Bir zamanlar kamışlıklarla çevrili küçük bir yerleşimdi. Bugün ise Rojava’nın en önemli kentlerinden biri. Kamışlo (Qamişlo), 20 Ağustos 2026’da kuruluşunun 100. yılını dolduruyor. Kentin bir asırlık hikâyesi yalnızca bir şehrin büyümesini değil; sınırların değişimini, göçleri, farklı halkların bir arada yaşamını ve Cizre bölgesinin dönüşümünü de anlatıyor.
Kürt tarihi araştırmacısı ve yazar Bradost Mîtanî, ANHA’ya yaptığı değerlendirmede Kamışlo’nun kuruluşunun Fransız yönetiminin Cizre bölgesindeki stratejik ihtiyaçlarıyla bağlantılı olduğunu belirtti. Fransız yetkililer 1925’te kentin kurulmasına karar verdi, proje ise 20 Ağustos 1926’da hayata geçirildi.

Kamışlo neden tam burada kuruldu?
Kamışlo’nun kuruluşundan önce bölge “Beriya Mêrdînî” adıyla biliniyordu. Mardin’in güneyinde yer alan bölge, tarım alanları, yabani otlar ve geniş kamışlıklarla çevriliydi.
I. Dünya Savaşı sonrasında Osmanlı İmparatorluğu’nun parçalanması ve Sykes-Picot düzenlemeleriyle birlikte Cizre bölgesinin siyasi haritası değişti. 1921 Ankara Anlaşması çerçevesinde Berlin-Bağdat demiryolu hattı sınır olarak kabul edilince Nusaybin iki farklı siyasi alanın içinde kaldı.
Fransa, Suriye tarafındaki Cizre bölgesinde yeni bir idari, askeri ve ekonomik merkez oluşturmak için Nusaybin’in hemen karşısındaki Ceqceq Nehri çevresini seçti. Böylece Kamışlo’nun kuruluş süreci başladı.

Adını kamışlıklardan aldı
Kent adını bölgenin doğal görünümünden aldı.
Kürtçe ve Türkçede “qamîş” olarak kullanılan kelime, bölgedeki yoğun kamışlıklara işaret ediyordu. Kürtler kenti Kamışlo olarak adlandırırken, farklı dönemlerde başka isimler de kullanıldı.
Baas rejiminin iktidara gelmesinden sonra resmi isim Qamişlî olarak değiştirilirken, eski Mardinli ve Mehelli aileler arasında “El Qamişliye” adı da kullanılmaya devam etti.
“Küçük Paris” nasıl ortaya çıktı?
Kamışlo’nun kuruluşu yalnızca stratejik bir karar değildi. Kent, Fransız yönetimi tarafından planlı bir şehir olarak tasarlandı.
Şehrin planlamasının Yunan mimar ve mühendis Charalambis tarafından yapıldığı aktarılıyor. Kentin planı Paris’i andırdığı için Kamışlo zamanla “Küçük Paris” olarak anılmaya başladı.
1926 yazında Fransız ordusunun karargâhını Kamışlo’ya taşımasıyla kent, kısa sürede askeri ve idari önem kazandı.
Farklı halkların buluştuğu kent
Kamışlo’nun tarihini diğer kentlerden ayıran en önemli özelliklerden biri, kuruluşundan itibaren farklı toplulukların bir arada yaşadığı bir merkez olmasıydı.
Bradost Mîtanî, kentin toplumsal yapısının farklı göçlerle şekillendiğini belirtiyor. Süryaniler, Türkiye’den gelen Ermeniler ve Britanya tarafından bölgeye yerleştirilen Asuriler kentin nüfusuna katıldı. Şeyh Said isyanının ardından çok sayıda Kürt de Kamışlo’ya göç etti.
Arap nüfusun önemli bir bölümünü ise şehrin güneyine yerleşen El Tey aşireti oluşturdu.
Baas rejimi döneminde uygulanan demografik politikalar da kentin yapısını değiştirdi. Mexmûrî olarak bilinen grupların bölgeye yerleştirilmesi ve çevredeki yerleşimlerin zamanla kente dahil olmasıyla Kamışlo büyümeye devam etti.
Hilêliyê, Enteriyê ve Mehmeqiyê gibi çevre köyler de kentin gelişmesiyle birlikte mahallelere dönüştü.
Demiryolu Kamışlo’nun kaderini değiştirdi
Kamışlo’nun büyümesinde ulaşım bağlantıları belirleyici oldu.
1927’de belediye teşkilatı kuruldu ve Ebdulrezaq Çelebî belediye başkanlığına getirildi. Bir yıl sonra kentin demiryolu ağına bağlanması ise Kamışlo’nun ekonomik geleceğini değiştirdi.
Demiryolu sayesinde kent, Halep, Musul ve Bağdat arasındaki ticaret ağının önemli noktalarından biri haline geldi.
15 Aralık 1937’de Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle “büyük şehir” statüsü kazanan Kamışlo, Ezra Çarşısı gibi ticaret merkezleriyle bölgenin ekonomik hayatında daha fazla ağırlık kazandı.
1930’ların sonlarına doğru kente elektriğin ulaşması ve tarımda mekanizasyonun başlaması da bu dönüşümü hızlandırdı.
Petrol keşifleri kenti yeniden dönüştürdü
Kamışlo’nun bölgesel önemini artıran gelişmelerden biri de petrol oldu.
Yüzyılın sonlarına doğru Rimêlan, Siwêdiyê ve Qereçox çevresinde petrol bulunması, Kamışlo’yu petrol faaliyetleriyle bağlantılı yerli ve yabancı şirketlerin önemli merkezlerinden biri haline getirdi.
Kentteki askeri havalimanının sivil uçuşlara açılmasıyla Kamışlo, Şam başta olmak üzere Suriye'nin diğer bölgelerine ve dış dünyaya hava yoluyla da bağlandı.
Sadece ticaretin değil, kültürün de merkezi
Kamışlo’nun etkisi ekonomiyle sınırlı kalmadı.
Kent, çevresindeki Amûdê, Dêrik, Girkê Legê ve Tirbespiyê gibi ilçe ve kasabaların da ticaret ve kültür merkezi haline geldi. Şairlerin, yazarların ve sanatçıların yetiştiği Kamışlo, zamanla Cizre bölgesinin kültürel hayatında da önemli bir yer edindi.
Bu nedenle kentin 100 yıllık tarihi, yalnızca nüfus ve yapılaşma üzerinden değil, bölgenin kültürel belleği üzerinden de okunuyor.
Savaş ve özerk yönetim döneminde Kamışlo
Suriye’de 2011’de başlayan kriz, Kamışlo’yu da siyasi ve güvenlik açısından büyük bir dönüşümün içine çekti.
Kent, çatışmalar ve siyasi gelişmelerin yanı sıra Rojava’daki yeni yönetim yapılanmasının da önemli merkezlerinden biri oldu. Özerk Yönetim’in ilanıyla birlikte kentte yerel kurumlar örgütlenirken Kamışlo, yaşanan krizlere rağmen bölgedeki merkezi konumunu korudu.
Bugün 100 yaşına giren Kamışlo, kuruluşundaki küçük sınır yerleşimi kimliğinden oldukça uzakta. Bir asırlık kent hikâyesi; sınırların, göçlerin, ticaretin, petrolün, siyasetin ve farklı toplulukların birlikte oluşturduğu çok katmanlı bir geçmişi taşıyor.
Kamışlo’nun 20 Ağustos 1926’da başlayan hikâyesi, 100 yıl sonra hâlâ Cizre bölgesinin siyasi, ekonomik ve kültürel geleceğinde belirleyici olmaya devam ediyor.