Dicle TV | Gündem | Deniz Göktaş'tan İlk Mektup Geldi: "Şanlı Direnişim Yaklaşık 4 Saniye Sürdü"

Deniz Göktaş'tan İlk Mektup Geldi: "Şanlı Direnişim Yaklaşık 4 Saniye Sürdü"

Politik mizahı ve sahne performanslarıyla tanınan tutuklu komedyen Deniz Göktaş, Karatepe Cezaevi’nden gönderdiği ilk mektubunda sansür baskısının korkusunu nasıl aştığını ve uğradığı ters kelepçe uygulamasını ironik diliyle anlattı.

Politik mizahı ve sahne performanslarıyla tanınan tutuklu komedyen Deniz Göktaş, Karatepe Cezaevi’nden gönderdiği ilk mektubunda sansür baskısının korkusunu nasıl aştığını ve uğradığı ters kelepçe uygulamasını ironik diliyle anlattı.

Deniz Göktaş'tan İlk Mektup Geldi: "Şanlı Direnişim Yaklaşık 4 Saniye Sürdü"

Tutuklu komedyen Deniz Göktaş’ın Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan kaleme aldığı mektup, resmi X (eski adıyla Twitter) hesabı üzerinden kamuoyuyla paylaşıldı. Cezaevi sürecini ve gözaltı anlarını kendine has ironik ve mizahi üslubuyla aktaran Göktaş; sansür kaygılarından aile ilişkilerine, emniyetteki gözaltı koşullarından stand-up kariyerine kadar pek çok dikkat çekici noktaya değindi.

Mektubuna dışarıdaki dostlarına ve dinleyicilerine içten bir selamla başlayan Göktaş, kendisini merak edenler için keyfinin yerinde olduğunu belirtti. Cezaevi ortamını esprili bir şekilde "nostaljik" olarak nitelendirirken, uzun yıllar sonra yeniden televizyon izlemeye başladığını ve alaturka tuvalet kullandığını yazdı. Devam eden Dünya Kupası'nın da etkisiyle çocukluk yıllarına döndüğünü ifade eden komedyen, "2002 yılında maça yetişmek için okuldan eve koşan çocuk Deniz’e döndüm ama şişman Ronaldo’suz aynı keyfi vermiyor" sözleriyle parmaklıklar arkasındaki günlük yaşamını özetledi.

Mahpus komedyen Deniz Göktaş: Halk beni anlamadı değil, halk beni anladı ve  başıma işler geldi

Emniyette Sosyal Medya Tarzı Çekim Eleştirisi

Mektubunda gözaltına alınma ve emniyete götürülme sürecine geniş yer ayıran Deniz Göktaş, kendi rızasıyla teslim olmasına rağmen kolluk kuvvetlerinin ters kelepçe uygulamak istediğini aktardı. Bu duruma kurumsal olarak itiraz ettiğini belirten Göktaş, yaşanan arbedeyi şu sözlerle mizaha döktü:

"Şanlı direnişim yaklaşık 4 saniye sürdü. Polisler iki katım, ne yapayım?"

Emniyet müdürlüğündeki ters kelepçeli video çekimlerini modern sosyal medya içerik üreticiliğine benzeterek eleştiren ünlü komedyen, görüntülerin basına servis edilmek üzere farklı açılardan defalarca kaydedildiğini ifade etti. Kameralara gülümsediği için propaganda amacına uymayan yakın plan çekimlerin elendiğini ve sadece uzak açıların yayımlandığını belirten Göktaş, Vatan Emniyet binasının fiziki şartlarını da eleştirdi. Binanın döküldüğünü, aşırı sıcaklara rağmen klimaların çalışmadığını ve memurların ağır bir psikolojik yük altında "kötü polis" rolü oynamak zorunda kaldığını savundu. Yaşadığı bu iki günlük adli tecrübenin ardından Behzat Ç. ve Bir Zamanlar Anadolu'da gibi kült yapımların birer kurmaca değil, aslında birer Türkiye belgeseli olduğunu anladığını ekledi.

Komedyen Deniz Göktaş için adliye önünde destek: Özgürlük damarını temsil  ediyor - Özgür Manşet

"Gösterilerimdeki Aile Hikâyeleri Tamamen Kurmacadır"

Deniz Göktaş, sahne performanslarında sıkça yer verdiği ve izleyicinin hafızasına kazınan aile hikâyelerine dair de önemli bir netlik getirdi. Sahnede anlattığı aile tiplemelerinin ve anlatıların büyük oranda mizahi birer kurgudan ibaret olduğunu vurgulayan komedyen, anne ve babasının gerçek hayatta kendisini her koşulda desteklediğini belirtti:

“Annemi Airbnb’de biblo kırdığı için ağıt yakarken, babamı da gerçekten iyi bir baba olarak anlattığım kısımlar dışında bütün anlattıklarım kurmacadır; kişi ve kurumlar gerçek değildir.”

Deniz Göktaş: Politik mizah, iktidar, tabular ve dalkavuklar

"Korkum, Sıkıntımdan Daha Küçüktü"

Yedi yıllık stand-up kariyeri boyunca yüzlerce gösteride binlerce insanla buluştuğunu, içine kapanık gençlik yıllarının ardından muhteşem bir sevgi çemberiyle ödüllendirildiğini belirten Göktaş, son gösterisini yayınlama kararının arkasındaki felsefi gerekçeyi de açıkladı.

Uzun süredir politik mizah yaptığı için en zararsız cümleleri bile "yanlış anlarlar mı, manipüle edilip saldırı malzemesi yapılır mı" kaygısıyla sansürlemekten çok sıkıldığını itiraf eden komedyen, bu mesleki bıkkınlığın içindeki tutuklanma korkusunu aştığını söyledi. Hastaneye sevk edilirken kendisine el sallayan yaşlı bir kadından çok etkilendiğini belirten Göktaş, mektubunu şu ironik ve güçlü cümlelerle noktaladı:

"Halk beni anlamadı ve başıma işler geldi diye beklerken, halk beni anladı ve başıma işler geldi oldu. WIN-WIN. Temel seviyede Türkçe bilen, gösteriyi sahiplenen ve dayanışma gösteren herkese sevgiler."

Gündemdeki siyasi gelişmeleri cezaevinde yakından takip etmeyeceğini ilan eden Deniz Göktaş, bu zorunlu arada dünya edebiyatının klasikleri arasında yer alan Moby Dick kitabını bu kez tamamen bitirmeye kararlı olduğunu ifade etti.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız