Dicle TV | Kültür - Sanat | Ölümünün 52. Yılında: Kürt Devrimci Leyla Qasim

Ölümünün 52. Yılında: Kürt Devrimci Leyla Qasim

Irak Baas rejiminin şiddet politikalarına karşı duran sosyoloji öğrencisi Leyla Qasim, idam edilişinin 52. yılında direnişin ve özgürlük arayışının simgesi olmaya devam ediyor.

Irak Baas rejiminin şiddet politikalarına karşı duran sosyoloji öğrencisi Leyla Qasim, idam edilişinin 52. yılında direnişin ve özgürlük arayışının simgesi olmaya devam ediyor.

Ölümünün 52. Yılında: Kürt Devrimci Leyla Qasim

Müzik tarihinin en dokunaklı eserleri, genellikle adını tarihin hakikat sayfalarına kanla yazdırmış figürlerin anısına doğar. Ciwan Haco’nun o kendine has, hüzünlü ve asi tınısıyla seslendirdiği, sözleri büyük Kürt şairi Cegerxwîn’e ait olan meşhur "Leyla" şarkısı da sanatsal bir kurgudan ibaret değildir. "Biliyor musunuz hangi Leyla’dır bu şarkıda anlatılan?" sorusunun yanıtı, bizi tam 52 yıl önce bugün, 12 Mayıs 1974 sabahında Bağdat’ta kurulan bir idam sehpasına götürür. Ciwan Haco’nun sesinde ölümsüzleşen o kadın; Irak Baas rejiminin baskı, asimilasyon ve imha politikalarına karşı boyun eğmeyen, Kürt siyasi hareketinin idam edilen ilk kadın figürü Leyla Qasim’dır. 22 yıllık kısa ömrüne sığdırdığı entelektüel duruşu, toplumsal cinsiyet rollerini yıkan aktivizmi ve mahkeme salonundan darağacına uzanan cesareti, onu bir halkın kolektif hafızasında silinmez bir sembol haline getirmiştir.

49 yıl önce bugün 'Kürdistan'ın gelini olacağım' diyen Leyla Kasım idam  edildi

Bağdat Üniversitesi’nden Baas Rejimi Karşıtlığına Uzanan Entelektüel Yolculuk

Leyla Qasim, 1952 yılında İran sınırına yakın bir konumda bulunan, Diyala eyaletine bağlı Xaneqîn’in Bamili (Masfa) köyünde dünyaya geldi. Malekşahi kabilesine mensup, beş çocuklu yoksul bir çiftçi ailesinin üçüncü çocuğuydu. Babası Dalahu Qasim ve annesi Kanî, kısıtlı imkanlarına rağmen çocuklarının eğitimine büyük önem veriyordu. Leyla henüz dört yaşındayken aile, ekonomik ve sosyal gerekçelerle Erbil’e (Hewlêr) taşındı. İlk ve ortaöğrenimini burada tamamlayan Leyla, annesinin rehberliğinde tarım ve Arapça üzerine erken yaşta pratik bir eğitim aldı.

1968 yılında Irak’ta gerçekleşen ve darbe ile yönetimi ele geçiren Baas Partisi’nin yarattığı siyasi şiddet ortamı, o dönem henüz 16 yaşında olan Leyla’nın bilinç dünyasında derin izler bıraktı. Saddam Hüseyin’in de içinde yer aldığı yeni yönetimin Kürtlerin ulusal haklarını yok sayan, asimilasyoncu ve otoriter eğilimlerini fark etmekte gecikmedi.

Kürtler Leyla Kasım'ı unutmadı

1971 yılında sosyoloji eğitimi almak üzere başkent Bağdat’a giden Leyla Qasim, burada toplumsal eşitlik, kadın hakları ve Kürt sorunu üzerine yoğunlaştı. Toplumu, iktidar ilişkilerini ve sömürgeci politikaları sosyolojik bir süzgeçten geçiren Leyla, akademide edindiği teorik altyapıyı pratik mücadeleyle birleştirdi. 1970 yılında Kürdistan Demokrat Partisi’ne (KDP) katılan Leyla, 1972 yılında ise Kürt gençlerinin ve aydınlarının örgütlendiği Kürdistan Öğrenci Birliği’nin (YXK) kuruluş çalışmalarında aktif olarak yer aldı. O, kadının sadece ev içi alana sıkıştırılmasına karşı çıkarak, "Kadınların da vatan için mücadele edebileceğini ve canını feda edebileceğini göstermek istedim" sözleriyle dönemin geleneksel rollerine meydan okuyordu.

11 Mart Anlaşması’nın Çöküşü ve Uçak Kaçırma Girişimi

Today is the anniversary of the execution of Leyla Qasim. The Kurdish  national heroine who was hanged for her opposition to the Iraqi Ba'ath  Party on 12 May 1974 (1)

11 Mart 1970 tarihinde Kürt lider Mela Mistefa Barzani ile Saddam Hüseyin arasında imzalanan özerklik anlaşması, Kürt halkı için geçici bir umut kaynağı olmuştu. Anlaşma; Erbil’in başkent olacağı, Kürtçenin ikinci resmi dil kabul edileceği ve merkezi hükümette Kürt bakanların yer alacağı üç vilayetli bir otonom yapıyı öngörüyordu. Ancak Baas rejimi taahhütlerini yerine getirmedi. 1974 yılının baharına gelindiğinde anlaşma tamamen çöktü ve Baas ordusu Kürt coğrafyasına karşı kapsamlı bir askeri harekat başlattı. Bağdat’ta yaşayan Kürt aileler sürgün ediliyor, aydınlar ve öğrenciler sistematik bir tasfiyeyle yüz yüze kalıyordu.

Yaşanan katliamları, uygulanan sansürü yırtarak dünyaya duyurmak isteyen Leyla Qasim ve dört üniversite arkadaşı; Cewad Hemewendi, Neriman Fuad Mesti, Hesen Hemereşid ve Azad Sileman Miran, ses getirecek siyasi bir eylem planladı. Amaçları, bir yolcu uçağını kaçırarak uluslararası kamuoyunun dikkatini Irak’ta yaşanan Kürt kırımı üzerine çekmekti. Ancak 24 Nisan 1974 tarihinde yapılması planlanan eylem, uçağın iki saat rötar yapması ve istihbarat ağının durumu fark etmesi üzerine deşifre oldu. Leyla Qasim ve yoldaşları eylem hayata geçemeden Bağdat’ta gözaltına alındı.

Ebu Greyb Cezaevi’ndeki İşkenceler ve Saddam Hüseyin’e Karşı Duruş

Saç örgülerini bayrak yapan kadın: Leyla Qasım – Jin Dergi

Gözaltına alındıktan sonra askeri mahkeme karşısına çıkarılan grup, rejim medyası tarafından "Saddam Hüseyin’e suikast planlamak" ve "terör faaliyetleri yürütmek" gibi ağır suçlamalarla itham edildi. Irak genelinde televizyonlarda yayınlanan göstermelik ve adaletsiz bir yargılama süreci başlatıldı. Ağır işkenceleriyle kötü ün salmış olan Ebu Greyb Cezaevi’ne sevk edilen Leyla Qasim, günlerce süren ağır sorgulara ve fiziki işkencelere maruz kaldı. İşkencecilerin tek bir geri adım veya pişmanlık ifadesi alma çabası, Leyla’nın iradesine çarparak sonuçsuz kaldı.

İdam kararının netleşmesinin ardından, ailesine son bir görüşme izni verildi. Annesi Kanî ve kardeşi Çiyako, cezaevinde başka bir tutukluyu ziyaret etme bahanesiyle Leyla’nın yanına ulaşmayı başardı. Bu tarihi son görüşmede Leyla Qasim, cellatlarının karşısında ne kadar dik durduğunu şu sözlerle aktarıyordu:

“Güzel annem; tasalanma, ben bir dava insanıyım artık. Kürt halkı ve Kürdistan için savaşıyorum. Dün Saddam ve beraberinde bir grup buraya geldi. Beni kandıracağını, ilkelerimden taviz vereceğimi zannediyordu. Hatta mücadeleden vazgeçmem için maddi tekliflerde bulundu. İstediğim okullarda öğretmenlik yapabileceğim vaadinde bulundu. Fakat ben bunları kabul edemeyecek kadar onurlu olduğumu, halkımı satmayacağımı söyledim. Kendimi Kürt ve Kürdistan davasına adadığımı, bu mücadele uğrunda idamı onurla karşıladığımı söylemem üzerine çılgınlaşan koca Saddam'ın ne kadar zavallılaştığını gördüm.”

Leyla, annesinden son olarak geleneksel kıyafetlerini ve bir makas istemişti. Saçından bir tutam kesilmesini ve Kürdistan özgürleştiğinde o rüzgarlara savrulmasını vasiyet ederek, ölümünü bir son değil, bir doğuş olarak nitelendiriyordu.

PSK Kadın Kolları: Leyla Qasım'a, Jina Amini'ye sözümüz var

Darağacında Yükselen Ses ve Tarihsel Miras

12 Mayıs 1974 sabahı saat tam 07.00’de, henüz 22 yaşındayken Leyla Qasim, yoldaşları Cewad, Neriman, Hesen ve Azad ile birlikte darağacına çıkarıldı. Mahkeme salonunda hakimin yüzüne karşı haykırdığı, "Beni öldürün fakat şu gerçeği de bilin ki benim öldürülmemle binlerce Kürt uyanacak" sözü, infaz anında da yankılandı. Pek çok tarihi tanıklık ve aktarım, Leyla’nın ilmeği boynuna geçirirken Kürt ulusal marşı "Ey Reqîb"i okuduğunu kaydeder.

Cenazesi rejim tarafından Şiilerin kutsal kenti Necef’teki mezarlığa gizlice defnedilen Leyla Qasim, Baas rejiminin siyasi nedenlerle idam ettiği ilk kadın olarak tarihe geçti. Ancak rejim, onun bedenini ortadan kaldırarak mücadelesini unutturmayı başaramadı. Ölümünün ardından Kürdistan coğrafyasında doğan binlerce kız çocuğuna "Leyla" ismi verildi; adına şiirler yazıldı, Kelar’da bir park ve Xaneqîn’de bir anıt heykeli dikilerek bellekteki yeri sabitledi. Cegerxwîn’in dizeleri ve Ciwan Haco’nun ezgisiyle büyüyen bu miras, 52 yıl sonra bugün bile adaletsizlik karşısında boyun eğmeyenlerin en güçlü referans noktalarından biri olmayı sürdürüyor.

 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız