Irak siyaseti, Bağdat ve Erbil hattında büyük yankı uyandıran dev bir iddiayla çalkalanıyor. Kürdistan Yurtseverler Birliği’nin (KYB), merkezi yönetimdeki en üst makam olan Cumhurbaşkanlığı koltuğunu garanti altına almak adına, Kürt siyaseti için "kalp" mesafesinde görülen Kerkük Valiliği’nden vazgeçtiği iddia edildi. Bağdat’ta yürütülen çok taraflı pazarlıklar sonucunda şekillendiği belirtilen bu plan, Kerkük’ün yönetim modelini kökten değiştirmeyi ve bölgedeki etnik gruplar arasında yeni bir paylaşım dönemini başlatmayı hedefliyor.
Haziran Ayında Yeni Dönem: İlk Durak Türkmenler
Sızan kulis bilgilerine göre, Kerkük’te yerel yönetim değişimi Haziran ayı itibarıyla start alacak. Anlaşma uyarınca valilik makamı "dönüşümlü yönetim" modeliyle paylaşılacak:

İlk 7 Ay: Valilik görevi Türkmen temsilcisine verilecek.
İkinci Etap: Görev süresi dolduğunda valilik Sünni Arap gruplara devredilecek.
Süreç: Bu paylaşım modeli, bir sonraki yerel seçimlere kadar devam edecek.
KYB’nin bu büyük tavize karşılık, Kerkük’teki idari ve güvenlik mekanizmalarında kritik noktaları korumayı hedeflediği belirtiliyor. Vali yardımcılığı, Kerkük Emniyet Müdürlüğü ile Dibis ve Dakuk ilçe belediyelerinin idaresinin KYB kontrolünde kalması, pazarlık masasındaki öncelikli talepler arasında yer alıyor.
Türkiye ile Yakınlaşma Stratejisi mi?
Anlaşmanın mimarları arasında Bafel Talabani’nin yanı sıra Muhammed el-Halbusi, Kays el-Hazali ve Rayan el-Kildani gibi Irak siyasetinin güçlü figürlerinin adı geçiyor. Analistler, KYB’nin bu hamlesinin sadece Bağdat’taki makam kavgasıyla sınırlı olmadığını, aynı zamanda bir süredir gergin olan KYB-Türkiye ilişkilerinde yeni bir sayfa açma çabası olabileceğini değerlendiriyor. Kerkük Valiliği’nin Türkmenlere bırakılmasının, Ankara ile Süleymaniye arasındaki buzları eritebilecek bir jest niteliği taşıyabileceği ifade ediliyor.
KDP’den Sert Tepki: "Siyasi Birliği Zayıflatıyor"
Bu gizli pazarlık iddiaları, Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) cephesinde sert bir dirençle karşılandı. KDP Politbüro üyesi Ali Hüseyin, bu tür "arka kapı" anlaşmalarının Kürtlerin Bağdat’taki pazarlık gücünü zayıflattığını savundu. Hüseyin, 2003 sonrası kurulan güç paylaşım sistemine göre Cumhurbaşkanlığı makamının Kürtler arasında ortak bir mutabakatla belirlenmesi gerektiğini hatırlatarak, "Kerkük’ün stratejik önemi kişisel siyasi ikballere kurban edilemez" eleştirisinde bulundu.

Irak’ta Etnik Dengeler Yeniden Şekilleniyor
Kerkük Valiliği’nin Kürt yönetiminden çıkıp Türkmen ve Arap gruplara devredilmesi, Irak’taki etnik güç dengelerini temelden sarsabilir. 140. Madde tartışmalarının gölgesinde kalan kentte, bu yeni idari modelin barışçıl bir geçiş mi sağlayacağı yoksa yeni bir gerilim hattı mı oluşturacağı merak konusu. Bağdat’tan gelen bu haberler sonrası gözler, Haziran ayında yapılacak olan olası görev devir teslim törenine çevrilmiş durumda.