Dersim Barosu, 5 Ocak 2020’den bu yana haber alınamayan Gülistan Doku’nun dosyasında yaşanan son gelişmelere ilişkin ezber bozan bir açıklama yaptı. Baro yönetimi, dosyanın niteliği ve savundukları temel haklar doğrultusunda, gözaltına alınan 12 şüpheli için baro üzerinden avukat görevlendirmesi yapmama kararı aldı. Bu karar, savunma hakkının ötesinde, toplumsal vicdanı temsil eden ilkesel bir duruş olarak değerlendiriliyor.
"İlkesel Duruşumuz ve Sorumluluğumuz Gereği"
Baro tarafından yapılan yazılı açıklamada, dosyanın titizlikle takip edildiği belirtilerek kararın gerekçesi şu ifadelerle açıklandı: "Baromuzun kadın ve çocuk hakları konusundaki temel ilke ve esasları değerlendirilmiştir. Geçmişten bugüne sürdürdüğümüz ilkesel duruş ve toplumsal sorumluluk gözetilerek, meslektaşlarımızın bu dosya kapsamında görevlendirilmemesine karar verilmiştir." Baro, bu tavrıyla insan hakları mücadelesindeki kararlılığının altını çizdi.

7 İlde Operasyon: Üst Düzey İsimler Gözaltında
Gülistan Doku’nun şüpheli kaybına ilişkin yürütülen soruşturmada, 6 yıl sonra 7 ilde eş zamanlı operasyonlar düzenlenmişti. Gözaltına alınanlar arasında dikkat çeken isimler yer alıyor:
Mustafa Türkay Sonel: Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu.
Kamu Görevlileri: Tunceli İl Özel İdare çalışanları ve bazı eski polis memurları.
Baş Şüpheli: Soruşturmanın odağındaki isim Zeinal Abakarov ve yakınları.
Soruşturmada Yeni Safha: Cinayet ve Örtbas
Savcılığın dosyayı "cinayet ve örtbas" şüphesiyle derinleştirmesi, Dersim Barosu’nun kararında etkili olan en önemli unsurlardan biri. Baro, kadın haklarını koruma misyonu çerçevesinde, sürecin manipüle edilmesine karşı kurumsal bir barikat kurmayı hedefliyor. Gözaltına alınan 12 kişinin ifade işlemleri sürerken, baronun bu çıkışı hukuk camiasında da geniş yankı uyandırdı.