Abdullah Öcalan ile yaklaşık iki ay aranın ardından yeniden görüşen DEM Parti İmralı Heyeti, İmralı Adası’nda gerçekleştirilen temasın ardından yazılı bir açıklama yayımladı. Heyette yer alan Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Faik Özgür Erol’un gerçekleştirdiği 4,5 saatlik görüşmede, Ortadoğu’daki gelişmeler, demokratikleşme süreci ve yasal düzenlemelere ilişkin değerlendirmelerin ele alındığı belirtildi.
DEM Parti İmralı Heyeti’nin Abdullah Öcalan ile son görüşmesini 27 Mart tarihinde gerçekleştirdiği hatırlatılırken, son temasın ardından paylaşılan mesajlarda özellikle demokratikleşme sürecinin hukuki bir çerçeveye kavuşmasının gerekliliği vurgulandı.
“Beklentide kalmak sadece risk üretir”
Heyetin aktardığı mesajda Abdullah Öcalan’ın, Ortadoğu’daki mevcut siyasi atmosferin yeni riskler barındırdığına dikkat çektiği belirtildi. Açıklamaya göre Öcalan, toplumun etik, siyasal, hukuksal ve ekonomik alanlarda ciddi bir sıkışma yaşadığını ifade ederek sürecin hızla ilerlemesi gerektiğini söyledi.
Öcalan’ın değerlendirmelerinde, “Büyük bir öfkeyle yüklü toplumları büyük düşünce ve büyük etik değerler olmadan dönüştürmek mümkün değildir. Toplum; hayatın her düzeyinde etik, siyasal, hukuksal ve ekonomik açılardan büyük bir sıkışma yaşıyor. Bunun için süreçte ısrar ve acele ediyoruz” ifadelerine yer verildi.

Ortadoğu’daki gelişmelere de değinen Öcalan’ın, İran ve İsrail gibi bölge devletlerinin giderek daha sert politikalar izlediğini söylediği aktarıldı. Açıklamada, milliyetçilik ve ayrışmanın bölge açısından yeni riskler yaratabileceğine dikkat çekilerek, “Ortadoğu’da milliyetçilik ve ayrışmayı geliştirmek, mikro-milliyetçilikleri büyütmek zarar verir. Bölgedeki riskli gelişmeleri gözetecek ve önleyecek, kanlı hesaplaşmaları aşacak bir süreç çalışması yürütüyoruz” değerlendirmesine yer verildi.
Heyetin paylaştığı açıklamada Öcalan’ın, demokratikleşme sürecinin yasal güvenceye kavuşturulmasının önemine vurgu yaptığı belirtilerek şu sözleri aktarıldı: “Ve elbette tüm yapılanların yasal bir temele kavuşması önemlidir. Beklentide kalmak, beklenti halini sürdürmek sadece risk üretir. Kaybedecek zamanımız yoktur. Bütün aktörlerin bu tarihi sorumluluk anlayışla hareket edeceğine ve TBMM’nin de çalışmaları bu hassasiyetle yürüteceğine inanıyorum.”
“Demokratikleşme hayati ihtiyaçtır”
Açıklamada, demokratikleşme sürecine ilişkin yasal düzenlemelerin önemine dair değerlendirmelere de yer verildi. Abdullah Öcalan’ın, çerçeve niteliğinde bir yasanın demokratikleşme sürecinin temelini oluşturabileceğini ifade ettiği belirtildi.
Mesajda, “Çerçeve bir yasa, demokratikleşme sürecinin kök hücresini oluşturabilir. Yasal düzenleme bizi gerçek bir pozitif inşaya, demokrasi çarkının döndüğü bir sürece sokacaktır. Demokratikleşme hayati bir ihtiyaçtır ve sürecin başarısı bizi bu hedefe yakınlaştırır” ifadeleri kullanıldı.

Öcalan’ın değerlendirmelerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’ne yönelik polis müdahalesine ilişkin görüşlerine de yer verildi. Açıklamaya göre Öcalan, bir siyasi partinin genel merkezine yönelik müdahaleyi eleştirerek bunun demokratik siyaset açısından sorun yarattığını ifade etti.
Heyetin aktardığı mesajda, “Bir siyasi partinin genel merkezine kapısını balyozla kırarak girmek demokraside olacak şey midir? Cumhuriyet Halk Partisine yönelik uygulamalar ve yaşanan gelişmeler, doğru işleyen bir demokrasinin ve demokratik siyasetin olmamasıyla ilgilidir” değerlendirmesi yer aldı.
“Türk-Kürt ilişkilerinin yeniden düzenlenmesi hedefleniyor”
Açıklamanın devamında, Kürt meselesine ilişkin değerlendirmelere de yer verildi. Abdullah Öcalan’ın, yıllardır çözümsüz kalan sorunların aşılması için yeni bir süreç oluşturulmaya çalışıldığını ifade ettiği aktarıldı.
Mesajda, Kürt meselesi nedeniyle ortaya çıkan şiddet ortamının çözüm perspektifiyle aşılmasının hedeflendiği belirtilerek, bu sürecin aynı zamanda Türk-Kürt ilişkilerinin yeniden düzenlenmesi, çağdaşlaştırılması ve modernleştirilmesi amacı taşıdığı ifade edildi.
DEM Parti İmralı Heyeti’nin açıklaması, kamuoyunda demokratikleşme tartışmaları ve çözüm süreci eksenindeki değerlendirmelerin yeniden gündeme taşınmasına neden oldu.