Geçirdiği beyin kanamasının ardından yaklaşık 80 gündür verdiği yaşam mücadelesini kaybeden gazeteci-yazar Hüseyin Aykol’un vefatı, basın ve siyaset dünyasında derin bir üzüntüyle karşılandı. Yaklaşık yarım asra yayılan gazetecilik yaşamında ifade özgürlüğü, insan hakları ve halkın haber alma hakkı için mücadele eden Aykol’un ardından yapılan paylaşımlarda, baskı ve sansür koşulları altında sürdürdüğü ısrarlı gazetecilik çizgisi öne çıktı. Meslektaşları ve dostları, Aykol’u yalnızca bir gazeteci değil, aynı zamanda özgür basın geleneğinin taşıyıcısı ve öğreticisi olarak tanımladı.
Siyaset ve meslek örgütlerinden taziye mesajları
Aykol’un ardından Demokratik Bölgeler Partisi, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi, Sosyalist Yeniden Kurtuluş Partisi ve Emek Partisi başta olmak üzere birçok siyasi parti temsilcisi başsağlığı mesajları yayımladı. DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, Aykol’u “özgür basının muhabiri, editörü, genel yayın yönetmeni ve yılmaz emekçisi” olarak nitelendirirken, yarım asırdır hakikat mücadelesini “tanık, sanık ve davacı” olarak yürüttüğünü vurguladı. DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır ise Aykol’un baskılara rağmen kalemini halkın gerçeklerinden yana tutan onurlu duruşunun her zaman saygıyla anılacağını ifade etti. DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan da Aykol’u özgür basının bir çınarı olarak tanımlayarak, bıraktığı mirasın yaşamaya devam edeceğini belirtti. Dicle Fırat Gazeteciler Derneği, İnsan Hakları Derneği, Çağdaş Gazeteciler Derneği gibi meslek ve hak örgütleri de Aykol’un özgür basın ve insan hakları mücadelesindeki yerine dikkat çekti.
Gazetecilerden ve insan hakları savunucularından veda
Gazeteciler ve insan hakları savunucularının mesajlarında ise Hüseyin Aykol’un özellikle mahpusların sesi olma yönü öne çıktı. Ombudsman Faruk Bildirici, Aykol’u direngen ama hoşgörülü, bilge bir gazeteci olarak tanımlarken, onun yaşamının Kürt medyasının neden ve nasıl ortaya çıktığını anlamak isteyenler için önemli bir referans olduğunu dile getirdi. İnsan hakları savunucusu Eren Keskin, Aykol’un tüm baskılara rağmen gazetecilikten vazgeçmeyen bir isim olduğunu vurguladı. Çok sayıda gazeteci, Aykol’un yetiştirdiği meslektaşları, yazdığı kitaplar ve geride bıraktığı mücadele mirasıyla yaşamaya devam edeceğini ifade etti. Gazeteci Ender Öndeş’in sözleri ise birçok paylaşıma duygusunu özetler nitelikteydi: “Hepimizin bir parçası gitti.”



