Dicle TV | Politika | Mehmet Öcalan: "DEM’li siyasetçiler neden Kürtçe'den kaçıyor?"

Mehmet Öcalan: "DEM’li siyasetçiler neden Kürtçe'den kaçıyor?"

Mehmet Öcalan, Kürt siyasetçilerin Kürtçeyi yalnızca sembolik kullandığını belirterek, anadilin her alanda aktif biçimde kullanılması gerektiğini vurguladı.
Mehmet Öcalan: "DEM’li siyasetçiler neden Kürtçe'den kaçıyor?"

İmralı Cezaevi'nde bulunan Abdullah Öcalan’ın kardeşi Mehmet Öcalan, Rûdaw’a verdiği röportajda Kürt siyasetine, ana dil kullanımına ve bölgesel gelişmelere dair çarpıcı eleştirilerde bulundu. Son altı ayda yaptığı üç ziyaretten edindiği izlenimleri paylaşan Öcalan, mevcut siyasi aktörlerin halkı "özgürleştirmek yerine Türkleştirdiğini" savundu.

Kürtçe birkaç kelimeye indirgenmiş durumda”

Mehmet Öcalan, Kürt siyasetçilerin konuşmalarına çoğu zaman Kürtçe selamlamalarla başladığını ancak devamında hızla başka dillere geçtiğini ifade etti. Bu durumu “kolay olanına alışmak” olarak tanımlayan Öcalan, “Sadece ‘Merhaba’ ve ‘Ser seran û ser çavan’ diyerek başlıyorlar, sonra hemen başka dile geçiyorlar. Adeta Kürtçeyi kendilerine yasaklamışlar” sözleriyle eleştirdi.

Bu yaklaşımın yalnızca bireysel bir tercih olmadığını, siyasal bir alışkanlığa dönüştüğünü savunan Öcalan, Kürtçenin kamusal ve siyasal alanda yeterince temsil edilmediğini dile getirdi.

Mehmet Öcalan: Devletin aklıselim adımlar atmasını bekliyoruz

İmralı görüşmeleri: “Tek gündem çözüm”

Öcalan, son altı ay içerisinde üç kez görüştüğünü belirttiği Abdullah Öcalan ile yaptığı görüşmelere de değindi. Görüşmelerde temel gündemin Kürt meselesinin çözümü olduğunu aktaran Öcalan, ağabeyinin kendisine “24 saatimi bu sorunu nasıl çözebilirim diye düşünerek geçiriyorum” dediğini aktardı.

İmralı’daki görüşmelerde, Kürt meselesinin demokratik yollarla çözümü, akan kanın durdurulması ve barış sürecinin nasıl ilerletilebileceği üzerine yoğunlaşıldığını ifade etti. Abdullah Öcalan’ın bu süreçte yalnızca bu konuya odaklandığını ve başka hiçbir meseleyle ilgilenmediğini söyledi.

“Kürtçe hayatın her alanında kullanılmalı”

Röportajda öne çıkan başlıklardan biri de Kürtçenin kullanımına dair vurgular oldu. Mehmet Öcalan, Abdullah Öcalan’ın Kürtçenin yalnızca sembolik değil, yaşamın tüm alanlarında aktif bir dil olması gerektiğini dile getirdiğini belirtti.

Buna göre Kürtçenin aile içinde, çocuklarla iletişimde, siyasi faaliyetlerde, kurumsal yazışmalarda ve toplumsal yaşamın her alanında kullanılması gerektiği ifade ediliyor. “Bir Kürt, evinde çocuklarıyla Kürtçe konuşmuyorsa ya da bir siyasetçi anadilinde siyaset yapmıyorsa bu kabul edilemez” sözleri bu yaklaşımın temelini oluşturuyor.

“Öneriler uygulansaydı süreç farklı olurdu”

Mehmet Öcalan, Abdullah Öcalan’ın yıllardır dile getirdiği çözüm önerilerinin hayata geçirilmemesini de eleştirdi. Bu önerilerin uygulanması halinde Kürt meselesinin bugün çok daha ileri bir noktada olabileceğini savundu.

Kendisinin görüşme notlarını ve mesajları Diyarbakır ve Ankara’daki siyasi aktörlere ilettiğini belirten Öcalan, “Hepsi ‘baş göz üstüne’ dedi ama gereğini yapmadılar” ifadelerini kullandı. Siyasetçilerin söylemde destek verdiklerini ancak pratikte kendi politikalarını sürdürdüklerini dile getirdi.

“Kürt siyaseti kendi yolunu çiziyor”

Röportajda Kürt siyasetinin genel yönelimine dair de eleştiriler yer aldı. Mehmet Öcalan, siyasi aktörlerin Abdullah Öcalan’ın perspektiflerinden uzaklaştığını ve politikayı kendi anlayışlarına göre şekillendirdiğini ifade etti.

Bu durumun Kürt meselesinin çözümünü geciktirdiğini savunan Öcalan, “Eğer öneriler hayata geçirilseydi bugün çok farklı bir noktada olurduk” dedi. Siyasetin halkın ihtiyaçlarından ziyade bireysel ve grupsal çıkarlar doğrultusunda şekillendiğini öne sürdü.

Dil, kimlik ve siyaset ilişkisi

Mehmet Öcalan’a göre Kürtçe yalnızca bir iletişim aracı değil, aynı zamanda kimliğin temel taşı. Kürtçenin kamusal alanda geri planda kalmasının kültürel bir zayıflamaya yol açabileceğini belirten Öcalan, dilin korunmasının siyasi mücadelenin de önemli bir parçası olduğunu vurguladı.

Kürt halkının uzun yıllar boyunca kimliğini ifade etmekte zorlandığını hatırlatan Öcalan, geçmişte yaşanan inkâr politikalarının etkilerinin hâlâ sürdüğünü ifade etti. Bu nedenle anadilin korunması ve geliştirilmesinin hayati önemde olduğunu dile getirdi.

“Kürtler kendi diliyle var olmalı”

Röportajın genelinde öne çıkan temel mesaj, Kürtçenin yaşamın merkezine alınması gerektiği oldu. Mehmet Öcalan, Kürt siyasetinin dil konusunda daha kararlı ve tutarlı bir politika izlemesi gerektiğini belirterek, Kürtçenin her alanda görünür olması çağrısında bulundu.

Kürtlerin kendi dili, kültürü ve kimliğiyle var olması gerektiğini ifade eden Öcalan, bu yaklaşımın hem toplumsal hem de siyasal düzeyde güçlendirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

 
 
Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız