Diyarbakır’da Ermeni soykırımını konu alan “Aurora’nın Doğuşu” adlı animasyon-belgeselin gösterimi nedeniyle dava açıldı. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, filmin gösterimi için kurum adına dilekçe imzalayan sinemacı Rojhilat Aksoy hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 301’inci maddesi kapsamında dava açtı.

17 Aralık’ta Diyarbakır’daki Sezai Karakoç Kültür Merkezi’nde gösterilen film nedeniyle hazırlanan iddianamede, Aksoy’un “Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ve devletin yargı organlarını alenen aşağılama” suçunu işlediği öne sürüldü. Savcılığın iddiasına göre Aksoy’un sorumluluğu, filmin gösterimi için yapılan resmi başvuruda imzasının bulunmasından kaynaklanıyor.

Aurora's Sunrise (2022) | MUBI

Milano Fashion for Freedom'da Kürt Temsili
Milano Fashion for Freedom'da Kürt Temsili
İçeriği Görüntüle

Savcılık filmin içeriğini suç saydı

Mahkeme önüne getirilen iddianamede, filmde yer alan bazı diyalog ve anlatımların suç unsuru oluşturduğu ileri sürüldü. İddianamede, 1915 olaylarının filmde “soykırım” olarak nitelendirildiği, o dönemde yaşanan isyanların “özgürlük savaşçılarının haklı mücadelesi” olarak sunulduğu ve bölgede yaşayan Ermenilerin zorla isim ve din değiştirmeye zorlandığı yönünde anlatımlar bulunduğu belirtildi.

Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre savcılık, filmde yer alan bazı sahnelerin gerçeğe aykırı olduğu iddiasında bulundu. Özellikle Ermeni erkeklerin Osmanlı ordusuna alınarak geri dönmediklerine ilişkin anlatımların gerçek dışı olduğu ileri sürüldü.

Ermeni soykırımını konu alan animasyon filmine dava açıldı – Politika Haber

İddianamede ayrıca bir sahnede nehirde cenazelerin bulunması ve çocukların annelerinden alınmasına ilişkin anlatımların askerlere atfedilmesinin de “gerçeğe aykırı” biçimde sunulduğu iddia edildi. Savcılık, filmdeki diyalogların “olmayan bir olayın yaşanmış gibi anlatılması”na dayandığını öne sürdü.

Film uluslararası festivallerde gösterildi

Ermeni yönetmen Inna Sahakyan’ın imzasını taşıyan “Aurora’nın Doğuşu”, 2022 yapımı animasyon-belgesel türünde bir film. Film, 1915’te Osmanlı İmparatorluğu’nda yaşanan tehcir sırasında ailesinin büyük bölümünü kaybeden genç Ermeni kadın Aurora Mardiganyan’ın yaşam öyküsünü merkezine alıyor.

Yapım, Aurora’nın çocukluğu ve sürgün sürecini üç farklı anlatım tekniğini birleştirerek aktarıyor. Animasyon sahneleriyle çocukluk ve kaçış hikâyesi anlatılırken, 1910’lu ve 1920’li yıllardan arşiv görüntüleri Osmanlı’daki Ermeni toplumunun yaşamına ve tehcir dönemine dair görsel kayıtları sunuyor. Filmde ayrıca Aurora Mardiganyan’ın 1980’lerde kaydedilen kendi anlatımlarına da yer veriliyor.

Aurora’nın hikâyesi sinemada ilk kez anlatılmıyor. Mardiganyan, 1919 yılında Hollywood’da çekilen ve bugün büyük bölümü kayıp olan “Auction of Souls” adlı filmde kendi yaşam öyküsünü bizzat canlandırmıştı. “Aurora’nın Doğuşu” ise bu tarihsel hikâyeyi yeniden kurarken kayıp filmden kalan parçaları da izleyiciyle buluşturuyor.

Film, Annecy Uluslararası Animasyon Festivali başta olmak üzere birçok önemli festivalde gösterildi. Ermenistan tarafından 2023 Akademi Ödülleri’nde en iyi uluslararası film kategorisinde Oscar adayı olarak gönderilen yapım, Avrupa ve ABD’de çeşitli festivallerden ödüller kazandı.

Aurora's Sunrise - official festival trailer

Tartışmanın odağında ifade özgürlüğü var

“Aurora’nın Doğuşu”, anlatısını Aurora Mardiganyan’ın tanıklığı üzerine kurarak 1915’te yaşananları açık biçimde “Ermeni soykırımı” olarak tanımlıyor. Türkiye’de resmi söylemin soykırım iddialarını reddetmesi nedeniyle film yalnızca tarihsel veya sanatsal bir tartışma konusu olarak kalmadı, aynı zamanda politik ve hukuki bir tartışmanın da merkezine yerleşti.

Diyarbakır’da açılan soruşturma, bu anlatının Türk Ceza Kanunu’nun 301’inci maddesi kapsamında “Türk milletini aşağılama” suçu oluşturup oluşturmadığı sorusunu mahkemenin önüne taşıdı.

Aurora's Sunrise' review: A survivor's story, via animation - Los Angeles  Times

Dava, ifade özgürlüğü tartışmaları açısından da dikkat çekici bir örnek olarak değerlendiriliyor. Önceki benzer davalarda genellikle yazarlar, akademisyenler veya eser sahipleri hedef alınırken, bu dosyada filmle doğrudan üretim ilişkisi bulunmayan bir kültür etkinliği organizatörü hakkında dava açıldı.

Rojhilat Aksoy, filmin yönetmeni, yapımcısı, senaristi veya oyuncusu değil. Dava, Aksoy’un Ortadoğu Sinema Akademisi Derneği başkan yardımcısı olduğu dönemde filmin Diyarbakır’daki gösterimi için yapılan başvuruda adının yer alması nedeniyle açıldı.

Aksoy savunmasında filmin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek yöneltilen suçlamaları kabul etmediğini söyledi.

Davanın ikinci duruşması 6 Nisan’da Diyarbakır 22’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek. Mahkemenin vereceği karar, kültürel etkinlikler ve ifade özgürlüğü tartışmaları açısından yakından izleniyor.

Kaynak: Haber Merkezi