Almanya'nın Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinin başkenti Düsseldorf, diasporada Kürtçenin geleceğine yön verecek tarihi bir kurumsal dönüm noktasına ev sahipliği yaptı. Uluslararası Kürt Dili Federasyonu (Federasyona Zimanê Kurdî ya Navdewletî), 27 Haziran tarihinde düzenlediği Birinci Kongresi ile dünyanın dört bir yanından gelen delegeleri, akademisyenleri ve yayıncıları tek bir çatı altında buluşturdu.
Independent Türkçe'den Gülbahar Altaş'ın yerinde takip ettiği kongre, Avrupa, İskandinavya ve Amerika başta olmak üzere dünyanın farklı coğrafyalarından gelen 120 delege ile 30 yayınevi temsilcisini bir araya getirdi. Saat 10.00 ile 18.00 arasında yoğun oturumlarla gerçekleşen organizasyonda, Kürtçenin korunmasına yönelik dağınık çalışmaların bütünleşik bir çatı altında toplanması fikri ön plana çıktı. Kongrenin temel felsefesini ve vizyonunu ise salonda sıkça yankılanan “Bê ziman, nîştiman bê deng e” (Dilsiz vatan, sessizdir) sözü özetledi.

Avrupa'daki Nüfus Yoğunluğu ve Klasik Kursların Yetersizliği
Kongrede masaya yatırılan en önemli başlıklardan biri, özellikle Almanya’daki Kürt nüfusunun büyüklüğü ve değişen eğitim ihtiyaçları oldu. Resmi verilere göre Almanya’da yaklaşık 1 milyon 700 bin Kürt yaşarken, saha gözlemleri ve sivil toplum kuruluşlarının tahminleri bu sayının 2 milyon 100 bin ila 2 milyon 200 bin arasında değiştiğini gösteriyor.
Bu yoğun nüfusun büyük bölümünü çocukların ve gençlerin oluşturduğuna dikkat çeken uzmanlar, Avrupa’da doğup büyüyen yeni kuşaklar için geleneksel hafta sonu kurslarının artık tek başına yeterli olmadığını belirtti. Yeni neslin ana diliyle bağını koparmaması adına, yaşadıkları ülkelerin eğitim sistemlerine entegre ve modern dijital modellerin kaçınılmaz olduğu vurgulandı.

35 Ülkeyi Kapsayan Sürdürülebilir Dijital Eğitim Modeli
Kongrenin en somut ve dikkat çekici çıktısı, Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKB) Eğitim Bakanlığı ve Kürdistan Enstitüsü iş birliğiyle hayata geçirilecek olan küresel dijital eğitim projesi oldu. Başta Avrupa olmak üzere dünya genelindeki 35 ülkeyi kapsayan bu sürdürülebilir dil politikası modeli, binlerce öğrencinin internet üzerinden sistemli bir şekilde ana dillerini öğrenmesini amaçlıyor.
Projeye dair sunumlarda öne çıkan temel detaylar şöyle:
Çok Lehçeli ve Çok Alfabeli Altyapı: Hazırlanacak eğitim materyalleri tek bir lehçeyle sınırlı kalmayacak; Kurmancî, Soranî, Zazakî ve diğer Kürt lehçelerini kapsayacak. Müfredat hem Latin hem de Arap alfabesiyle hazırlanarak küresel erişim kolaylığı sağlayacak.
Pilot Uygulamadan Küresel Aşamaya: 2022 yılından bu yana sürdürülen altışar aylık pilot uygulamalarda ilk etapta Soranî ve Badînî lehçelerinde dersler verildi. Yeni dönemle birlikte materyal çeşitliliği artırılarak kapsayıcılık en üst seviyeye çıkarılacak.
Lojistik ve Sertifikasyon Desteği: Dijital platformların yanı sıra yurt dışındaki fiziki Kürt okullarına ve kurslarına Latin ve Arap alfabesiyle basılmış kitaplar ulaştırılacak. Sistem kapsamında öğretmen yetiştirme programları geliştirilecek ve uluslararası geçerliliği olan sertifikasyon süreçleri işletilecek.

Kürt Diasporası Konfederasyonu Genel Temsilcisi Şifa Barzani, kongrede yaptığı konuşmada dijital programlara bu yılın başından itibaren yaklaşık 2 bin 500 öğrencinin kaydolduğunu açıkladı. Dilin yalnızca kurslarda değil, evde ve aile içinde yaşayabileceğini hatırlatan Barzani, ebeveynlerin çocuklarıyla düzenli olarak Kürtçe konuşmasının bu tarihi hamlenin başarısı için belirleyici olacağını ifade etti.
Bilimsel Veriler Işığında Ana Dil ve Entegrasyon İlişkisi
Kongreye katılan akademisyenler, ana dil eğitiminin çocukların pedagojik ve akademik gelişimi üzerindeki olumlu etkilerini bilimsel verilerle ortaya koydu. Paris Kürt Enstitüsü Dil ve Edebiyat Bölümü Başkanı ve Rouen Normandy Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Salih Akın, İsveç'te planlı çalışmalar neticesinde bugün yaklaşık 8 bin 500 Kürt öğrencinin okullarda resmi olarak Kürtçe dersi aldığını ve bu süreç için 235 Kürtçe öğretmeninin yetiştirildiğini aktardı.
Avrupa genelinde yapılan araştırmaların çok net bir sonucu ortaya koyduğunu belirten Prof. Dr. Akın, ana dilini güçlü bir şekilde öğrenen çocukların ikinci bir yabancı dili çok daha hızlı edindiğini, özgüvenlerinin yükseldiğini ve yaşadıkları topluma çok daha sağlıklı uyum sağladıklarını vurguladı. Ana dil eğitiminin entegrasyonun önünde bir engel değil, aksine onu destekleyen en büyük harç olduğunu ifade eden Akın, Türkiye'nin yurt dışındaki Türk çocukları için binlerce öğretmen görevlendirmesine rağmen, Avrupa'daki milyonlarca Kürt nüfusuna yönelik Kürtçe öğretmeni sayısının son derece sınırlı kalmasını da eleştirdi.
Almanya Eyaletleri Eğitim Bakanları Konferansı Göç ve Entegrasyon Raportörü Mostapha Boukllouâ da kongrede söz alarak, çağdaş eğitim sistemlerinde çok dilliliğin bir zenginlik ve fırsat eşitliği unsuru olarak kabul edildiğini söyledi. Kürtlerin Almanya'nın asli bir toplumsal bileşeni olduğunu ifade eden Boukllouâ, Kürtçenin eğitim politikalarında daha görünür olmasının demokratik toplum değerlerinin doğal bir sonucu olduğunu dile getirdi.

20 Maddelik Tüzük Kabul Edildi, 11 Kişilik Yeni Yönetim Seçildi
Kurumsal yapılanma ve hukuki çerçeve açısından da büyük adımların atıldığı kongrede, federasyonun 20 maddelik iç tüzüğü oy birliğiyle kabul edildi. Kabul edilen tüzük uyarınca federasyon, yalnızca dönemsel toplantılar yapan bir yapı olmaktan çıkarak; mali işler, hukuk, medya, bilim ve akademik çalışmalar ile bölgesel koordinasyondan sorumlu daimi komisyonların çalıştığı profesyonel bir merkeze dönüştürüldü. Üç yılda bir toplanacak genel kongre yapısı netleştirilirken, yürütülen tüm projelerin tek bir koordinasyon merkezinden yönetilmesi kararlaştırıldı.
Kongre sonunda yapılan seçimlerle, farklı ülkelerdeki kurumları ve diasporayı temsil eden 11 kişilik yeni yönetim komitesi belirlendi. Yönetim kadrosunda Kafkasya Kürtlerini temsil eden üyelerin de yer alması, federasyonun küresel ölçekteki kapsayıcılığının önemli bir göstergesi olarak değerlendirildi. Lozan Kürt Enstitüsü Başkanı Necat Zanyar ve IKB Avrupa Birliği Temsilcisi Dilawer Ajgeyi de yaptıkları değerlendirmelerde, bu yeni kurumsal dönemin dağınık bireysel çabaları tek bir vizyond