Sanatçı Mem Ararat, sosyal medya hesapları üzerinden yaptığı açıklamada, son dönemde özellikle kamuya ait konser salonlarını kullanma konusunda büyük zorluklar yaşadığını ifade etti. Avrupa’nın en prestijli salonlarında sahne alabildiğini hatırlatan Ararat, Türkiye’nin büyük şehirlerinde benzer imkanların Kürtçe sanata kapalı tutulmasını "tahammülsüzlük" olarak nitelendirdi. Bazı konser yasaklarının yargıya taşındığını ve hukuki süreçlerin devam ettiğini belirten sanatçı, özellikle İstanbul ve Ankara’daki duruma dikkat çekti.
"Harbiye Başvuruları Yanıtsız Kalıyor"
Ararat’ın açıklamasındaki en somut iddia, İstanbul’un sembolik öneme sahip sahnelerinden biri olan Harbiye Açıkhava Sahnesi ile ilgili oldu. Sanatçı, organizasyon şirketlerinin Harbiye için yaptığı başvuruların uzun süredir cevapsız bırakıldığını veya sonuçsuz kaldığını öne sürdü. Özel salonlarda genellikle sorun yaşamadıklarını ancak kamuya ait belediye tesislerinde ve açık hava sahnelerinde bariyerlerle karşılaştıklarını dile getiren Ararat, bu durumun sanatsal ifade özgürlüğünü kısıtladığını vurguladı.

Özgür Özel ve CHP’ye "Demokrasi" Sorusu
Mem Ararat, açıklamasında doğrudan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’e ve parti yöneticilerine seslenerek, yerel yönetimlerin bu tutumunu sorguladı. Ararat’ın ifadeleri, son dönemde "normalleşme" ve "kardeşlik" vurgusu yapan siyasi söylemlerle pratik arasındaki çelişkiye odaklandı:
“Bu sansür sadece şahsıma mı özel yoksa Kürt diline ve Kürtçe sanata olan tahammülsüzlük mü? Kardeşlik nerede, demokrasi nerede?”
Sanatçı, yetkililerden bu engellemelerin gerekçesine dair şeffaf bir yanıt beklediğini belirterek; kardeşlik ve demokrasi kavramlarının sadece söylemde kalmaması, sanatın her diline eşit imkan tanınması gerektiğini savundu.
"Kürtçe Sanata Tahammül Test Ediliyor"
Açıklamasının sonunda Türkiye’deki kültürel iklimi eleştiren Mem Ararat, Kürtçe sanatın kamusal alanlarda yer bulamamasının toplumsal barışa hizmet etmediğini ifade etti. Avrupa’daki konserlerinde gördüğü ilgiyi kendi topraklarında resmi engeller olmaksızın sürdürmek istediğini belirten sanatçı, yasakların ve sessizliğin demokrasiyle bağdaşmadığını vurguladı. Mem Ararat’ın bu çıkışı, sosyal medyada ve sanat çevrelerinde "Kürtçe müziğe yönelik gizli ambargo" tartışmalarını yeniden alevlendirdi.