Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku'nun 5 Ocak 2020'de kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturma, "kayıp" dosyasından "cinayet ve organize örtbas" dosyasına evrildi. Dosyanın seyrini değiştiren en kritik gelişme, bir gizli tanığın Jandarma Suç Araştırma Timi’ne (JASAT) verdiği ifadeler oldu. Gizli tanık, Doku’nun öldürüldüğünü ve naaşının bulunma endişesiyle birden fazla kez yer değiştirildiğini beyan etti. Bu itiraf üzerine işaret edilen bölgede yer altı görüntüleme cihazlarıyla yapılan teknik incelemeler, cinayet şüphesini destekleyen dehşet verici bulgular ortaya koydu.
YGS Cihazı "Mezar Görüntüsü" Tespit Etti
Yeni Şafak’ın ulaştığı "Yeraltı Görüntüleme Cihazı Arama Sonuç Raporu"na göre, operatör tarafından hazırlanan teknik değerlendirmede sarsıcı ayrıntılar yer alıyor. Raporda, cihazın uyarı verdiği noktada 1.60-1.70 cm uzunluğunda, 70-80 cm genişliğinde ve 80 cm derinliğinde, mezar ebatlarıyla örtüşen bir boşluk tespit edildiği belirtildi.

Operatör raporunda şu ifadeleri kullandı:
"Tespit ettiğim boşluğa bir şahsın gömülüp belli bir süreden sonra çıkarıldığı, bu sürenin yaklaşık 1-2 yıl arasında olduğunu değerlendirmekteyim. Boşluğa ceset ile birlikte sırt çantası tarzında bir cisim ile silahın da gömülmüş olabileceği, bölgedeki oksitlenmenin bu sebeple oluştuğu düşünülmektedir."
Bu rapor, Gülistan Doku’nun öldürüldükten sonra gömüldüğü, ancak soruşturma sürerken delillerin yok edilmesi amacıyla naaşın başka bir yere taşındığı ihtimalini güçlendirdi.
"Cinayet ve Örtbas" Şüphesiyle 12 Gözaltı
Soruşturma kapsamında 7 ilde eş zamanlı düzenlenen operasyonlarda şu ana kadar 12 kişi gözaltına alındı. Gözaltı listesindeki isimler, dosyadaki "kamu gücüyle örtbas" iddiasını destekler nitelikte. Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel, baş şüpheli Zeinal Abakarov, üvey babası eski polis Engin Yücer, annesi Cemile Yücer ve valinin koruması Şükrü Eroğlu gözaltına alınanlar arasında bulunuyor.
Savcılık, dosyada daha önce "intihar" senaryosuna hizmet eden arızalı kameraları, yönü değiştirilen görüş açılarını ve silinen HTS kayıtlarını "organize bir suç örgütü" faaliyeti kapsamında yeniden inceliyor. Özellikle Mustafa Türkay Sonel’in olay gecesine ait araç hareketlerinin olağan akışla bağdaşmadığı ve avukat Ali Çimen’in ofisine bırakılan isimsiz notların bu hareketliliği doğruladığı belirtiliyor.

Avukat Ali Çimen: "2. Dalga Operasyon Bekliyoruz"
Doku ailesinin avukatı Ali Çimen, gözaltına alınan kişilerin doğrudan "insan öldürme" suçlamasıyla sorgulandığını açıkladı. Henüz tüm kamu görevlilerinin listeye dahil edilmediğini belirten Çimen, "Üst düzey yöneticiler ve onların etrafında şekillenen suç örgütünün tamamen ortaya çıkarılması gerekiyor. Failler kaçmadan ikinci bir dalga operasyonun yapılmasını bekliyoruz" dedi.
Altı yıldır her kapıyı çalan Doku ailesi için bu yeni bulgular, adaletin tecellisi adına en somut umut kaynağı olurken; JASAT ve savcılığın naaşın son nakledildiği yeri bulmak için gizli tanık beyanları ve teknik veriler üzerinden yürüttüğü çalışmalar derinleşerek devam ediyor.