İran’ın güneydoğusunda yer alan Sistan ve Belucistan eyaletine bağlı Rask kenti kırsalında, 23 Nisan gecesi kanlı bir olay yaşandı. Bölgedeki hak ihlallerini raporlayan yerel kaynakların ve Haalvsh’ın aktardığı bilgilere göre, İran Devrim Muhafızları Ordusu’na bağlı güçler, içerisinde sivillerin bulunduğu bir araca doğrudan ateş açtı. Saldırı sonucunda araçta bulunan Mohammad Akram Akhtari ve Mohammad Islam Saidi isimli Beluc yurttaşlar hayatını kaybetti. Görgü tanıklarının ifadelerine dayandırılan raporlarda, güvenlik güçlerinin araca yönelik herhangi bir "dur" ihtarı yapmadan yaylım ateşi açtığı öne sürüldü. Araçta bulunan diğer kişilerin kimlikleri ve akıbetleri hakkında ise henüz net bir bilgiye ulaşılamadı.
Rejim Medyasından "Terörist Gruplar İmha Edildi" Açıklaması
Olayın ardından İran’daki resmi makamlar ve hükümete yakın haber ajansları, operasyonu farklı bir perspektifle kamuoyuna servis etti. Rejim medyası, Rask kırsalındaki saldırıyı "başarılı bir anti-terör operasyonu" olarak nitelendirerek, bir grup teröristin etkisiz hale getirildiğini savundu. Yapılan açıklamalarda, bir operasyon kapsamında hedef alınan grubun üyelerinden bazılarının öldürüldüğü belirtilse de, hayatını kaybedenlerin kimlik bilgilerine veya iddia edilen "çatışmanın" detaylarına dair somut veriler paylaşılmadı.

Güvenlik kaynakları tarafından geçilen haberlerde, bölgedeki operasyonların "milli güvenlik" çerçevesinde yürütüldüğü iddia edilirken, sivil kayıplara dair herhangi bir ifadeye yer verilmedi. Ancak yerel kaynaklar, öldürülen kişilerin silahsız siviller olduğunu ve olayın bir çatışma değil, yargısız infaz niteliği taşıdığını savunuyor. Bu durum, İran’ın etnik azınlıkların yoğun yaşadığı bölgelerde uyguladığı güvenlik politikalarının meşruiyeti üzerine yeni bir tartışma başlattı.
Bölgedeki Gerilim ve İnsan Hakları Eleştirileri
Sistan ve Belucistan eyaleti, uzun süredir İran merkezi hükümetinin yoğun güvenlik önlemleri ve baskıcı politikalarıyla gündeme geliyor. Bölgede yaşanan bu son olay, uluslararası insan hakları örgütlerinin İran’a yönelik eleştirilerini de yeniden alevlendirdi. Beluc azınlığa yönelik ayrımcılık ve güvenlik güçlerinin orantısız güç kullanımı, bölgedeki toplumsal huzursuzluğu derinleştiren temel unsurlar olarak öne çıkıyor.
Bağımsız gözlemciler, rejim medyasının sivil ölümlerini "terör" parantezine alarak meşrulaştırma çabasının, bölgedeki cezasızlık kültürünü beslediğine dikkat çekiyor. Rask’ta yaşanan bu son ölümlerin ardından, eyalet genelinde gerilimin tırmandığı ve yerel halkın güvenlik güçlerinin keyfi uygulamalarına karşı tepkili olduğu bildiriliyor. Olayın tarafsız bir kurum tarafından soruşturulup soruşturulmayacağı ise henüz belirsizliğini koruyor.