İran’daki insan hakları durumunu yakından takip eden Kürdistan İnsan Hakları Ağı (KHRN), 2025 yılına ait kapsamlı bilançosunu kamuoyuyla paylaştı. Yayınlanan rapor, Tahran yönetiminin özellikle Kürt azınlığın yoğunlukta olduğu bölgelerde yürüttüğü güvenlik odaklı politikaların, yargısız infazların ve hukuki süreçlerin şeffaflıktan uzak bir şekilde nasıl yürütüldüğünü gözler önüne seriyor. Rapora göre, yıl boyunca süregelen siyasi hareketlilik ve protestoların ardından baskı mekanizmaları en üst seviyeye çıkarıldı.
İstatistiklerin Dili: İdamlar ve Yargı Kıskacı
KHRN’nin verilerine göre, 2025 yılında Kürt sivillere yönelik baskılar sadece sokakla sınırlı kalmadı, yargı eliyle de ağır bir cezalandırma sürecine dönüştü. Raporda öne çıkan temel veriler şu şekildedir:
İnfaz ve İdamlar: Yıl boyunca en az 122 infaz gerçekleştirildi. Dikkat çekici olan ise mahkemelerce verilen mahkûmiyet kararlarının ezici çoğunluğunun idam olmasıdır. Raporda, 111 mahkûmiyet kararının 103’ünün idam cezası olarak kaydedildiği belirtildi.

Gözaltı ve Tutuklama: Belgelenebilen vaka sayısına göre 561 kişi gözaltına alınırken, KHRN gerçek rakamın 900’ün üzerinde olduğunu tahmin ediyor. Gözaltına alınanların arasında aktivistler, protestocular ve hatta çocuklar bulunuyor.
Yargısız İnfazlar: Güvenlik güçlerinin doğrudan müdahalesiyle yaşanan yargısız infaz vakalarında en az 14 kişi yaşamını yitirdi.
Kolberler ve Sınır Güvenliği: Hedefteki İşçiler
Kürdistan bölgesinin en önemli ekonomik faaliyetlerinden biri olan ancak "yasa dışı" kabul edilen sınır ticareti (kolberlik), 2025 yılında da can almaya devam etti. Geçimini zor şartlar altında sınırın iki tarafı arasında yük taşıyarak sağlayan kolberler, İran güvenlik güçlerinin doğrudan ateşiyle karşı karşıya kaldı. Rapora göre;
19 kolber hayatını kaybetti,
21 kolber ağır şekilde yaralandı. Saldırıların yanı sıra zorlu doğa koşulları ve mayın patlamaları da sınır hattındaki can kayıplarını artıran unsurlar arasında yer aldı. Raporda, yıl içinde en az 6 mayın patlaması vakasının yaşandığı not edildi.
Kadın Cinayetleri ve Sosyal Şiddet
KHRN raporunun en sarsıcı bölümlerinden biri de "femicide" (kadın cinayeti) verileri oldu. 2025 yılında en az 26 Kürt kadınının öldürüldüğü tespit edildi. Cinayetlerin büyük çoğunluğunun mağdurların en yakın çevresindeki erkekler (eş, baba veya kardeş) tarafından gerçekleştirildiği vurgulandı. Bu durum, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin ve hukuki boşlukların şiddeti nasıl körüklediğini bir kez daha kanıtladı.

Gözaltı Kategorileri: Kimler Hedef Alındı?
Raporda sunulan 561 kişilik detaylı listede, toplumun her kesiminden insanın baskıya maruz kaldığı görülüyor:
Bilinmeyen/Belirtilmemiş Faaliyetler: 388 kişi
Sivil ve Siyasi Aktivistler: 87 kişi
Protestocular: 23 kişi
Çocuklar: 16 kişi
Adalet Arayan Aileler (Dadkhah): 10 kişi
Sanatçılar ve Yazarlar: 9 kişi
Uluslararası Topluma Acil Çağrı
KHRN, raporun sonunda uluslararası insan hakları örgütlerini ve Birleşmiş Milletler’i İran’a karşı somut adımlar atmaya çağırdı. İnternet kısıtlamaları, ailelere yönelik tehditler ve zorla kaybetme olayları nedeniyle gerçek tablonun raporlanandan çok daha ağır olabileceği ifade ediliyor. Özellikle cezaevlerindeki şüpheli ölümler ve işkence iddiaları, İran’daki hak ihlallerinin sistematik bir devlet politikası haline geldiğini gösteriyor.