Dicle TV | Ekoloji | Enerji ve Maden Projeleri Doğal Alanları Tehdit Ediyor

Enerji ve Maden Projeleri Doğal Alanları Tehdit Ediyor

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verileri, Türkiye ve bölge genelinde enerji santralleri ile maden projelerinin tarım alanları, meralar ve ormanlar üzerindeki baskısının kritik seviyeye ulaştığını gösteriyor.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verileri, Türkiye ve bölge genelinde enerji santralleri ile maden projelerinin tarım alanları, meralar ve ormanlar üzerindeki baskısının kritik seviyeye ulaştığını gösteriyor.

Enerji ve Maden Projeleri Doğal Alanları Tehdit Ediyor

Türkiye’nin enerji ihtiyacını karşılama iddiasıyla hayata geçirilen jeotermal (JES), rüzgar (RES), güneş (GES) ve hidroelektrik (HES) santralleri, doğal yaşam alanlarında geri dönülmez tahribatlara yol açıyor. 2026 yılı Şubat ayı sonu verilerine göre, Türkiye genelinde lisanssız yapılar dahil toplam 41 bin 505 enerji santrali bulunuyor. Üretim kapasitesinin tüketim rakamlarını aşmasına rağmen yeni saha arayışlarının sürmesi, ekoloji örgütleri ve yerel halkın tepkisini çekiyor. Özellikle Ege Bölgesi’nde yoğunlaşan JES projeleri ile bölge genelindeki maden ruhsat ihaleleri, doğal kaynakların korunması ile endüstriyel büyüme arasındaki çelişkiyi gözler önüne seriyor.

Ege'de onlarca yeni maden ve JES'e olur verildi – Politika Haber

Ege’de Jeotermal Kuşatması ve Sağlık Riskleri

Elektrik üretimindeki payı sınırlı olmasına rağmen JES projeleri, Ege Bölgesi’nin tarımsal yapısını ve halk sağlığını doğrudan etkiliyor. Mevcut 63 aktif jeotermal santralin tamamı Ege Bölgesi’nde yer alırken, bu tesislerin 34’ü sadece Aydın ilinde faaliyet gösteriyor. Germencik ilçesinde yoğunlaşan santrallerin çevresel etkileri üzerine yapılan araştırmalar, korkutucu sonuçlar ortaya koyuyor. Avrupa Kalkınma Bankası raporlarına göre, Aydın’daki kanser vakaları Türkiye ortalamasının iki katına, JES’lerin merkezi konumundaki Germencik’te ise dört katına çıkmış durumda.

Maden ve JES talanı durmak bilmiyor – Politika Haber

Hukuki süreçlerde yerel halkın kazandığı çok sayıda davaya rağmen yeni tesislerin açılmasına devam ediliyor. Ege’deki bu tablo, şimdi de farklı coğrafyalara ihraç ediliyor. Bingöl’ün Karlıova ve Muş’un Varto ilçelerinde mera vasıflı alanlarda başlatılan yeni jeotermal arama projeleri, bölge halkının geniş çaplı eylemleriyle karşılanıyor. Karlıova’da 25 sondaj kuyusu açılması planlanırken, meraların enerji şirketlerine tahsis edilmesi hayvancılıkla geçinen yerel halkın geleceğini tehdit ediyor.

ÇED Raporları ve Maden Ruhsatlarında Rekor Artış

Doğa talanının bir diğer ayağını ise kontrolsüz şekilde artan maden ruhsatları ve "ÇED Olumlu" kararları oluşturuyor. Son bir yıl içerisinde enerji, taş ocağı ve madencilik faaliyetleri için binlerce projeye onay verildi. Türkiye genelinde sadece taş ocakları için bin 33, maden projeleri için ise 385 projeye olumlu rapor sunuldu. Bu projelerin önemli bir kısmı tarım arazileri ve yaylaları kapsıyor. Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından gerçekleştirilen ihaleler, maden sahalarının devasa boyutlara ulaştığını kanıtlıyor.

Ege'yi maden ve JES'lere açtılar - Son Dakika Türkiye Haberleri | Cumhuriyet

2026 yılının ilk iki ayında 59 ilde toplam 182 sahada 54 bin 746 hektarlık alan ihaleye çıkarıldı. Şubat ayında ise 67 ilde 485 maden ruhsat sahası satışa sunuldu. Bu sahaların 288 tanesinin "mega saha" kategorisinde bin hektardan büyük olması, madencilik faaliyetlerinin ölçeğini ortaya koyuyor. Elektrik Mühendisleri Odası verilerine göre üretilen elektriğin büyük bir kısmının sanayide kullanılması, bu ekolojik maliyetin toplumsal faydasının da sorgulanmasına neden oluyor. Ormanların, meraların ve su kaynaklarının enerji ve maden projelerine feda edilmesi, Türkiye'nin ulusal enerji planlamasındaki ekolojik eksiklikleri tartışmaya açıyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız