Jîla Huseynî, 1964 yılında İran Kürdistanı’nın Seqiz kentinde dünyaya geldi. Bugün doğum günü olarak kabul edilen 21 Eylül tarihine göre yaşasaydı 62 yaşında olacaktı. Bazı kaynaklarda doğum tarihi 22 Eylül 1964 olarak da geçiyor.
Huseynî’nin yaşamı uzun sürmedi. 27 Eylül 1996’da, henüz 32 yaşındayken geçirdiği trafik kazasında 10 aylık kızı Jîna ile birlikte hayatını kaybetti. Ancak geride bıraktığı şiirler, onu Kürt kadın edebiyatının unutulmayan isimlerinden biri haline getirdi.

15 yaşında şiir yazmaya başladı
Huseynî, edebiyatla çok küçük yaşlarda tanıştı. Henüz 15 yaşındayken şiir yazmaya başladı. Babası hukukçu ve bilgin Mehran Huseynî’ydi. Ailenin sahip olduğu geniş kütüphanenin Jîla’nın edebiyata ilgisinin gelişmesinde önemli bir rol oynadığı aktarılıyor.
İlk şiirlerini Farsça yazdı. İlk dönem çalışmalarından biri olan Ber Bayê Çû da Farsça kaleme alındı ancak yayımlanmadı. Huseynî’nin edebi hayatındaki en önemli dönüm noktalarından biri ise 1984-1985 yıllarında Seqiz radyosunda Kürtçe program hazırladığı dönem oldu. Radyo çalışmaları sırasında şiir ve öykülerini Kürtçe yazmaya başlayan Huseynî, zamanla Kürtçeyi edebi üretiminin temel dili haline getirdi. Bu değişim, onun şiir dünyasında da yeni bir dönemin başlangıcı oldu.

Şiirlerinde kadın, aşk ve özgürlük
Huseynî’nin şiirlerinde aşk ve bireysel duyguların yanı sıra kadınlık, toplumsal baskı, gelenek ve özgürlük arayışı önemli bir yer tuttu. Kurdipedia’daki biyografik değerlendirmelerde, şairin özellikle geleneksel toplum yapısına ve erkek egemen anlayışa yönelik eleştirel bir dil geliştirdiği belirtiliyor.Kadının başkalarının anlattığı bir figür olmaktan çıkıp kendi duygularını ve deneyimlerini anlatan özne haline gelmesi, Huseynî’nin şiirinin öne çıkan yönlerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Bu yönüyle yaşamı ve şiirleri zaman zaman İranlı kadın şair Füruğ Ferruhzad ile karşılaştırıldı.

Kendi hayatı da şiirlerine yansıdı
Jîla Huseynî’nin yaşamı da dönemin toplumsal koşullarının kadınlar üzerindeki etkisini taşıyordu. Kaynaklara göre henüz 15 yaşındayken Vefa Huseynî ile evlendirildi. Yaklaşık beş yıl süren bu evlilikten Bihar Zohre adlı bir kızı oldu. Boşandıktan yıllar sonra Şahrez Nusodî ile ikinci evliliğini yaptı. Bu evlilikten Ramin ve Jîna adlı iki çocuğu oldu.
Huseynî’nin şiirlerindeki kadınlık, toplumsal beklentiler, aşk, acı ve özgürlük arayışının, kendi yaşam deneyimlerinden bağımsız olmadığı değerlendiriliyor.
Mewlewî Kürt Edebiyat Topluluğu’nda yer aldı
Huseynî yalnızca şiir yazmadı; Kürtçe edebiyat çevresinin örgütlenmesine de katkı sundu. Sine’deki Mewlewî Kürt Edebiyat Topluluğu’nun kurucu üyeleri arasında yer alan Huseynî, şiirin yanı sıra öyküler ve çocuklar için masallar da yazdı. Bazı çeviri çalışmaları da gerçekleştirdi.
Edebiyat hayatının merkezine Kürtçeyi yerleştirmesi, onu İran Kürdistanı’ndaki modern Kürt kadın şiirinin dikkat çeken isimlerinden biri haline getirdi.
Hayattayken yalnızca bir kitabı yayımlandı
Jîla Huseynî’nin hayattayken yayımlanan ilk ve tek şiir kitabı Geşey Evîn, 1995 yılında yayımlandı. Şairin ikinci kitabı Qelay Raz, ölümünden iki yıl sonra, 1998’de okurla buluştu. Kitapta şiirlerinin yanı sıra bazı kısa öyküleri de yer aldı.
Huseynî’nin şiirleri daha sonraki yıllarda farklı dillere de çevrildi. Türkiye’de Avesta Yayınları tarafından yayımlanan Mirina Rojê adlı çalışmada, Sorani lehçesinden Kurmancîye çevrilen seçme şiirleri bir araya getirildi. Şêrko Bêkes’in de ölümünden sonra yayımlanan Mirina Rojê için bir önsöz yazdığı aktarılıyor.
32 yaşında hayatını kaybetti
Huseynî’nin yaşamı 1996 yılında trajik biçimde sona erdi. 27 Eylül 1996’da, Tahran’dan gelen Kürt şair Şêrko Bêkes’i karşılamak üzere yola çıktığı sırada Seqiz yakınlarında trafik kazası geçirdi. Yanında 10 aylık kızı Jîna da bulunuyordu. Kazanın ardından Jîla Huseynî ve küçük kızı Jîna yaşamını yitirdi. Huseynî öldüğünde yalnızca 32 yaşındaydı.
Bugün 62 yaşında olacaktı
Jîla Huseynî bugün yaşasaydı 62 yaşında olacaktı. Kısa ömrüne rağmen geride iki şiir kitabı, farklı türlerde yayımlanmamış ve sonradan gün yüzüne çıkan eserler ve Kürt kadın şiirinde kendine özgü bir ses bıraktı.
Onun hikâyesi, 15 yaşında şiirle başlayan bir hayatın yalnızca 17 yıl sonra sona ermesinin hikâyesi değil. Aynı zamanda bir kadın şairin kendi dilini bulmasının, Kürtçeyi edebiyatının merkezine yerleştirmesinin ve kadınların deneyimlerini şiirin öznesi haline getirmesinin hikâyesi.
Doğum tarihi bazı kaynaklarda 21, bazılarında 22 Eylül 1964 olarak geçse de, bugün onun doğum günü vesilesiyle hatırlanan asıl şey değişmiyor: Jîla Huseynî, 32 yıllık yaşamına sığdırdığı şiirlerle Kürt edebiyatında kalıcı bir iz bıraktı.