Kültür - Sanat

Ehmed Huseynî hayatını kaybetti: Huseynî kimdir?

Rojava doğumlu Kürt şair Ehmed Huseynî, üç yıldır mücadele ettiği akciğer kanseri nedeniyle Stockholm’de 71 yaşında yaşamını yitirdi.

Abone Ol

Tanınmış Kürt şair Ehmed Huseynî, 10 Mart 2026’da İsveç’in başkenti Stockholm’de hayatını kaybetti. Yaklaşık üç yıldır akciğer kanseriyle mücadele eden Huseynî, tedavi gördüğü hastanede 71 yaşında yaşamını yitirdi.

1955 yılında Rojava’nın Amûdê kentinde dünyaya gelen Huseynî, ilk ve orta öğrenimini burada tamamladı. Daha sonra Şam’a giderek Şam Üniversitesi’nde felsefe eğitimi aldı. Akademik eğitimini tamamlayan Huseynî, 1983 yılında Şam Üniversitesi’nde felsefe alanında doktorasını yaptı.

Ancak Suriye’deki Baas rejiminin baskıcı politikaları nedeniyle kendi alanında çalışma imkânı bulamadı. Diplomasıyla mesleğini icra etmesine izin verilmeyen şair, uzun yıllar farklı işlerde çalışmak zorunda kaldı. Siyasi baskılar ve kültürel kısıtlamalar nedeniyle birçok Kürt aydını gibi ülkesini terk ederek sürgün yolunu seçti.

Sürgün yılları ve kültürel mücadele

1989 yılında İsveç’e yerleşen Ehmed Huseynî, Avrupa’daki sürgün yıllarında edebi ve kültürel çalışmalarını yoğunlaştırdı. Kürt dili ve edebiyatı üzerine yürütülen çalışmalara aktif biçimde katılan Huseynî, özellikle diaspora içinde Kürt edebiyatının gelişimine katkı sunan isimlerden biri olarak tanındı.

2004 yılında Rojava Aydınlar Birliği’nin (HRRK) kuruluşunda aktif rol aldı ve birliğin başkanlığını üstlendi. Bu süreçte hem edebi üretimini sürdürdü hem de Kürt kültürünün korunması ve geliştirilmesi için çeşitli çalışmalara öncülük etti.

Rojava’nın Suriye rejiminin kontrolünden çıkmasının ardından 2016 yılında büyük bir özlemle topraklarına geri döndü ve bir süre burada yaşamını sürdürdü. Ancak 2023 yılında akciğer kanserine yakalandığının anlaşılması üzerine tedavi görmek için yeniden İsveç’e gitti.

Üç yıl süren tedavi sürecinin ardından Huseynî, 10 Mart 2026’da Stockholm’de yaşamını yitirdi.

Modern Kürt şiirinin güçlü seslerinden biri

Ehmed Huseynî, ardında Kürt edebiyatına kazandırılmış önemli bir şiir mirası bıraktı. Şairin çeşitli dönemlerde yayımlanan şiirleri, 2001 yılında Avesta Yayınevi tarafından “Tüm Eserler – Ehmed Huseynî” başlığıyla bir divan halinde yayımlandı.

Edebi yaşamı boyunca toplam 15 şiir divanı kaleme alan Huseynî, kendine özgü dili ve felsefi yaklaşımıyla modern Kürt şiirinin önemli temsilcilerinden biri olarak kabul edildi. Özellikle sürgün, kimlik, dil ve parçalanmış coğrafya temaları şiirlerinin merkezinde yer aldı.

Şiirlerinde Kürtlerin dört ülke arasında bölünmüş coğrafyasını, kimlik ve dil üzerindeki baskıları sıkça ele alan Huseynî, kendi kuşağını “büyük bir yıkımın ardından hayatta kalan kuşak” olarak tanımlıyordu. Ona göre Kürtlerin yaşadığı trajedi yalnızca coğrafi bir bölünme değildi; aynı zamanda kültürel ve ruhsal bir parçalanmayı da beraberinde getirmişti.

Bir söyleşisinde bu durumu şu sözlerle ifade etmişti: “Biz, büyük bir trajedinin ardından kalan bir kuşağız. Gözlerimizi açtığımızda yasak bir dil, yasak bir ülke gördük. Kendi dilinde aşkı anlatmak bile yasaktı.”

Huseynî, şiirini “kelimenin kaybolmuş tarihsel ruhunu yeniden yakalama çabası” olarak tanımlıyordu. Ona göre şiirin temel amacı belleğe sadık kalmak ve kaybolan kültürel hafızayı yeniden kurmaktı.

Şair, Kürt şiiri kavramına ilişkin eleştirel bir yaklaşım da geliştiriyordu. Kürtlerin farklı devletlerin egemenliği altında yaşaması nedeniyle edebiyatın da farklı kültürel etkiler altında şekillendiğini savunuyor, Kürt şiirinin bu tarihsel kırılmaların içinden doğduğunu vurguluyordu.

Bu nedenle şiirini yalnızca estetik bir ifade alanı olarak değil, aynı zamanda kültürel hafızayı koruyan ve yaşama yöneltilmiş bir eleştiri biçimi olarak görüyordu. Bu yaklaşımını ise Meksikalı şair Octavio Paz’ın sözleriyle açıklıyordu: “Şiir yaşama karşı bir eleştiridir.”