Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ne (IKBY) bağlı Süleymaniye kentinden Almanya’ya gitmek üzere yola çıkan beş kişilik Kürt aile, Türkiye-Yunanistan sınırındaki Meriç Nehri’nde facia yaşadı. Edirne’nin Bosnaköy yakınlarındaki NATO Köprüsü mevkisinde 14 Ekim akşamı alabora olan şişme bottaki ailenin iki çocuğu yaşamını yitirdi, üçüncü çocuk ise kayboldu. Anne Hozan Rüstem, dört kişilik bota çantalarla birlikte sekiz kişinin bindirildiğini ve tüm itirazlarına rağmen tehdit edilerek nehre gönderildiklerini söyledi.
Dört kişilik bota sekiz kişi bindirildi
Hozan Rüstem, eşi Herêm Muhammed ve üç çocukları, diğer üç kişiyle birlikte şişme botla Yunanistan’a geçmeye çalışıyordu. Rüstem’in anlatımına göre göçmen kaçakçıları, nehrin sığ olduğunu ve geçişin yaklaşık 20 dakika süreceğini söyledi. Ancak kıyıya ulaştıklarında kendilerine anlatılanlarla karşılaştıkları koşulların farklı olduğunu gördüler.

Rüstem, sekiz kişinin çantalarıyla birlikte dört kişilik bota bindirildiğini belirterek, itirazlarına rağmen tehdit edildiklerini ve zorla nehre itildiklerini anlattı.
Botun suya açıldıktan yaklaşık iki metre sonra bir ağaca çarparak devrildiğini söyleyen Rüstem, karanlıkta çocuklarını kaybettiğini, eşinin ise yalnızca kendisini kurtarabildiğini ifade etti.
İki çocuk yaşamını yitirdi, biri hâlâ kayıp
Botun alabora olmasının ardından anne ve baba sağ kurtuldu. Çift, olaydan sonra sınır karakoluna giderek güvenlik güçlerinden yardım istedi. AFAD, jandarma ve sağlık ekiplerinin katılımıyla nehirde arama-kurtarma çalışmaları başlatıldı.
Sudan çıkarılarak Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırılan çocuklardan Heryad, yapılan müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi. Akıntıya kapılarak kaybolan diğer iki çocuk için arama çalışmaları başlatıldı.
17 Ekim’de beş yaşındaki Mêla’nın cansız bedenine ulaşıldı. Ailenin üçüncü çocuğu Hestiyar’ı arama çalışmaları ise sürüyor.

Olayın ardından Hozan Rüstem ve Herêm Muhammed’in Edirne İl Göç İdaresi Müdürlüğü’nde tutulduğu bildirildi. Rüstem, kayıp çocuğu Hestiyar bulunmadan Türkiye’den ayrılmak istemediğini belirtti.
Anne Rüstem: “Su diz boyu dediler”
Yaşadıklarını bianet’e anlatan Hozan Rüstem, göçmen kaçakçılarının kendilerine geçişin güvenli olduğu yönünde bilgi verdiğini söyledi. Rüstem’in aktardığına göre kaçakçılar, nehrin diz boyunda olduğunu ve karşıya geçişin yaklaşık 20 dakika süreceğini belirtti.
Rüstem, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:
“Kaçakçılar bize suyun diz boyunda olduğunu ve geçişin yaklaşık 20 dakika süreceğini söyledi. Daha sonra nehir kıyısına geldik. Biz sekiz kişiydik. Hepimizi çantalarla birlikte 4 kişilik şişme bota bindirdiler. Tüm itirazlarımıza rağmen bizi tehdit ederek ve zorla bindirerek nehre doğru ittiler.”
Rüstem’in anlatımı, botun kapasitesinin üzerinde yolcu ve eşya taşınması ile geçiş koşullarına ilişkin ciddi iddiaları gündeme getirdi. Aile, nehirde kaybolan çocuklarının bulunmasını bekliyor.
Üç şüphelinin kimliği belirlendi
Olayla ilgili üç şüphelinin kimliğinin belirlendiği bildirildi. Şüphelilerden birinin Irak Kürdistan Bölgesi’nden, diğer ikisinin ise Türkiye vatandaşı olduğu öğrenildi. Şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü aktarıldı.

Göç yollarında çocukların yaşamı risk altında
Irak Kürdistan Bölgesi’nden Avrupa’ya yönelen göçte ekonomik ve siyasi nedenler öne çıkıyor. InfoMigrants’ın aktardığı Uluslararası Göç Politikaları Geliştirme Merkezi (ICMPD) araştırmasına göre ekonomik fırsatların sınırlılığı, genç işsizliği, yolsuzluk, yönetim sorunları ve siyasi belirsizlik, bölgeden ayrılma nedenleri arasında bulunuyor.
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) ve Uluslararası Göç Örgütü’nün (IOM) 2 Ekim’de yayımladığı ortak rapora göre, 2025’te Yunanistan’a kara ve deniz yoluyla ulaşan 9 bin 978 çocuğun 6 bin 971’i ailesi veya kendisinden sorumlu bir yetişkin eşliğinde yolculuk etti.
IOM’un 13 Ekim tarihli açıklamasına göre ise 2014-2025 yılları arasında dünya genelindeki göç yollarında en az 4 bin 414 çocuk yaşamını yitirdi. Aynı dönemde kaydedilen yaklaşık 81 bin ölüm ve kayıp vakasının yüzde 55,5’inde kişilerin yaş bilgisi bulunmuyor. Bu nedenle yaşamını yitiren çocukların gerçek sayısının açıklanan verilerin üzerinde olabileceği belirtiliyor.
IOM, göç yollarındaki ölümlerin önlenmesi için arama-kurtarma kapasitesinin artırılması, ölümlerin daha kapsamlı biçimde kayıt altına alınması ve hükümetlerle insani yardım kuruluşları arasındaki veri paylaşımının güçlendirilmesi çağrısında bulundu.