafından Iraklı kimliğine vurgu yapan bir açıklama olarak yorumlandı.
Gazeteci Ala Şali’nin Arapça bilmemesi de ayrıca tartışıldı. Bazı kullanıcılar, Şali’nin yurt dışında yaşaması nedeniyle Arapçaya hâkim olmamasının doğal olduğunu savunurken, bazı kullanıcılar ise gazeteciyi bu nedenle eleştirdi.
Diyalogla ilgili paylaşımlarda ise özellikle başbakanın dil ile Iraklılık arasında doğrudan bir bağ kurmaması öne çıkarıldı.
Irak’ın iki resmi dili: Arapça ve Kürtçe
Irak Anayasası, Arapça ve Kürtçeyi ülkenin iki resmi dili olarak kabul ediyor.
Kürt nüfusunun önemli bir bölümü Irak’ın kuzeyindeki Erbil, Duhok ve Süleymaniye çevresinde yaşıyor. Irak Kürdistan Bölgesi ise 2005 Anayasası ile federal statü kazandı.
Bu bölgelerde Kürtçe günlük yaşamda, eğitimde ve kamu kurumlarında yaygın olarak kullanılırken Arapça da ülke genelinde resmi dil olarak kullanılmaya devam ediyor.
Dolayısıyla Berlin’deki birkaç saniyelik diyalog, Irak’ta dil, kimlik ve yurttaşlık arasındaki ilişkinin yeniden tartışılmasına da zemin hazırladı.
Zeydi’nin Avrupa turunda gerçekleşti
Diyalog, Irak Başbakanı Ali Falih ez-Zeydi’nin 15 Eylül’de Berlin’e gerçekleştirdiği ziyaret sırasında yaşandı.
Fransa ve Almanya’yı kapsayan Avrupa turu, Zeydi’nin başbakanlık görevini üstlenmesinin ardından gerçekleştirdiği ilk Avrupa ziyareti olarak aktarıldı.
Basın toplantısında yaşanan kısa konuşmanın görüntüleri sosyal medyada paylaşılırken, Zeydi’nin gazeteciye verdiği yanıt özellikle Iraklı kimliğine yaptığı vurgu nedeniyle öne çıktı.
Bir gazetecinin “Arapça bilmiyorum” diyerek özür dilemesiyle başlayan birkaç saniyelik konuşma, Irak’ta iki resmi dilin ve çok kimlikli toplumsal yapının yeniden hatırlanmasına neden oldu: “Hangi dili konuşursan konuş, sen Iraklısın.”