29 Nisan 2026 tarihinde yayımlanan habere göre, Silêmanî’de yaşayan Zeryan Ahmed, küçük bir marangoz atölyesinde sürdürdüğü çalışmalarıyla hem üretim yapıyor hem de mesleklere dair toplumsal kalıpları sorguluyor. “Mesleklerin cinsiyeti yoktur” ifadesiyle çalışmalarını tanımlayan Ahmed, marangozluğun yalnızca erkeklere ait bir alan olmadığını vurgulayarak, ahşap üretimini sanatsal bir dile dönüştürüyor.
Silêmanî kent merkezinde bulunan “Kültür Atölyesi”nde çalışan Ahmed’in atölyesi, ahşap kokusu ve çekiç sesleri arasında şekillenen bir üretim alanı olarak dikkat çekiyor. Geleneksel olarak erkek egemen bir meslek olarak görülen marangozluğu icra eden Ahmed, burada gerçekleştirdiği çalışmalarla farklı bir hikâye ortaya koyuyor. Atölyedeki ahşap kabinlerde yürütülen üretim süreci, aynı zamanda bireysel bir emeğin ve dönüşümün de ifadesi olarak öne çıkıyor.
Resimden marangozluğa uzanan üretim süreci
Silêmanî Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü mezunu olan Zeryan Ahmed, daha önce sivil toplum, kültürel ve sanatsal alanlarda çalışmalar yürüttü. Ancak zamanla ahşapla çalışmaya yönelen Ahmed, kendi üretimini doğrudan şekillendirebileceği bir alan arayışıyla marangozluk yapmaya başladı.
Yaklaşık bir yılı aşkın süredir kendi kurduğu küçük atölyede çalışmalarını sürdüren Ahmed, klasik ahşap ürünleri ve sanatsal tabloları modern tekniklerle yeniden tasarlıyor. Üretim sürecine dair deneyimlerini aktaran Ahmed, bu alana herhangi bir ustadan eğitim almadan yöneldiğini belirterek, süreci kendi çabasıyla öğrendiğini ifade ediyor.

“El emeğinin kendine özgü bir keyfi var. Bu mesleği öğrenmek benim için kolay olmadı. Ne bir ustam vardı ne de herhangi bir eğitim aldım. Sadece kendi çabam ve internet üzerinden izlediğim teknikleri denedim ve geliştirdim” sözleriyle üretim sürecini anlatıyor.
Toplumsal kalıplara karşı bir duruş
Zeryan Ahmed, marangozluk yapmanın ötesinde, mesleklerin kadın ve erkek olarak ayrılmasına karşı bir duruş sergiliyor. Ona göre bu ayrım, bireylerin hayallerine ulaşmasının önündeki önemli engellerden biri olarak öne çıkıyor.
“Mesleklerin cinsiyeti yoktur. Marangozluk sadece erkek işi değildir. Buradayım çünkü kadınların da en zor mesleklerde başarılı olabileceğini göstermek istiyorum” diyen Ahmed, toplumdan aldığı geri bildirimlerin kendisini motive ettiğini ifade ediyor. Ahmed, birçok kişinin bir kadının marangozluk yapmasını gördüğünde daha fazla güven duyduğunu ve özellikle tasarım ile renk seçimi gibi konularda tercihlerini ona bıraktığını belirtiyor. Bu durumun, kadın bakış açısının tasarımlara estetik bir katkı sunduğu düşüncesiyle ilişkilendirildiğini aktarıyor.
Kendi emeğiyle kurulan atölye
Ahmed, marangozluk sürecinin tamamen kendi emeğine dayandığını vurguluyor. Başlangıçta küçük bir alan oluşturarak işe başladığını belirten Ahmed, mevcut araçlarını kullanarak atölyesini kurduğunu ve zamanla ihtiyaçlar doğrultusunda yeni ekipmanlar edindiğini ifade ediyor.
“Bir işi kendi ellerinle üretmek çok daha anlamlı ve keyifli. Yaklaşık bir yıldır marangozluk yapıyorum. Önce küçük bir alan kurdum. Gerekli malzemeleri, daha önce elimde kalan araçları kullanarak bu atölyeyi oluşturdum. Zamanla ihtiyaçlar arttıkça yeni ekipmanlar aldım. Hiçbir ustadan eğitim almadım. Başlangıçta benim için zordu. Bana yol gösterecek kimse yoktu. Ama deneme-yanılma ve kendi çabamla öğrendim. Kendimi geliştirmek için sürekli araştırıyor, yeni teknikler öğreniyorum” sözleriyle süreci aktarıyor.
Kültürel mirası yeniden görünür kılma hedefi
Zeryan Ahmed’in üretimi yalnızca ahşap işçiliğiyle sınırlı kalmıyor. Aynı zamanda Kürt kimliği ve kültürel mirasın yeniden görünür kılınmasını hedefleyen bir yaklaşımı da içeriyor. Özellikle geleneksel motiflere yönelen Ahmed, “boraq masası” olarak bilinen ve Kürt ahşap el sanatlarında yer alan süslemeli masa türlerini yeniden tasarlayarak modern yaşam alanlarına taşımayı amaçlıyor.

Ahmed, bu üretim anlayışıyla geçmiş estetiği günümüzle buluşturmayı hedeflerken, çalıştığı “Kültür Atölyesi”ndeki dayanışma ortamına da dikkat çekiyor. Atölyede birlikte çalıştığı kişilerin ağır malzemelerin taşınmasından günlük işlere kadar birçok konuda destek sunduğunu ifade ediyor.
Kadınlara yönelik mesaj
Zeryan Ahmed, deneyimlerinden hareketle özellikle kadınlara yönelik mesajlarını da paylaşıyor. Kadınların her alanda var olabileceğini vurgulayan Ahmed, mesleklerin cinsiyetle sınırlandırılmaması gerektiğini ifade ediyor.
“Bir kadın olarak marangozluk yaptığım için insanlar bana sürekli ‘sen kadınsın, zevkin daha güzel’ diyor ve tasarımları bana bırakıyorlar. Bu da beni motive ediyor. Ama asıl önemli olan şu: Hiçbir meslek kadın ya da erkek işi değildir. Bir kadının hedeflerine ulaşmasını hiçbir engel durduramaz. Yeter ki bir başlangıç noktası ve cesur bir karar olsun. Cinsiyetin hayallerinizin önünde engel olmasına izin vermeyin. Çünkü yaratıcılığın hiçbir sınırı yoktur” sözleriyle kadınlara çağrıda bulunuyor.