Halep’te gerilim, 27 Aralık’tan itibaren Kürt nüfusun yoğun yaşadığı Şeyh Maksud (Şêx Meqsûd) ve Eşrefiye mahallelerine uygulanan kuşatma ile tırmandı. 6 Ocak’ta bölgede şiddetli çatışmalar başladı. Şam yönetimine bağlı güçler ile İç Güvenlik Güçleri (Asayiş) arasında özellikle Kastillo yolu, Şeyhan Kavşağı ve çevresinde orta ve ağır silahların kullanıldığı çatışmalar yaşandı. Topçu atışlarının yerleşim alanlarına isabet ettiği, bazı mahallelerde dumanların yükseldiği bildirildi.

Sakık: Rojava’ya giden her kurşunu kendimize kabul ederiz
Sakık: Rojava’ya giden her kurşunu kendimize kabul ederiz
İçeriği Görüntüle

Terör örgütü PKK/YPG'nin Halep'te düzenlediği saldırılarda 4 kişi hayatını  kaybetti

Suriye Savunma Bakanlığı ve SANA, SDG’ye atfedilen saldırılarda asker ve sivillerin hayatını kaybettiğini duyurdu. Bunun ardından Şam yönetimi, Şeyh Maksud ve Eşrefiye’yi “kapalı askeri bölge” ilan ederek bu mahallelerdeki SDG mevzilerinin “meşru askeri hedef” olduğunu açıkladı. Siviller için sınırlı insani geçiş noktaları ilan edilirken, bölge halkına mahallelerden uzak durma çağrısı yapıldı. Ancak yerel ve uluslararası kaynaklara göre bombardıman, sivillerin yoğun yaşadığı alanları da etkiledi ve binlerce kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı.

Çok sayıda sivilin evlerini terk ederek geniş bir yolda yürüdüğü görülüyor. Fotoğrafta yüzlerce kişi var.

SDG ise Halep’te herhangi bir askeri varlığının bulunmadığını, saldırıların sorumlusu olmadığını savunarak, sivillerin hedef alınmasının Şam güçlerinin topçu ve İHA saldırıları sonucu gerçekleştiğini ileri sürdü. Taraflar karşılıklı suçlamalarını sürdürürken, 10 Mart 2025’te SDG’nin merkezi orduya entegrasyonunu öngören mutabakatın uygulanmasına yönelik görüşmelerin tıkanmış olması gerilimin arka planındaki temel unsurlardan biri olarak öne çıktı.

Şam Yönetimi ve SDG’nin Karşılıklı Açıklamaları

Suriye hükümeti, Halep’teki gelişmelere ilişkin yaptığı açıklamada, Kürt vatandaşlar dahil tüm vatandaşların korunmasının “devletin pazarlık kabul etmez münhasır sorumluluğu” olduğunu vurguladı. SDG’nin Halep’te askeri varlığı olmadığı yönündeki beyanlarının, şehirdeki güvenlikten Suriye devletinin sorumlu olduğunu teyit ettiğini savunan hükümet, güvenlik önlemlerinin herhangi bir etnik grubu hedef almadığını öne sürdü. Açıklamada, gerginlikten kaçarak devlet kontrolündeki bölgelere sığınanların büyük bölümünün Kürt olduğu belirtilerek, bunun devletin koruma kapasitesine duyulan güvenin göstergesi olduğu ifade edildi.

Özerk Yönetim ve SDG cephesi ise bu açıklamaları reddetti. Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Dairesi Eş Başkanı İlham Ahmed, Şam yönetiminin Şeyh Maksud ve Eşrefiye’ye “savaş ilan ettiğini” belirterek, bunun Kürtlere yönelik imha niteliğinde bir operasyon anlamına geldiğini söyledi. SDG Genel Komutanlığı da mahallelerin uzun süredir kuşatma altında olduğunu, askeri faaliyet yürütmediklerini ve saldırıların sivilleri zorla yerinden etmeyi amaçladığını savundu. SDG, saldırıların durdurulması için garantör ülkelere ve uluslararası topluma çağrıda bulundu.

Suriye'de anlaşma sağlandı: SDG, devlet kurumlarına dahil ediliyor |  Euronews

Bu süreçte İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa’ar da Halep’teki Kürt mahallelerine yönelik saldırıların tehlikeli boyutlara ulaştığını belirterek, uluslararası toplumun IŞİD’le mücadelede rol alan Kürtlere karşı sorumluluğu olduğunu ifade etti. DEM Parti ve bazı bölgesel aktörler de sivillerin hedef alınmasını “imha operasyonu” olarak nitelendirerek saldırıların durdurulması çağrısında bulundu.

İnsani Kriz, Sivil Kayıplar ve Göç Dalgası

Çatışmaların en ağır sonuçları siviller üzerinde hissedildi. Kürt Kızılayı (Heyva Sor a Kurd) Eşbaşkanı Hediye Abdullah, Şeyh Maksud ve Eşrefiye’de insani durumun “alarm verdiğini” açıkladı. Bölgede bulunan beş hastaneden en büyüğü olan Osman Hastanesi’nin doğrudan bombalandığını ve hizmet dışı kaldığını, diğer sağlık merkezlerinin ise elektrik ve yakıt kesintileri nedeniyle kapasitesinin yalnızca yüzde 20’siyle çalışabildiğini belirtti. İlaç ve tıbbi malzeme stoklarının yüzde 40’ın altına düştüğü, ağır kuşatma nedeniyle yeni malzeme temin edilemediği bildirildi.

Halep'te saldırılar sürüyor: Eşrefiye'de hastane vuruldu - Evrensel

Abdullah’ın paylaştığı verilere göre en az 7 sivil hayatını kaybetti, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 50’den fazla yaralı hastanelere ulaştırıldı. Ancak bombardıman ve güvenlik riskleri nedeniyle ambulans ve acil yardım ekiplerinin birçok noktaya erişemediği, bu durumun can kayıplarını artırdığı ifade edildi. Suriye Arap Kızılayı’nın (SARC) da güvenlik gerekçesiyle bölgeye giremediği açıklandı.

Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) ve yerel ajanslar, Şeyh Maksud, Eşrefiye ve çevre mahallelerde onlarca sivilin öldüğünü, yüzlerce evin kısmen yıkıldığını ve binlerce kişinin göç etmek zorunda kaldığını raporladı. Bölgede yaşayanların önemli bir bölümünün, 2018’de Efrîn’den göç ederek Halep’e sığınan Kürt ailelerden oluştuğu, bu nüfusun ikinci kez zorunlu göçe maruz kaldığı vurgulanıyor.

BM'den Halep uyarısı: siviller öldü, göç büyüyor - Nerina Azad- Tarafsız ve  Güvenilir Kürd ve Kürdistan haberleri, Peşmerge, Barzani

Halep’te yaşananlar, yalnızca askeri bir çatışma değil, aynı zamanda siyasi müzakerelerin tıkanmasının, etnik gerilimlerin ve uzun süredir devam eden statüsüzlük sorununun sahaya yansıması olarak değerlendiriliyor. Çatışmalar sürerken, siviller belirsizlik, güvensizlik ve derinleşen bir insani krizle karşı karşıya kalmaya devam ediyor.

Kaynak: Haber Merkezi