Dicle TV | Güncel | Şerzan Kurt polis kurşunuyla öldürüldü: AYM yaşam hakkının ihlal edilmediğine hükmetti

Şerzan Kurt polis kurşunuyla öldürüldü: AYM yaşam hakkının ihlal edilmediğine hükmetti

AYM, 21 yaşında polis kurşunuyla yaşamını yitiren Şerzan Kurt’un yaşam hakkının maddi boyutunun ihlal edilmediğine karar verdi. Ailenin avukatı Erkan Şenses, dosyayı AİHM’e taşıyacaklarını açıkladı.

AYM, 21 yaşında polis kurşunuyla yaşamını yitiren Şerzan Kurt’un yaşam hakkının maddi boyutunun ihlal edilmediğine karar verdi. Ailenin avukatı Erkan Şenses, dosyayı AİHM’e taşıyacaklarını açıkladı.

Şerzan Kurt polis kurşunuyla öldürüldü: AYM yaşam hakkının ihlal edilmediğine hükmetti

Anayasa Mahkemesi (AYM), 2010 yılında Muğla’da polis memuru Gültekin Şahin’in açtığı ateş sonucu ağır yaralanan ve 19 Mayıs’ta yaşamını yitiren 21 yaşındaki üniversite öğrencisi Şerzan Kurt’un ailesinin başvurusunu karara bağladı. Mahkeme, yaşam hakkının maddi boyutunun ihlal edilmediğine 3’e karşı 2 oyla hükmederken, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine karar verdi. Ailenin avukatı Erkan Şenses, dosyayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşıyacaklarını açıkladı.

AYM, yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasını kabul edilebilir bulmasına rağmen, ölümcül güç kullanımının hukuka uygunluğuna ilişkin esastan ihlal kararı vermedi. Bu nedenle yargılamanın uzunluğuna ilişkin ihlal tespitine karşın dosyada yeniden yargılama yapılmayacak. Mahkeme, aileye manevi tazminat ödenmesine hükmederken diğer tazminat taleplerini reddetti.

Şerzan Kurt Davasına 21 Ekim'de Devam Edilecek

İki üye karşı oy kullandı: Ölümcül güç zorunlu değildi

AYM’nin iki üyesi, karşı oylarında polis memurunun ateşli silah kullanmasının mutlak zorunluluk koşulunu karşılamadığını ve yaşam hakkının maddi boyutunun da ihlal edildiğini belirtti.

Karşı oy gerekçesinde, güvenlik kamerası görüntülerinin polisin göstericilere doğru ateş ettiğini ortaya koyduğu, göstericiler dağılmaya başlamışken ateş etmeyi sürdürdüğü ifade edildi. Kaçan kişilere gerçek mermiyle ateş edilmesinin zorunlu ve orantılı bir müdahale olarak değerlendirilemeyeceği vurgulandı.

Şerzan Kurt davası: 4'üncü kez yargılanan sanığa sadece 5 yıl 2 ay 15 gün  hapis

Karşı oyda, kolluğun göz yaşartıcı gaz, cop, kalkan ve fiziki müdahale gibi daha hafif araçlara sahip olduğu hatırlatılarak şu değerlendirme yapıldı:

“Kaçan kişilere yönelik gerçek mermi kullanılması, kamu düzeninin sağlanması bakımından başvurulabilecek son çare niteliğinde değerlendirilemez.”

Karşı oyda ayrıca, ceza yargılaması boyunca eylemin olası kast, kasten öldürme, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama ve bilinçli taksir suçları arasında farklı biçimlerde nitelendirilmesinin, ölümcül güç kullanımına ilişkin tutarlı bir değerlendirme ortaya konulamadığını gösterdiği belirtildi.

Avukat Şenses: “Zamana yayılan bir cezasızlık pratiği”

Dava avukatı Erkan Şenses, Mezopotamya Ajansı’ndan Rukiye Payiz Adıgüzel ve Ozan Bayındır’a yaptığı değerlendirmede, Şerzan Kurt davasının 15 yılı aşan yargılama sürecinde farklı suç nitelendirmeleri ve bozma kararlarıyla ilerlediğine dikkat çekti.

Şerzan Kurt davası AYM'ye taşınacak

Şenses, süreci “zamana yayılan bir cezasızlık pratiği” olarak nitelendirerek şöyle konuştu:

“Şerzan Kurt davası zamana yayılan bir cezasızlık pratiğidir. 15 yıla yayılan bir dava süreci tamamen aileyi davadan uzaklaştırmaya ve cezasızlığı uzun bir yargılama üzerinden sürdürmeye çalışan bir pratik var.”

Şenses, Eskişehir 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nin sanık polis hakkında süreç içerisinde dört ayrı mahkûmiyet hükmü kurduğunu hatırlattı. İlk olarak 2012’de insan öldürme suçuna yardım kapsamında 8 yıl hapis cezası verildiğini, Yargıtay’ın bozma kararının ardından 2014’te kasten öldürme suçundan 16 yıl hapis cezasına hükmedildiğini aktardı.

“Cezasızlık zırhı halen devam ediyor”

AYM’nin usul boyutunda ihlal kararı vermesinin yeniden yargılama yapılması için yeterli olmadığını belirten Şenses, yaşam hakkının maddi boyutuna ilişkin ihlal kararı çıkmamasının sonuçlarına dikkat çekti.

Şenses, iki AYM üyesinin karşı oyunda maddi boyuttaki ihlalin açıkça ortaya konulmasının önemli olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Usulden ve esastan ihlal kararı çıkmasının şöyle bir önemi var. Usulden karar çıktığı için Eskişehir’deki yargılama yeniden görülmeyecek. Esastan karar çıksaydı sanık polis memuru yine yargılanacaktı. Bunun çıkmaması polis üzerindeki cezasızlık zırhının halen devam ettiğini göstermektir.”

Şenses, AYM’nin yaşam hakkının maddi boyutuna ilişkin ihlal kararı vermemesi üzerine dosyayı AİHM’e taşıyacaklarını açıkladı. Başvuruda, Şerzan Kurt’un yaşam hakkının maddi boyutunun da ihlal edildiği savunulacak. Şenses, “Şerzan Kurt davasının cezasızlıkla örtülmemesi için hukuki zeminde elimizden gelen her çabayı göstereceğiz” dedi.

Şerzan Kurt davasında 16 yıllık ceza bozuldu

Şerzan Kurt, 12 Mayıs 2010’da Muğla’da polis memuru Gültekin Şahin’in açtığı ateş sonucu ağır yaralanmış, 19 Mayıs’ta yaşamını yitirmişti. Güvenlik gerekçesiyle Eskişehir’e nakledilen davada, sanık polis hakkındaki suçlamalar ve cezalar yıllar içinde değişti.

Şerzan Kurt Davasında Gözlemcilere Yine Saldırı

Kasten öldürme suçundan verilen 16 yıllık hapis cezası dahil çeşitli kararlar bozuldu. Son olarak eylem bilinçli taksir kapsamında değerlendirilerek 2024’te 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası verildi. Bu ceza 2025’te Yargıtay tarafından onandı.

Kararın ardından Şerzan Kurt’un anne ve babası, yaşam hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle AYM’ye başvurdu. Mahkeme, 2021 ve 2026 yıllarında yapılan iki bireysel başvuruyu birleştirerek karara bağladı.

AYM’nin son kararıyla yargılamanın uzunluğu bakımından ihlal tespit edilmiş olsa da yaşam hakkının maddi boyutunda ihlal bulunmadığı sonucuna varıldı. Ailenin avukatı, bu değerlendirmeye karşı hukuki mücadeleyi AİHM önünde sürdüreceklerini bildirdi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız