Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Necdet Saraç tarafından kamuoyuna duyurulan, Kemal Kılıçdaroğlu'nun eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ı cezaevinde ziyaret edeceği yönündeki açıklamalar siyaset gündeminde büyük yankı uyandırdı. DEM Parti kaynaklarından edinilen ilk bilgilere göre Selahattin Demirtaş'ın, Kılıçdaroğlu'nu ziyaretçi olarak kabul etmeyeceği öğrenildi. Konuya ilişkin en sert tepki ise TBMM Genel Kurulu'nda söz alan DEM Parti Ağrı Milletvekili Sırrı Sakık'tan geldi. Parlamentoda yaptığı konuşmada Kılıçdaroğlu'nun geçmişteki siyasi hamlelerini hatırlatan Sakık, on yıldır Selahattin Demirtaş'ı içeride tutup ardından ziyarete gitmek istemesini samimiyetsizlik olarak nitelendirerek, eski CHP liderine hangi yüzle Edirne'ye gideceğini sordu ve Kürt seçmenin geçmişte üç dönem boyunca bağrına taş basarak kendilerine oy verdiğini hatırlattı.
2016 Dokunulmazlık Kararı ve Siyasi Geçmiş Tartışması
Sırrı Sakık, Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünden yaptığı konuşmada, Kürt halkını ilgilendiren kritik meselelerde parlamentoda hızlıca bir ulusal konsensüs sağlandığına dikkat çekti. 2016 yılında milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması sürecine değinen Sakık, dönemin ana muhalefet partisi lideri olan Kılıçdaroğlu'nun "Anayasa'ya aykırıdır ama evet diyorum" diyerek anayasal suç işlediğini ileri sürdü. Aradan geçen on yıllık zaman diliminin ardından bir gazetecinin sorduğu "Pişman mısınız?" sorusuna Kılıçdaroğlu'nun "Hayır, pişman değilim" yanıtını verdiğini belirten Sakık, pişmanlığın bir erdemlilik olduğunu ancak bu erdemliliğin karşı tarafta bulunmadığını savundu. Yaşanan siyasi süreci sert sözlerle eleştiren Sakık, hayatta hoş bir seda bırakmanın önemine değinerek Kılıçdaroğlu'nun bu şansı da kaybettiğini iddia etti.

Kılıçdaroğlu’ndan "Tuzak Bozma Hamlesi" Savunması
Eleştirilerin odağındaki Kemal Kılıçdaroğlu ise 2016 yılındaki dokunulmazlık sürecine dair yaptığı yazılı açıklamada, dönemin Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) yönetiminin anayasa değişikliklerini referanduma götürerek ülkeyi tehlikeli bir kutuplaşmaya itmek istediğini, kendilerinin ise bağırlarına taş basıp risk alarak bu karabasanı engellediklerini savundu. İktidarın kurduğu siyasi tuzağı bozmak ve milletvekillerinin hiçbir suçtan korkusu olmadığını kanıtlamak adına "evet" dediklerini belirten Kılıçdaroğlu, bu kararın siyasi bir günah veya teslimiyet olmadığını, aksine iktidarın propaganda silahını elinden alma hamlesi olduğunu iddia etti. Normal şartlarda dokunulmazlığı kalkan bir siyasetçinin tutuksuz yargılanması gerektiğini ancak iktidarın yargıyı bir sopa gibi kullanarak hukuku katlettiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, bu süreçte suçlanması gerekenin muhalefet değil saray rejimi olduğunu vurguladı. Demirtaş, Selçuk Kozağaçlı, Can Atalay ve Gezi tutuklularının haklarını savunmaya kararlılıkla devam edeceğini belirten Kılıçdaroğlu, bir yandan adalet mücadelesini görmezden gelen diğer yandan da el altından iktidarla pazarlık masasına oturan bazı kişilerin tavırlarını tutarsızlık olarak nitelendirdi.