Batman’da 2024 yılında Hasankeyf Baraj Gölü’nde cansız bedeni bulunan Rojwelat Kızmaz’ın ölümüyle ilgili kapanan dosya, Gülistan Doku davasındaki son gelişmelerin ardından yeniden yargı gündemine taşındı. Kızmaz ailesi ve avukatları, Gülistan Doku soruşturmasında ortaya çıkan ve kamu görevlilerini de kapsayan yeni delillerin, benzer ihmaller içeren Rojwelat Kızmaz dosyası için de "yeni delil" niteliği taşıdığını savunarak Batman Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurdu. Batman Adliyesi önünde gerçekleştirilen basın açıklamasına siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri de destek verdi. Aile, "kovuşturmaya yer olmadığı" yönündeki kararın kaldırılarak, soruşturmanın tüm yönleriyle ve derinlemesine yeniden başlatılmasını talep ediyor.

Soruşturma başvurusunda, her iki olay arasında çarpıcı benzerlikler olduğu vurgulandı. Aile avukatı Sümeyye Gültekin Aykut, özellikle kayıp başvurularına rağmen derhal ve etkili bir arama operasyonu başlatılmaması, kritik kamera kayıtlarının incelenmemesi ve sorulan soruların yanıtsız bırakılması gibi sistematik eksikliklere dikkat çekti. Aykut, iki dosyanın da aynı ihmal zincirinin ve cezasızlık pratiğinin birer yansıması olduğunu ifade ederek, yaşanan durumun basit bir ihmal değil, yaşam hakkının korunmasına ilişkin yükümlülüklerin sistematik olarak yerine getirilmemesi olduğunu savundu.
"Üç Gün Boyunca Yaşıyor Olmasına Rağmen Aranmadı"
Basın açıklamasında söz alan Rojwelat Kızmaz’ın ağabeyi Mehmet Kızmaz, kardeşinin ölümüyle ilgili dosyada yer alan ihmallere dair sarsıcı detaylar paylaştı. Otopsiye giren Adli Tıp doktorunun, kardeşinin Pazar gününe kadar hayatta olduğuna dair bulgulara ulaştığını belirten Kızmaz, Cuma günü evden çıkan bir insanın üç gün boyunca yaşıyor olmasına rağmen bulunamamasına tepki gösterdi. Kızmaz, emniyet birimlerinin kendi aralarındaki WhatsApp gruplarında kayıp bilgisini paylaşmasının tek başına yeterli bir arama faaliyeti sayılamayacağını vurguladı.

Dosyadaki eksikliklere değinen ağabey Kızmaz, olay yerindeki ve güzergahtaki kameraların titizlikle incelenmediğini, dosyaya giren kısıtlı görüntülerin ise ancak olay gerçekleştikten çok sonra eklendiğini iddia etti. Kardeşinin hayatta kaldığı o kritik üç gün içerisinde doğru düzgün bir saha araştırması yapılmış olsaydı bugün hayatta olabileceğini ifade eden Kızmaz, soruşturmanın bu yönüyle de kamu görevlilerinin sorumluluğu çerçevesinde ele alınması gerektiğini belirtti.
Batman'daki Şüpheli Ölümler ve Toplumsal Etkileri
Mehmet Kızmaz, açıklamasında sadece kendi kardeşinin davasına değil, Batman genelinde yaşanan ve intihar olduğu iddia edilen benzer ölümlere de değindi. Şehirde çoğunluğu genç yaklaşık 40 insanın benzer şekilde hayattan koparıldığını belirten Kızmaz, Batman’ın 2000’li yıllardaki şüpheli ölümler ve intihar olaylarıyla anılan geçmişine geri dönüldüğü uyarısında bulundu. Bu olayların sadece birer sayıdan ibaret olmadığını, ailelerin ve toplumun bu ölümlerle birlikte çöktüğünü ifade eden Kızmaz, yürütülen politikaların ve cezasızlık kültürünün toplumu "yarı ölüler" haline getirdiğini savundu.

Aile ve avukatlar, Batman Cumhuriyet Başsavcılığı’na sundukları dilekçede, Gülistan Doku davasında tutuklanan kamu görevlileri ve ortaya çıkan delillerin, benzer bir ihmal zırhıyla korunan Kızmaz dosyası için de emsal teşkil etmesi gerektiğini belirtti. Başvuruda, soruşturmanın faillerin tespiti ve varsa suça iştirak eden veya ihmali bulunan görevlilerin yargılanması amacıyla genişletilmesi talep edildi. Açıklamanın ardından dosyanın yeniden açılması talebiyle resmi dilekçe savcılığa teslim edildi.