İran’daki Kürt siyasi hareketlerini bünyesinde barındıran Rojhilat Kürt Siyasi Güçleri İttifakı, Tahran yönetiminin Federe Kürdistan Bölgesi’ndeki stratejik noktalara ve mülteci kamplarına yönelik artan askeri operasyonları üzerine kapsamlı bir deklarasyon yayımladı. İttifak, İran’ın bölgedeki askeri ve siyasi başarısızlıklarını örtbas etmek amacıyla sivil yerleşim birimlerini hedef aldığını savunarak, uluslararası kuruluşların bu duruma karşı sessiz kalmamasını talep etti. Yapılan açıklamada, bölgedeki istikrarın korunması için küresel bir mekanizmanın devreye girmesi gerektiği belirtilirken, saldırıların boyutunun uluslararası hukuk normlarını doğrudan ihlal ettiği kaydedildi.
Cenevre Sözleşmesi İhlalleri ve Can Kayıpları

Rojhilat Kürt Siyasi Güçleri İttifakı tarafından paylaşılan verilere göre, İran rejimi mevcut çatışma süreci boyunca Irak’ın egemenlik haklarını ve Kürdistan Bölgesi’nin güvenliğini toplamda 700’den fazla kez ihlal etti. Bu askeri hareketliliğin en kritik noktasını ise sivil mültecilerin barındığı kamplara yönelik gerçekleştirilen 150’yi aşkın doğrudan saldırı oluşturuyor. İttifak, bu operasyonlar neticesinde 10’u siyasi mülteci statüsünde bulunan ittifak üyesi olmak üzere toplam 21 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu. Saldırıların konsolosluk binalarını, mülteci kamplarını ve sivil yaşam alanlarını kapsaması, İttifak tarafından Cenevre Sözleşmesi’nin ağır bir ihlali ve net bir savaş suçu olarak nitelendirildi.
Açıklamada, İran’ın izlediği bu saldırgan dış politikanın sadece Kürt halkına değil, tüm İran halkının geleceğine zarar verdiği ifade edildi. Mevcut durumun İran halkı ile çevre ülkeler arasında bir savaş olmadığı, aksine İslam Cumhuriyeti rejiminin kendi bekasını korumak adına tüm halkı rehin alan politikalarının bir sonucu olduğu vurgulandı. On yıllardır sürdürülen aşırı politikaların, komşu ülkelerin iç işlerine müdahalenin ve terörizme verilen desteğin İran’ı ekonomik bir çöküşün eşiğine getirdiği, bu saldırıların ise rejimin içerdeki zayıflığını gizleme çabası olduğu belirtildi.
Diasporaya Eylem ve Dünyaya Müdahale Çağrısı

Sürecin diplomatik ve toplumsal boyutuna dikkat çeken İttifak, yurt dışında yaşayan tüm Kürt vatandaşları ve demokratik kamuoyunu harekete geçmeye çağırdı. Karar merkezlerinin ve konsoloslukların önünde düzenlenecek eylemlerle direnişin sesinin yükseltilmesi gerektiğini belirten deklarasyon, Kürt davasına destek veren sivil toplum kuruluşları ve gönüllülerle her türlü iş birliğine açık olunduğunu kaydetti. Birleşmiş Milletler başta olmak üzere, insan hakları örgütlerinin İran’ın bölgedeki yıkıcı faaliyetlerine karşı somut ve caydırıcı adımlar atması gerektiği çağrısı yinelendi.
İttifakın açıklamasının sonuç bölümünde, ödenen ağır bedellerin ve yoğun askeri baskıların Kürt siyasi iradesini kırmaya yetmeyeceği mesajı verildi. Aksine, bu saldırıların rejime karşı yürütülen özgürlük mücadelesine olan inancı perçinlediği ifade edildi. Bölgesel güvenlik dengelerinin yeniden tesisi için İran’ın sınır ötesi operasyonlarının derhal durdurulması gerektiği, aksi takdirde insani krizin daha da derinleşeceği uyarısında bulunuldu.