Dersim’de 5 Ocak 2020 tarihinde kaybolan ve o günden bu yana kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun akıbetini sormak ve soruşturma sürecindeki son gelişmeleri değerlendirmek amacıyla bir araya gelen kitle, Kışla Meydanı’nda seslerini yükseltti. Sanatçılar, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda yurttaşın katıldığı etkinlikte, dosyanın seyrine dair yapılan açıklamaların ardından sembolik bir eylem gerçekleştirildi. Katılımcılar, Gülistan Doku’nun yanı sıra erkek şiddeti sonucu hayatını kaybeden kadınların fotoğraflarını meydanda bulunan ağaçların dallarına asarak, adaletin bir an önce tecelli etmesi çağrısında bulundular.
Soruşturmada Kritik Gelişme: Tutuklu Sayısı 12’ye Yükseldi

Gülistan Doku dosyasında altı yıl aradan sonra yaşanan hareketlilik, kamuoyunda geniş yankı bulmaya devam ediyor. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı soruşturma kapsamında, cinayet ve delil karartma şüpheleriyle düzenlenen operasyonlarda önemli isimler tutuklandı. İlk dalgada gözaltına alınan 15 kişiden 10’unun tutuklanmasıyla başlayan süreçte; "kasten öldürme", "nitelikli cinsel saldırı" ve "suç delillerini gizleme" gibi ağır suçlamalar yöneltildi. Dosyanın en dikkat çeken sanıkları arasında yer alan Mustafa Türkay Sonel ve Zeinal Abakarov gibi isimlerin yanı sıra, kamu görevlilerinin de sürece dahil edilmesi adalete olan güvenin yeniden tesisi açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Soruşturmanın seyrini değiştiren en çarpıcı gelişme ise dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in tutuklanması oldu. "Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ve "resmi belgeyi bozma" gibi suçlamalarla cezaevine gönderilen Sonel ile birlikte dosya kapsamındaki toplam tutuklu sayısı 12’ye ulaştı. 7 farklı il ve birimden polislerin dosyayı hukuk dışı yollarla sorguladığının tespit edilmesi, olayın üzerindeki sis perdesinin ne kadar organize bir şekilde örtülmeye çalışıldığını da gözler önüne serdi.
Kadın Cinayetlerine Karşı Toplumsal Hafıza
Kışla Meydanı’ndaki etkinlikte asılan her fotoğraf, sadece Gülistan Doku’nun değil, Türkiye genelinde yaşam hakkı elinden alınan tüm kadınların mücadelesini temsil ediyor. Sivil toplum kuruluşu temsilcileri yaptıkları konuşmalarda, soruşturmanın bu denli geç ilerlemesinin ve delillerin yıllar sonra gün yüzüne çıkmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Meydandaki ağaçları süsleyen fotoğraflar, soruşturma tamamlanana ve tüm sorumlular cezalandırılana kadar Dersim halkının bu davayı takip etmeye devam edeceğinin bir simgesi olarak bırakıldı. Etkinlik, atılan adalet sloganlarının ardından olaysız bir şekilde sona erdi.