Dicle TV | Gündem | Strazburg’dan Cûdî’ye 4 Bin 600 Kilometrelik Evlat Hasreti: 88 Yaşındaki Fatime Anne Bir Mezar Taşının Peşinde

Strazburg’dan Cûdî’ye 4 Bin 600 Kilometrelik Evlat Hasreti: 88 Yaşındaki Fatime Anne Bir Mezar Taşının Peşinde

Solunum cihazına bağlı yaşayan 88 yaşındaki Fatime Ülüş, 20 yıldır aradığı oğluna ait mezar taşının fotoğrafını sosyal medyada görünce Fransa'dan Şırnak’a doğru yola çıktı.

Solunum cihazına bağlı yaşayan 88 yaşındaki Fatime Ülüş, 20 yıldır aradığı oğluna ait mezar taşının fotoğrafını sosyal medyada görünce Fransa'dan Şırnak’a doğru yola çıktı.

Strazburg’dan Cûdî’ye 4 Bin 600 Kilometrelik Evlat Hasreti: 88 Yaşındaki Fatime Anne Bir Mezar Taşının Peşinde
KAYNAK: Mezopotamya Ajansı

Kürdistan’da onlarca yıldır süren çatışmalı sürecin ardından evlatlarını kaybeden annelerin mezar arayışı ve mücadelesi devam ediyor. Bu annelerden biri olan 88 yaşındaki Fatime Ülüş, 2006 yılında Cûdî Dağı’nda yaşamını yitiren oğlu Cihan Ülüş’ün (Yılmaz Xorto) mezarını bulabilmek için ilerleyen yaşına ve ağır sağlık sorunlarına rağmen binlerce kilometrelik bir yolculuğu göze aldı.

2013-2015 yılları arasındaki diyalog sürecinde Şırnak'ın Sipîndarok köyünde inşa edilen ancak daha sonraki süreçte yıkılan ve "özel güvenlik bölgesi" ilan edilen mezarlıkta bulunan Cihan Ülüş'ün izine, tam 20 yıl sonra dijital medya aracılığıyla ulaşıldı.

Bir TikTok Paylaşımı 20 Yıllık Arayışı Sonlandırdı

Maraş’ın Elbistan ilçesinden siyasi baskılar nedeniyle 1990'lı yıllarda Avrupa’ya göç eden Ülüş ailesi, 1999 yılında PKK'ye katılan ve 31 Mart 2006'da Cûdî Dağı'nda yaşamını yitiren Cihan Ülüş’ün cenazesini alabilmek için yıllarca hukuki ve idari girişimlerde bulundu ancak sonuç alamadı.

Ailenin 20 yıllık arayışını sonuca ulaştıran gelişme ise video içerik uygulaması TikTok’ta paylaşılan bir mezar taşı parçası oldu. Strazburg’da yaşayan abla Sultan Yakışan'ın kiracısının sosyal medyada gördüğü kırık mezar taşı görseli aileye umut oldu. O tarihte hastanede KOAH ve kalp tedavisi gören anne Fatime Ülüş, fotoğrafı gördükten sonra çocuklarına son dileğinin oğlunun mezarını görmek olduğunu söyleyerek Cûdî’ye gitmek istediğini belirtti.

Solunum Cihazıyla 6 Günde 4 Bin 600 Kilometre

Annenin sağlık durumunun seyahate elvermesiyle birlikte Mehmet ve Hasan Ülüş ile Elif ve Sultan Yakışan kardeşler, 27 Temmuz’da annelerini yanlarına alarak bir karavanla Strazburg’tan yola çıktı. Kalp, tansiyon ve KOAH hastası olan Fatime Ülüş, karavanın içine kurulan yatakta solunum cihazına bağlı şekilde 6 gün boyunca 4 bin 600 kilometre yol katetti.

Cûdî Dağı’na tırmanış sırasında karavanın ilerleyemediği Gelîyê Hirçê bölgesinde araç değiştiren aile, maden ocaklarında çalışanların yardımıyla arazi araçlarıyla yola devam etti.

Zirveye Bir Kilometre Kala Kalbi Sıkıştı

Mezarlığa bir kilometre kala yolun sel nedeniyle tahrip olması sonucu araç trafiği tamamen kapandı. Yaklaşık iki kilometrelik dik patikayı tırmanması gereken 88 yaşındaki Fatime Ülüş, bir süre sırtta taşınarak yukarı çıkarılmaya çalışılsa da kalbinin sıkışması ve fenalaşması üzerine dağın eteğinde bırakılmak zorunda kalındı.

Annesini dağın eteğinde bırakan kardeşler, tırmanışı sürdürerek tahrip edilmiş mezarlık alanına ulaştı. Yıkıntıların arasında uzun arayışlar sonucunda Cihan Ülüş’ün adının yazılı olduğu mezar taşı parçasına ulaşan kardeşler, annelerini görüntülü arayarak mezar taşını gösterdi.

"Onun Kokusunu Aldım, Artık Gönül Rahatlığıyla Ölebilirim"

Kardeşler, Cûdî Dağı'ndaki mezarlıktan topladıkları bir avuç toprak ve taş parçalarını dağın eteğinde bekleyen annelerine götürdü. Tahrif edilmiş mezarlıktan getirilen toprağı uzun uzun koklayan Fatime Ülüş, yaşadığı duyguları şu sözlerle dile getirdi:

"Her şeye rağmen oğlumun mezarının yer aldığı yere geldim. Onun kokusunu aldım. Artık gönül rahatlığıyla ölebilirim. Üstümden büyük bir yük kalktı, rahatladım. Bütün annelerin çocuklarının mezarlarına sarılmak ve onları koklamak hakkıdır. Ben mezarlıktan toprak aldım, son nefesime kadar onu koklayacağım."

Getirilen toprak ve taşların, Cihan Ülüş anısına Mereş'teki köylerinde kurulacak sembolik anıtta kullanılacağı öğrenildi. Geziye eşlik eden MEBYA-DER yöneticileri ise barış sürecinin ve toplumsal helalleşmenin en temel adımlarından birinin tahrip edilen mezarlıkların onarılması olduğunu vurgulayarak yetkililere çağrıda bulundu.




 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız