Dicle TV | Diyarbakır | Diyarbakır’da "Kürt Meselesine İslami Çözüm" Çalıştayı: Sonuç Bildirgesi Açıklandı

Diyarbakır’da "Kürt Meselesine İslami Çözüm" Çalıştayı: Sonuç Bildirgesi Açıklandı

Diyarbakır’da düzenlenen "Kürt Meselesine İslami Çözüm" çalıştayı sona erdi. İki gün süren oturumların ardından hazırlanan sonuç bildirgesi, Kürtçe ve Türkçe dillerinde kamuoyuyla paylaşıldı.

Diyarbakır’da düzenlenen "Kürt Meselesine İslami Çözüm" çalıştayı sona erdi. İki gün süren oturumların ardından hazırlanan sonuç bildirgesi, Kürtçe ve Türkçe dillerinde kamuoyuyla paylaşıldı.

Diyarbakır’da "Kürt Meselesine İslami Çözüm" Çalıştayı: Sonuç Bildirgesi Açıklandı
KAYNAK: AA

Diyarbakır’da gerçekleştirilen ve bölgedeki önemli sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla tamamlanan "Kürt Meselesine İslami Çözüm" çalıştayı, hazırlanan sonuç bildirgesinin kamuoyuna açıklanmasıyla sona erdi. Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde faaliyet gösteren Mustazaflar Cemiyeti, Anadolu Platformu ve Memur-Sen gibi önde gelen sivil toplum örgütlerinin bir araya gelerek organize ettiği bu önemli buluşma, bir otelde iki gün boyunca sürdürülen yoğun tartışmaların ardından tamamlandı. Çalıştayın kapanışında hazırlanan sonuç bildirgesi, sivil toplum kuruluşlarını temsilen Kürtçe Mahmut Kılıç, Türkçe ise Yunus Memiş tarafından okundu. Bildiride, sorunun tarihi, siyasi, sosyolojik ve uluslararası boyutlarına dikkat çekilirken, meselenin çözümünde izlenmesi gereken yeni yol haritasına dair kapsamlı öneriler yer aldı.

Çözüm Sürecinde İslami Kardeşlik ve İç Dinamik Vurgusu

Sonuç bildirgesini okuyan Yunus Memiş, Kürt meselesinin çok boyutlu yapısına vurgu yaparak, bugüne kadar doğru usuller kullanılmadığı için çözümün geciktiğini ve sorunun daha da derinleştiğini savundu. Memiş, Kürt ve Türk halkları arasında planlanan çatışmaların bugüne kadar başarıya ulaşmamasının temel nedeninin, her iki halkın da Müslüman kimliğine sahip olması olduğunu ifade etti. İslami bağların zayıflaması durumunda iki halk arasında gerçek bir çatışma riskinin doğabileceği uyarısında bulunan Memiş, şiddetin bir hak arama yöntemi olarak görülmesinden tamamen vazgeçilmesi gerektiğini dile getirdi. Çözüm sürecinin daha şeffaf bir zeminde yürütülmesi gerektiğini belirten Memiş, silahın bir alan hakimiyeti aracı olarak kullanılmasının sürece zarar verdiğini kaydetti.

Kürt Meselesine İslami Çözüm Çalıştayının 1. Günü

Meselenin uluslararası boyutuna da değinen Yunus Memiş, emperyalist güçlerin ve dış aktörlerin çözüm masasına davet edilmesinin sorunu daha karmaşık ve içinden çıkılmaz bir hale getireceğini savundu. Çözümün ancak iç dinamikler üzerinden gerçekleşebileceğini ifade eden Memiş, mevcut ulus-devlet paradigması ile milliyetçi veya liberal bakış açılarının ötesine geçilmesi gerektiğini vurguladı. Adalet temelinde bir çözümün ancak İslami bakış açısı ve tarihi tecrübeler ışığında mümkün olabileceğini, ancak bugüne kadar bu zengin mirastan yeterince istifade edilmediğini sözlerine ekledi.

Üçüncü Göz Önerisi ve Yeni Anayasa Talepleri

Çalıştayda dikkat çeken en somut önerilerden biri ise "üçüncü göz" mekanizması oldu. Sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi için devlet ile silahlı yapılar arasında hakemlik yapabilecek, toplumsal güvene sahip kişilerden ve siyasi parti temsilcilerinden oluşan bir heyetin kurulması gerektiği belirtildi. Bu heyetin, sözünü tutmayan tarafları deşifre ederek sürece olumlu müdahalede bulunması gerektiği ifade edildi. Ayrıca Siyasi Partiler Yasası’nın toplumsal temsiliyeti güçlendirecek şekilde değiştirilmesi ve seçim barajının kaldırılması gerektiği savunuldu. Kürtleri birbirinden ayıran yapay sınırların sembolik hale getirilmesi, akrabalık hukukunun gereği olarak ekonomik ve sosyal ilişkilerin geliştirilmesi önerildi. Geçmişe dönük olarak ise faili meçhullerin aydınlatılması ve boşaltılan köylerle ilgili soruşturmaların ciddiyetle yürütülmesi talep edildi.

Yeni anayasa çalışmaları kapsamında da radikal öneriler sunan bildiri, Kürtçe’nin ikinci bir resmi dil olması ve anadilde eğitimin önündeki tüm engellerin kaldırılmasını içeriyor. Eşit yurttaşlık temelinde hazırlanacak yeni anayasada etnik vurguların temizlenmesi, devlet dilindeki dışlayıcı söylemlerin tüm mevzuattan çıkarılması gerektiği vurgulandı. Siyasi nedenlerle cezaevinde olanlar ve yurt dışına çıkmak zorunda kalanlar için yasal düzenleme yapılması istenirken, PKK ve bileşenlerinin şiddet siyasetinden vazgeçerek farklı fikirlerle bir arada yaşamayı kabul etmesi gerektiği hatırlatıldı.

HÜDA PAR | KURT MESELESINE INSANI COZUM CALISTAYI

Toplumsal Barış ve Dindar Kimliğin Rolü

Çalıştay katılımcılarından Kayan, bu buluşmanın temel amacının bölgedeki gerginliği azaltmak ve İslami kesimin çözüm sürecine dair perspektifini kamuoyuna sunmak olduğunu belirtti. Asıl meselenin sadece örgüt ile hükümet arasındaki çatışmayı durdurmak değil, halkın tabanda beraber yaşayabileceği adil bir zemin kurmak olduğunu ifade etti. Yazar Müfit Yüksel ise dindarların Kürt sorununda taraf olarak daha görünür olmaları gerektiğini, İslamsız bir çözüm arayışının sonuç getirmeyeceğini savundu. Dindar Kürtlerin barışın teminatı olduğunu belirten Yüksel, bu etkinin artmasının kan dökülmesini önleyeceğini söyledi. Doğru Haber Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Göktaş da alimlerin ve İslami kesimlerin bu süreçte attığı adımların geleceğe dair umutları artırdığını ifade ederek çalıştaydan iyimser ayrıldığını belirtti.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız