Diyarbakır’da ana dil eğitimine yönelik talepler ile mevcut eğitim kadrosu arasındaki derin uçurum, Memur-Sen Kürtçe Seçmeli Ders Takip Komisyonu’nun yaptığı son açıklamayla bir kez daha gündeme oturdu. Komisyonun paylaştığı verilere göre, sadece Diyarbakır genelinde Kürtçe seçmeli dersleri tercih eden veya etme potansiyeli bulunan öğrencilerin ihtiyacını karşılamak için yaklaşık 588 öğretmene ihtiyaç duyuluyor. Ancak son 14 yılın bilançosu, bu ihtiyacın sadece sembolik düzeyde karşılandığını ortaya koyuyor. Eğitim politikalarındaki plansızlığa dikkat çeken komisyon, mevcut tablonun seçmeli derslerin niteliğini ve sürdürülebilirliğini tehdit ettiğini belirtti.

Atamalarda Büyük Uçurum: 14 Yılda Sadece 42 Atama
Komisyonun paylaştığı istatistikler, Türkiye genelindeki atama politikalarının Diyarbakır özelinde büyük bir açık yarattığını kanıtlıyor. Yapılan analize göre, son 14 yıllık süreçte Diyarbakır’a atanan toplam Kürtçe öğretmeni sayısı sadece 42’de kaldı. Türkiye genelindeki durum da benzer bir tablo sergiliyor; Kürt Dili ve Edebiyatı bölümlerinden mezun olan toplam 847 öğretmenden yalnızca 210’u istihdam edilebildi. Bu rakamlar, binlerce öğrencinin seçmeli ders olarak tercih ettiği ana dil derslerinin öğretmen yokluğu nedeniyle boş geçmesine ya da başka branş öğretmenleri tarafından doldurulmasına neden oluyor.

Açıklamada, pedagojik standartlara göre her 250 öğrenciye bir branş öğretmeni düşmesi gerektiği kuralından yola çıkılarak yapılan hesaplamaların, kentin gerçek ihtiyacını net bir şekilde ortaya koyduğu ifade edildi. Mevcut mezun sayısının tamamı Diyarbakır’a atansa dahi ihtiyacın tam olarak karşılanamadığına vurgu yapan komisyon, üniversitelerdeki kontenjanlar ile Milli Eğitim Bakanlığı’nın atama projeksiyonları arasındaki uyumsuzluğu eleştirdi.
"Anadilde Eğitim Slogan Olarak Kalmamalı"
Eğitim alanındaki bu devasa açığın, öğrencilerin dil öğrenme hakkını doğrudan engellediği ve yasal bir hak olan seçmeli derslerin etkinliğini yitirmesine yol açtığı belirtildi. Komisyon açıklamasında, "Bu gidişle anadilde eğitim talebi yalnızca bir slogan olarak kalacak" uyarısında bulunarak, yetkilileri acil ve kapsamlı bir planlama yapmaya davet etti. Sadece derslerin seçilmesinin yeterli olmadığı, bu dersleri verecek liyakatli kadroların istihdam edilmesinin anayasal bir sorumluluk olduğu hatırlatıldı.

Memur-Sen Kürtçe Seçmeli Ders Takip Komisyonu, çözüm önerilerini de sıralayarak şu taleplerde bulundu: Kürtçe öğretmenliği kontenjanlarının artırılması, mezun durumdaki öğretmen adaylarının düzenli atama takvimine dahil edilmesi ve uzun vadeli bir ana dil eğitim stratejisinin oluşturulması. Kentteki sivil toplum kuruluşları ve eğitim sendikaları tarafından da desteklenen bu çağrı, Diyarbakır’da eğitim politikalarına dair tartışmaları daha derin bir zemine taşıdı.