Ünlü sanatçı Hülya Avşar, sosyal medya hesabından paylaştığı "Kurmancî Here Gulê" şarkısının ardından Güneydoğu Ekspres gazetesine özel bir mülakat verdi. Kürt bir baba ve Egeli bir annenin çocuğu olarak büyümenin getirdiği kültürel harmanı anlatan Avşar, çocukluk yıllarında babasının ana dilini konuşurken yaşadığı zorlukları ve tanık olduğu baskıları samimiyetle paylaştı. Kürt kimliğinin hayatında her zaman var olduğunu vurgulayan sanatçı, toplumsal kutuplaşmanın ötesinde bir barış dilinin hakim olması gerektiğini savundu. Geçmişin yasaklı ikliminden bugünün daha açık kültürel ortamına uzanan bu değerlendirmeler, Türkiye’nin toplumsal hafızasındaki değişimleri de mercek altına alıyor.

Çocukluk Travmalarından Kürtçe Şarkılara Uzanan Yol
Hülya Avşar, görüşme sırasında çocukluk yıllarına dair en büyük travmasının, babasının ana dilini evin dışında konuşamaması ve Ankara’da sadece Kürtçe konuştuğu için çıkan kavgalar olduğunu belirtti. Bir zamanlar Kürtçe şarkıların gizli dinlendiği dönemleri hatırlatan sanatçı, bugün bu dilin ve müziğin daha özgürce ifade edilmesini değerli bulduğunu ifade etti. Kürtçe şarkıları "duygulu ve güzel" bulduğunu söyleyen Avşar, her gün radyoda Kürtçe müzik dinlediğini ve yapay zekâ ile hazırlanan son anonim parçanın da bu nedenle ilgisini çektiğini dile getirdi.

Ailesinden örnekler vererek Kürt kültürünün yaşantısındaki doğal yerini anlatan Avşar, babaannesinin Türkçe bilmediğini, kız kardeşinin adının Helin olduğunu ve küçükken kendisine neden Kürtçe bir isim konulmadığını sorguladığını paylaştı. Sanatçıya göre, Kürtler Türkiye’nin her zaman doğal ve ayrılmaz bir parçası oldu. Babasının bankacı, amcasının ise doktor olduğunu hatırlatarak, profesyonel ve sosyal hayatta hiçbir zaman "Türklerle çalışmam" gibi bir ayrımın Kürtler tarafından yapılmadığını, bu tür yapay ayrıştırmaların hayatın olağan akışına aykırı olduğunu vurguladı.
Diyarbakır’a Müjde: Hülya Cup Tenis Turnuvası Sinyali
Görüşme sırasında Diyarbakır için heyecan verici bir projenin de ilk sinyallerini veren Hülya Avşar, 25 yıldır aralıksız sürdürdüğü ve çocuklara burs sağladığı "Hülya Avşar CUP" tenis turnuvasını Diyarbakır’a taşımak istediğini müjdeledi. Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde daha önce bu turnuvayı gerçekleştirmediklerini fark eden sanatçı, turnuvanın önümüzdeki sezon Diyarbakır’da yapılması için hazırlıklara başlanabileceğini belirtti.

Turnuvanın organizasyon sürecinde, akrabası ve gazete yazarı Yüksel Avşar ile iş birliği yapabileceğini söyleyen sanatçı, bu spor etkinliği aracılığıyla bölge halkıyla buluşmaktan büyük mutluluk duyacağını ifade etti. Mesajlarını toplumsal birlik ve kardeşlik vurgusuyla tamamlayan Avşar, dostluk ve barışın "zaten olması gereken" temel bir değer olduğunu hatırlatarak Diyarbakır halkına selamlarını gönderdi. Bu açıklamalar, sanatçının kültürel kimliği ile toplumsal barışa olan inancını spor ve sanatın birleştirici gücüyle harmanladığını gösteriyor.