Dicle TV | Politika | Öcalan’ın görüşme notları: “Eskiden bağımsızlıkçıydık, şimdi cumhuriyete katılacağız”

Öcalan’ın görüşme notları: “Eskiden bağımsızlıkçıydık, şimdi cumhuriyete katılacağız”

Abdullah Öcalan’ın DEM Parti heyetleriyle yaptığı öne sürülen görüşmelerin dökümleri internette yayımlandı. Metinlerde çerçeve yasa, anayasa, Kürt meselesi ve “demokratik cumhuriyet”e dair dikkat çeken ifadeler yer alıyor.

Abdullah Öcalan’ın DEM Parti heyetleriyle yaptığı öne sürülen görüşmelerin dökümleri internette yayımlandı. Metinlerde çerçeve yasa, anayasa, Kürt meselesi ve “demokratik cumhuriyet”e dair dikkat çeken ifadeler yer alıyor.

Öcalan’ın  görüşme notları: “Eskiden bağımsızlıkçıydık, şimdi cumhuriyete katılacağız”

Türkiye’de çerçeve yasa tartışmalarının sürdüğü bir dönemde, Abdullah Öcalan’ın İmralı’da DEM Parti heyetleriyle yaptığı 20 Temmuz ve 2 Ağustos tarihli görüşmelere ait olduğu öne sürülen dökümler kamuoyuna yansıdı. Metinlerde Öcalan’a atfedilen ifadeler arasında “MHP kadar bu devletin sağlam bir ayağı olacağız”, “Eskiden bağımsızlıkçıydık, şimdi cumhuriyete katılacağız” ve “Anayasada yerimizi alacağız” sözleri öne çıkıyor.

Söz konusu metinler 17 Ağustos’ta Fransa merkezli Utopia TV Ari’nin internet sitesinde yayımlandı. Görüşmelerin içeriğine ilişkin bugüne kadar DEM Parti tarafından yapılan kısa açıklamalar dışında kamuoyuna kapsamlı bir döküm sunulmamıştı. Paylaşılan metinlerin Öcalan’a ait olduğu bağımsız biçimde doğrulanmış değil.

Çerçeve yasa öncesi iki görüşme

İddia edilen tutanaklar, TBMM’de kabul edilen çerçeve yasa öncesinde gerçekleştirildiği belirtilen iki görüşmeye ilişkin.

Metinlerde Öcalan’ın özellikle PKK’nin silah bırakması ve feshi sonrasında ortaya çıkacak yeni siyasi döneme ilişkin değerlendirmeler yaptığı görülüyor. Öcalan’a atfedilen ifadelerde, sürecin yalnızca silahların bırakılmasıyla sınırlı kalmaması ve Türkiye’nin anayasal yapısında yeni bir döneme dönüşmesi gerektiği savunuluyor.

Abdullah Öcalan'dan video mesaj: 'PKK hareketine son verilmiştir' - BBC  News Türkçe

Öcalan’ın kendi hukuki statüsüne ilişkin değerlendirmelerinde ise sürecin ilerlemesi halinde tahliye konusunun ayrıca gündeme geleceğini söylediği öne sürülüyor.

Süreç ilerlesin. Zaten beni burada tutmak istemezler” ifadesinin yer aldığı metinde, kendi durumunun dönemsel değerlendirmeler sırasında netleşebileceğini söylediği aktarılıyor.

“MHP kadar bu devletin sağlam bir ayağı olacağız”

Paylaşılan dökümlerde en dikkat çekici ifadelerden biri, Öcalan’a atfedilen “MHP kadar bu devletin sağlam bir ayağı olacağız” sözü.

Öcalan’ın, Kürtlerin Türkiye Cumhuriyeti ile yeni bir ilişki kurması gerektiğini savunduğu ve bunu “demokratik entegrasyon” olarak tanımladığı aktarılıyor.

Metinde Öcalan’a atfedilen ifadeler şöyle:

“Şimdi devlet bize terörist gözüyle baksa da yarın en az MHP kadar bu devletin sağlam bir ayağı olacağız.”

Aynı bölümde Kürt-Türk ilişkilerinin demokratik bir ittifaka dönüşmesi gerektiğini savunduğu ve yeni dönemi tarihsel bir dönüşüm olarak değerlendirdiği görülüyor.

“Eskiden bağımsızlıkçıydık, şimdi cumhuriyete katılacağız”

Görüşme notlarında öne çıkan bir diğer başlık ise Öcalan’ın Kürt hareketinin geçmişteki bağımsızlıkçı çizgisi ile yeni dönem arasında kurduğu karşılaştırma.

Öcalan’a atfedilen ifadelerde, Kürtlerin Cumhuriyet ile yeni bir ilişki kurması gerektiği belirtiliyor:

“Eskiden bağımsızlıkçıydık. Biz cumhuriyetle siz engelleseniz bile cumhuriyetçi olacağız.”

Bu yaklaşımın yalnızca Kürt hareketiyle sınırlı tutulmadığı, Türkiye’deki sol ve farklı siyasi çevrelerin de yeni bir “demokratik cumhuriyet” projesi içerisinde bir araya getirilmesi gerektiğinin savunulduğu aktarılıyor.

Metinde Mehmet Metiner, Altan Tan, Rıza Türmen ve Ahmet Davutoğlu gibi farklı siyasi çizgilerden isimlerle temas kurulması gerektiğine ilişkin öneriler de yer alıyor.

“İki sütunlu cumhuriyet” vurgusu

Öcalan’a atfedilen görüşlerin önemli bölümlerinden biri de Türkiye’nin anayasal geleceğine ilişkin.

Paylaşılan metinlerde Türkiye Cumhuriyeti’nin yalnızca tek bir kimlik veya siyasi anlayış üzerine kurulmasının sorun yaratacağı savunuluyor. Bunun yerine “en az iki sütunlu” bir cumhuriyet öneriliyor.

Öcalan’ın bu iki sütunu “Kürtlük ve Türklük” olarak tanımladığı aktarılıyor.

“Bu yolu Türkiye Cumhuriyeti’ni iki sütuna dayandırmaktır.”

Öcalan’ın söz konusu yaklaşımı “Demokratik Cumhuriyet” kavramıyla ilişkilendirdiği ve Kürtlerin anayasal düzen içerisinde bir “hukuk öznesi” haline gelmesi gerektiğini savunduğu belirtiliyor.

“Anayasada yerimizi alacağız”

Görüşme notlarında anayasa değişikliği ihtimali de önemli bir başlık olarak öne çıkıyor.

Öcalan’a atfedilen ifadelerde, süreç ilerledikçe anayasanın yeniden gündeme geleceği ve Kürtlerin anayasal statüsünün tartışılacağı belirtiliyor.

“Dolayısıyla anayasada yerimizi alacağız. Kürtlerin hukuksal bir altyapısı yok. Kürtlerin bir hukuk öznesine dönüşmesi gerekir.”

Ancak Öcalan’ın ayrı bir “Kürt hukuku” oluşturulmasını savunmadığı, bunun yerine kimlik, inanç ve örgütlenme özgürlüğünü kapsayan genel ve evrensel bir anayasal çerçeve önerdiği aktarılıyor.

Bu kapsamda kimlik özgürlüğü, fikir ve inanç özgürlüğü ile örgütlenme özgürlüğünün anayasal güvence altına alınması gerektiği ifade ediliyor.

CHP ve Özel-Kılıçdaroğlu karşılaştırması

Paylaşılan metinlerde CHP’ye ilişkin değerlendirmeler de geniş yer tutuyor.

Öcalan’ın CHP’nin tarihsel rolü üzerinden yaptığı değerlendirmede, Özgür Özel ile Kemal Kılıçdaroğlu arasındaki siyasi ilişkiye dikkat çektiği ve bunu Türk-Kürt ilişkileri üzerinden yorumladığı aktarılıyor.

Aynı bölümde Şeyh Said ve Seyit Rıza gibi isimlerin Cumhuriyet'in erken dönemindeki politikalar kapsamında ele alınması gerektiğini savunduğu ve geçmişte yaşanan tasfiyelere yönelik eleştirilerde bulunduğu belirtiliyor.

Öcalan’ın, Türkiye’deki mevcut siyasi dönüşümün ileride Kemalist tarih tezlerinin yeniden tartışılmasına da yol açabileceğini söylediği öne sürülüyor.

Suriye ve İran için de değerlendirmeler var

Dökümlerde Türkiye’nin yanı sıra Suriye ve İran’a ilişkin değerlendirmeler de bulunuyor.

Öcalan’ın Suriye’deki yeni yönetimin demokratikleşmesi gerektiğini savunduğu, özellikle Şam yönetiminin yerel demokrasi konusunda adım atmasının Suriye’nin geleceği açısından önemli olduğunu söylediği aktarılıyor.

Metinde Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara’ya ilişkin değerlendirmeler de yer alıyor. Öcalan’a göre Şara’nın demokratikleşmeye yönelmesi Suriye’de yeni bir çatışma ve darbe ihtimalinin önüne geçebilir.

İran konusunda ise Kürt meselesinin bölgesel gelişmelerden ayrı düşünülemeyeceği belirtiliyor. Öcalan’ın PJAK ve İran’daki Kürtlerin durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunduğu, Türkiye’nin bölgedeki gelişmelerde daha aktif ve “pozitif” bir rol üstlenmesi gerektiğini savunduğu aktarılıyor.

“Ümmet, Ortadoğu enternasyonalizmidir”

Öcalan’ın görüşme notlarında Ortadoğu tarihine ve İslam kavramına ilişkin değerlendirmeleri de dikkat çekiyor.

Öcalan’a atfedilen ifadelerde, bölgenin tarihsel ve kültürel yapısı anlaşılmadan siyasi çözüm üretilemeyeceği savunuluyor.

Ümmet dediğin şey, İslam ve Ortadoğu enternasyonalizmidir” sözünün yer aldığı bölümde, Ortadoğu halkları arasındaki tarihsel ilişkiler ve son iki yüzyıldaki milliyetçilik süreçleri ele alınıyor.

Bu değerlendirmelerin, Öcalan’ın Kürt meselesini yalnızca Türkiye sınırları içerisinde değil, Ortadoğu'daki daha geniş siyasi dönüşüm çerçevesinde ele aldığını gösterdiği öne sürülüyor.

Öcalan’ın kendi rolüne ilişkin dikkat çeken sözler

Görüşme notlarında Öcalan’ın kendi rolüne ilişkin değerlendirmeleri de önemli bir yer tutuyor.

Sürecin başarısı için kendi rolünü üstlenmeye hazır olduğunu belirttiği aktarılan Öcalan, tahliye veya “umut hakkı” tartışmalarının sürecin önüne geçirilmemesi gerektiğini savunuyor.

Metinde ayrıca Öcalan’a atfedilen şu ifade yer alıyor:

“Benim stratejim var, mezarda da olsam rolümü oynayacağım.”

Öcalan’ın burada kendisini yalnızca mevcut süreç açısından değil, PKK’nin gelecekteki siyasi dönüşümü bakımından da belirleyici bir aktör olarak konumlandırdığı görülüyor.

“Kürt örgütleri bir araya gelmeli”

Paylaşılan metinlerde Kürt siyasi ve toplumsal yapılarının bir araya geleceği yeni bir oluşum önerisi de bulunuyor.

Öcalan’ın “Demokratik Toplum” veya “Cumhuriyet Hareketi” gibi bir isim altında geniş bir hazırlık grubunun oluşturulmasını önerdiği aktarılıyor.

Bu yapının yalnızca Kürt siyasi hareketlerinden oluşmaması; aydınların, yazarların, sol çevrelerin, İslamcı aydınların ve farklı siyasi geçmişlerden gelen isimlerin de sürece dahil edilmesi gerektiği belirtiliyor.

Öcalan’ın amacı, söz konusu yapının Kürt hareketinin geçmişteki bağımsızlıkçı çizgisinden farklı olarak Türkiye Cumhuriyeti ile yeni bir siyasi bütünleşme zemini oluşturması.

Görüşme notları ne kadar doğrulanmış durumda?

İnternette yayımlanan metinler, Öcalan ile DEM Parti heyetlerinin 20 Temmuz ve 2 Ağustos tarihli görüşmelerine ait olduğu iddiasıyla dolaşıma girdi.

Ancak metinlerin gerçekliği ve eksiksiz olup olmadığı konusunda şu aşamada bağımsız bir doğrulama bulunmuyor. Dolayısıyla dökümlerde yer alan ifadelerin Öcalan tarafından kesin olarak söylendiği kabul edilmemeli.

Buna karşın metinlerin içeriği, çerçeve yasa sonrasında tartışılmaya başlanan PKK’nin silahsızlanması, Kürt meselesinin anayasal zemini, demokratik cumhuriyet, Öcalan’ın süreçteki rolü ve Türkiye’nin Ortadoğu politikası gibi başlıklara ilişkin oldukça kapsamlı tezler içeriyor.

Bu nedenle söz konusu metinlerin doğruluğu kadar, gerçekliklerinin önümüzdeki günlerde nasıl teyit edileceği ve siyasi aktörlerin bu iddialara vereceği yanıtlar da önem taşıyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız