Dicle TV | Politika | Meral Danış Beştaş: Çözüm Yolunda En Büyük Sorumluluk AKP'de

Meral Danış Beştaş: Çözüm Yolunda En Büyük Sorumluluk AKP'de

Meral Danış Beştaş, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin tıkanan damarlarını açmak için iktidarın vakit kaybetmeden yasal sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini vurguladı.

Meral Danış Beştaş, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin tıkanan damarlarını açmak için iktidarın vakit kaybetmeden yasal sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini vurguladı.

Meral Danış Beştaş: Çözüm Yolunda En Büyük Sorumluluk AKP'de

Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat tarihinde ilan ettiği tarihi çağrının yıl dönümünde, sürecin "ikinci aşaması" olarak tanımlanan yasal düzenleme dönemine geçilmesi yönündeki beklentiler siyasetin ana gündem maddesi olmaya devam ediyor. Meclis Komisyonu üyesi Meral Danış Beştaş, sürecin pozitif bir evreye evrilmesi için hazırlanan komisyon raporunun bir an önce pratikleşmesi gerektiğini ifade etti. Beştaş, raporun ortak bir iradeyi yansıttığını ancak uygulama noktasında iktidarın sergilediği pasif tutumun demokratikleşme önünde büyük bir engel teşkil ettiğini savundu.

Siyasi İrade ve Meclis Raporunun Uygulanabilirliği

Meral Danış Beştaş, hazırlanan komisyon raporunun hayata geçirilmemesindeki en birincil sorumluluğun Adalet ve Kalkınma Partisi’nde (AKP) olduğunu net bir dille ifade etti. Cumhur İttifakı’nın diğer bileşeni Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) hem genel başkan hem de grup başkanvekilleri düzeyinde somut adımlar atılmasına dair çağrılar yaptığına dikkat çeken Beştaş, bu durumun iktidar partisinin omuzlarındaki yükü daha da artırdığını belirtti. Beştaş’a göre, bu rapor sadece bir partinin oylama gücüyle başarıya ulaştırabileceği teknik bir metin değil, toplumsal bir uzlaşı belgesidir.

Meral Danış Beştaş: Raporun hayata geçirilmemesindeki sorumluluk AKP'de –  Politika Haber

Türkiye’nin önündeki bu kritik sürecin sadece bir siyasi mesele değil, aynı zamanda bir "sınav" olduğunu vurgulayan Beştaş; demokratikleşme ile otoriterleşme, ölüm ile yaşam, özgürlük ile tutsaklık arasında bir tercih yapılması gerektiğini dile getirdi. Kürt meselesinin demokratik yollarla çözümünün geleceğe ışık tutacak bir harita olduğunu söyleyen Beştaş, kamuoyunun ve farklı toplumsal kesimlerin iktidar üzerinde demokratik bir basınç oluşturması gerektiğini, ancak bu şekilde sürecin ciddiyet kazanabileceğini sözlerine ekledi.

Silah Bırakma İradesi ve Barış Yasası İhtiyacı

Kürt hareketinin silah bırakma konusundaki iradesinin son derece güçlü ve somut olduğunu hatırlatan Meral Danış Beştaş, bu iradenin karşılıksız kalmaması için bir "Barış Yasası" ya da "Çerçeve Yasa"ya acil ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Abdullah Öcalan’ın çağrısı sonrası hızla alınan fesih kararları ve 11 Temmuz’da militanların silahlarını yakarak sergilediği tutumun, stratejik bir karar olduğunu ifade eden Beştaş, iktidarın "teyit ve tespit" arayışlarının yersiz olduğunu savundu. Beştaş, "Tespit ve teyit edilecek bir olgu varsa o da bu güçlü iradedir" diyerek, silahlı militanların toplumsal yaşama dönmeleri ve siyaset yapma hakkı kazanmaları için yasal zeminin oluşturulmasının şart olduğunu kaydetti.

Sürecin sağlıklı ilerlemesi için özgürlükçü ve demokratik bir atmosfere ihtiyaç duyulduğunu belirten Beştaş; Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş, Selçuk Mızraklı ve Leyla Güven gibi birçok siyasetçinin halen cezaevinde bulunmasının iyi niyet göstergesiyle bağdaşmadığını söyledi. Kayyım politikalarının devam etmesi, hasta mahpusların durumu ve demokratik protestoların engellenmesi gibi faktörlerin barış iklimini zedelediğini ifade eden Beştaş, "Umut İlkesi" çerçevesinde Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlük koşullarının sağlanmasının, adil bir müzakere süreci için vazgeçilmez olduğunu vurguladı. Beştaş, Öcalan’ın 30 yılı aşkın süredir barışçıl çözüm konusundaki istikrarlı duruşuna dikkat çekerek, müzakerelerin baş muhatabının özgür şartlarda çalışabilmesinin sürecin selameti açısından hayati olduğunu belirterek konuşmasını tamamladı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız