Selahattin Demirtaş’ın yıllar önce fonlara ilişkin yaptığı “Türkiye’de fon demek hırsızlık kasası demek” açıklaması, Türkiye’de sermaye piyasalarını sarsan fon krizinin ardından yeniden gündeme geldi. Demirtaş’ın sözleri sosyal medyada yeniden paylaşılırken, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın kapsamı da her geçen gün genişledi.
Soruşturmanın merkezinde bazı fonlardaki işlemler, olağan dışı hisse hareketleri, yüksek tutarlı para transferleri ve fonlardan gerçekleşen para çıkışları bulunuyor. Süreçte yüz binlerce yatırımcı etkilenirken, çok sayıda şirket, fon ve gerçek kişi hakkında mal varlığı tedbirleri uygulandı.
Peki Demirtaş’ın yıllar önce yaptığı açıklama neden yeniden hatırlanıyor? Fon krizi nasıl başladı? Soruşturma hangi aşamada? Kaç kişi tutuklandı, kimler gözaltında? Hangi şirket ve fonların mal varlığına tedbir konuldu? Soruşturmadaki milyarlık para ve mal varlığı iddiaları neler?

Demirtaş ne demişti?
Fon soruşturmasının gündeme gelmesiyle birlikte Selahattin Demirtaş’ın yıllar önce yaptığı fon değerlendirmesi yeniden paylaşılmaya başlandı.
Demirtaş, söz konusu açıklamasında “Türkiye’de fon demek hırsızlık kasası demek” ifadelerini kullanmıştı.
Demirtaş’ın yıllar önce yaptığı bu açıklama, bugün yürütülen soruşturmanın doğrudan bir parçası değil. Ancak sermaye piyasalarında yaşanan kriz, fonlardaki para hareketleri ve soruşturma kapsamında ortaya çıkan milyarlık rakamlar nedeniyle söz konusu açıklama yeniden gündeme geldi.
Fon krizi nasıl başladı?
Türkiye’deki fon krizi, bazı yatırım fonlarının portföylerinde bulunan düşük işlem hacimli hisselerde yaşanan sert fiyat hareketleri ve yatırımcıların yoğun şekilde fondan çıkmak istemesiyle büyüdü.
Bazı fonların portföylerinde likiditesi düşük hisselerin yüksek oranda bulunması, yatırımcıların paralarını çekmek istemesiyle birlikte önemli bir sorun yarattı. Fonların nakit yaratmak için bu hisseleri satmaya başlaması satış baskısını artırdı. Bu durum hisse fiyatlarındaki düşüşü daha da hızlandırırken fonların likidite sorununu büyüttü.
16 Eylül’de BIST 100 endeksinde yaklaşık yüzde 6 düşüş yaşanmasının ardından Finansal İstikrar Komitesi acil olarak toplandı.
Hazine ve Maliye Bakanlığı, yaşanan sorunun sınırlı sayıdaki portföy yönetim şirketinin uhdesindeki bazı fonlarda yaşanan kredi ve likidite sorunlarından kaynaklandığını açıkladı.
Ardından Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1 Capital, Pardus ve Bulls Portföy tarafından yönetilen fonların tasfiyesine karar verdi ve bu şirketlerin kontrolündeki toplam 131 fonu tasfiye sürecine aldı.
SPK verilerine göre süreçten 455 bin 758 yatırımcı etkilendi. Tasfiye sürecine alınan fonların toplam büyüklüğünün yaklaşık 18 milyar dolar olduğu bildirildi.
Soruşturma ne durumda?
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında bugüne kadar 76 şüpheli hakkında adli işlem yapıldı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in 25 Eylül’de açıkladığı bilançoya göre 45 kişi tutuklandı, 5 kişi hakkında adli kontrol kararı verildi. 12 şüpheli hakkında yakalama işlemi sürerken, 14 kişinin gözaltındaki adli işlemleri devam ediyor. Son haber akışında tutuklu sayısının 45 olduğu da aktarılıyor.
Gürlek, soruşturma kapsamında fon sahipleri ve yönetici kademelerinde bulunan şüphelilerin mal varlıklarına el konulduğunu, birinci derece yakınlarının mal varlıklarının da dondurulduğunu açıkladı.
Bakan Gürlek, para hareketlerinin tüm yönleriyle araştırıldığını belirterek, “Para hangi hesaba aktarılmış, malvarlığı hangi şirketin veya kişinin üzerine geçirilmiş olursa olsun izini sonuna kadar süreceğiz” dedi.
106 kişi ve kuruluş hakkında tedbir talep edildi
Soruşturmanın mali boyutunda daha önce 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişi olmak üzere toplam 106 kişi ve kuruluş hakkında mal varlığı tedbiri uygulanması talep edildi.
Talep yazısında ilgili kişilerin sermaye piyasası araçlarının dondurulması, yüksek tutarlı para transferleri ile mal varlığını azaltıcı işlemlerin engellenmesi istendi.
Başsavcılık ayrıca listedeki 42 kişi ve eşleri üzerinde kayıtlı taşınmaz, gemi ve hava araçlarının bulunup bulunmadığının tespit edilmesini ve kayıtlı varlıkların listesinin gönderilmesini istedi.
Soruşturma kapsamında bazı hisselerde yaklaşık 100 kata varan fiyat artışları yaşandığı ve bu hareketlerin olağan dışı değerlendirildiği belirtildi.
45 şirket ve 19 fon için tedbir kaldırıldı
Soruşturmanın 28 Eylül’deki son gelişmelerinden biri, bazı şirket ve fonlar üzerindeki tedbirlerin kaldırılması oldu.
SPK’nın yaptığı değerlendirme sonrasında 45 firma ve 19 fon için uygulanan mal varlığı tedbirleri kaldırıldı. Gerçek kişiler hakkındaki tedbirlerin ise devam ettiği bildirildi.
Tedbirlerin kaldırılması soruşturmanın sona erdiği anlamına gelmiyor. Şüpheliler hakkındaki adli süreç devam ederken, para hareketleri ve sermaye piyasası işlemlerine ilişkin incelemeler de sürüyor.
Kimler tutuklandı?
Soruşturmanın ilk aşamalarında Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera yöneticileri Emre Alkin ve Kerem Alkin, Alper Öztürk ile Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan tutuklanan isimler arasında yer aldı.
24 Eylül’de Tera Holding Yönetim Kurulu üyeleri Abdulkadir Özkan ve Bülent Uygun ile Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı da tutuklandı.
Eski Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Erkan Kilimci de tutuklanan isimler arasında bulunuyor. Kilimci, daha sonraki dönemde Tera Finansal Yatırımlar Holding’de yönetim kurulu başkan vekili ve genel müdür olarak görev yapmıştı.
Muhammed Yarız’ın mal varlığında neler bulundu?
Soruşturmanın mali boyutunda dikkat çeken isimlerden biri Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız oldu.
MASAK çalışmaları kapsamında Yarız’ın mal varlığına yönelik incelemede 105 milyon liralık varlığı ile Tera Portföy üzerinden transfer edilmek istenen 257 milyon liralık tutara ilişkin el koyma tedbiri uygulandığı bildirildi.
Fon hesaplarında ise 387 milyon 461 bin liralık nakit varlığın dondurulduğu açıklandı.
Yarız’a ait olduğu belirtilen ve piyasa değeri yaklaşık 200-220 milyon lira olarak değerlendirilen beş lüks araç da soruşturma kapsamında incelendi.
MASAK raporuna göre McLaren, Bentley, Rolls-Royce, Maybach ve Audi marka araçlar 7-8 Eylül tarihlerinde farklı kişilere devredildi. Araçların toplam değerinin yaklaşık 200 milyon lira olmasına rağmen devirlerle bağlantılı banka hareketlerinde Yarız’ın hesabına toplam 26 bin lira gönderildiği tespit edildi.
Raporda, işlemlerin gerçek bir satış ilişkisine dayanmadığı ve mal varlığının soruşturmadan kaçırılmış olabileceği yönünde değerlendirme yapıldı.
Ayrıca Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan’a ait olduğu belirtilen iki özel jet ve bir yata el koyma tedbiri uygulandı. Bu üç aracın toplam piyasa değerinin yaklaşık 1,8 milyar lira olduğu değerlendiriliyor.
Fatma Betül Sayan Kaya neden istifa etti?
Fon soruşturmasının en çok tartışılan başlıklarından biri ise eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya’nın hisse işlemleri oldu.
Kaya, soruşturma kapsamında tutuklanan isimler arasında bulunmuyor. Ancak Özata Denizcilik hisseleri üzerinden yaptığı işlemler hakkında çeşitli iddialar gündeme geldi.

YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, Kaya ve eşi İlyas Kaya’nın Özata Denizcilik hisselerindeki işlemlerine ilişkin milyarlık rakamlar açıkladı.
Emre’nin iddiasına göre Fatma Betül Sayan Kaya, 8 Nisan’da Özata Denizcilik hisselerinden 250 bin adet hisseyi yaklaşık 63,4 milyon lira karşılığında satın aldı.
Emre, hisselerin eylül ayında yaklaşık 4 bin 482 lira seviyesinden satılmasıyla Kaya’nın yaklaşık 1 milyar 344 milyon lira gelir elde ettiğini öne sürdü.
İlyas Kaya hakkında da benzer bir iddia ortaya atıldı. Emre’ye göre İlyas Kaya yaklaşık 99,7 milyon liralık hisse alımı yaptı ve bu hisselerin satılmasıyla yaklaşık 826 milyon liralık finansal çıkış gerçekleşti.
Bu rakamlar YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre’nin iddiaları olarak kamuoyuna yansıdı; işlemlerin bu şekilde gerçekleştiği bağımsız olarak doğrulanmış değil.
Fatma Betül Sayan Kaya, söz konusu tartışmaların ardından AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı dahil parti görevlerinden istifa etti. Kaya, yaptığı açıklamada soruşturmanın aydınlatılması için siyasi ve vicdani sorumluluk aldığını belirtti.
Soruşturmanın odağında hangi para hareketleri var?
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, sermaye piyasası araçlarının kullanımı, hisse fiyatlarındaki olağan dışı hareketler, fon işlemleri ve para transferlerini inceliyor.
Adalet Bakanı Gürlek’in açıklamasına göre özellikle 1 Temmuz-16 Eylül tarihleri arasında fonlardan gerçekleşen para çıkışları, yüksek tutardan başlanarak incelendi.
Soruşturma kapsamında 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin mal varlığı hakkında tedbir uygulanmış; ayrıca 37 şüpheli hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol kararı verilmişti.
Soruşturmanın önemli başlıklarından biri de bazı hisselerdeki olağan dışı fiyat artışları. Başsavcılık dosyasına yansıyan değerlendirmelerde bazı hisselerde yaklaşık 100 kata varan fiyat artışlarından söz ediliyor.
Demirtaş’ın sözü neden şimdi hatırlandı?
Sermaye piyasalarında yaşanan kriz, yüz binlerce yatırımcının etkilenmesi, onlarca kişi hakkında adli işlem yapılması ve milyarlarca liralık mal varlığının soruşturma kapsamında gündeme gelmesi, Demirtaş’ın yıllar önce yaptığı değerlendirmeyi yeniden dolaşıma soktu.
Ancak Demirtaş’ın geçmişteki “Türkiye’de fon demek hırsızlık kasası demek” sözü ile bugün yürütülen soruşturmanın aynı dosyaya ilişkin olmadığı özellikle belirtilmeli.
Bugün gelinen noktada soruşturmada 76 şüpheli hakkında adli işlem yapılmış, 45 kişi tutuklanmış, 14 kişinin gözaltı işlemleri sürerken 12 şüpheli hakkında da yakalama işlemi başlatılmış durumda. Öte yandan 455 bin 758 yatırımcıyı ilgilendiren 131 fonun tasfiye süreci ve soruşturmanın mali incelemeleri devam ediyor.
Demirtaş’ın yıllar önceki sözlerinin yeniden gündeme gelmesine neden olan soruşturmanın bundan sonraki aşamasında ise para hareketlerinin ve sermaye piyasası işlemlerinin nasıl sonuçlanacağı takip edilecek.