Halkların Demokratik Kongresi (HDK), İstanbul’daki belediye başkan yardımcıları ve meclis üyelerine yönelik başlatılan 'kent uzlaşısı' operasyonuna sert tepki gösterdi.
Depremin üzerinden iki yıl geçmesine rağmen, halen 600 bini aşkın vatandaşın 21 metrekarelik konteynerlerde yaşamak zorunda kalması tepkilere neden oluyor. "Depremin yaralarını sardık" açıklamalarına karşın, konteynerlerde süregelen yaşam koşulları, mağduriyetin sürdüğünü gözler önüne seriyor.
Depremzedelerin barınma sorununa dikkat çeken açıklamalarda, konteynerlerin zamanla yıprandığı ve artık sağlıklı bir yaşam alanı olmaktan çıktığı ifade edildi. Yetkililere çağrıda bulunan vatandaşlar, kalıcı konutların bir an önce tamamlanmasını talep ediyor. Hükümetin açıkladığı verilere göre, bugüne kadar 201 bin konut tamamlanarak teslim edildi. Ancak bölgesel eşitsizlikler nedeniyle bazı şehirlerde konut inşaatlarının henüz başlamadığı belirtiliyor.
Adıyaman, Malatya, Antakya, İskenderun, Defne ve Samandağ gibi bölgelerde depremzedeler, yeterli konut yapılmadığını ve rezerv alan ilanlarıyla sürekli ertelenen projelerle oyalanıldıklarını dile getiriyor. Yurttaşlar, barınma hakkının sağlanması için yetkililere daha adil ve hızlı çözüm çağrısında bulunuyor.
Hükümetin eski milletvekillerine kesilen trafik cezalarını vatandaşlara yansıtma girişimi de kamuoyunda tepkilere yol açtı. "Bu adaletsizliği kabul etmiyoruz" diyen muhalefet yetkilileri, milletvekillerinin şahsi borçlarının halkın sırtına yüklenmesinin yanlış olduğunu vurguladı.
Öte yandan, Suriye politikalarına ilişkin de eleştiriler devam ediyor. "Suriye'de Alevileri ve Kürtleri yok sayarak bir gelecek inşa edilemez" diyen muhalifler, bölgedeki askeri operasyonların yanlış bir stratejiye dayandığını belirtiyor. "Sürekli vuracağız demekle bir ülke yönetilmez, bu bir savaş oyunu değil" ifadeleriyle hükümetin Suriye'ye yönelik politikalarına tepki gösterildi.