Diyarbakır'ın Sur ilçesine bağlı kırsal Alibardak Mahallesi'nde, tarımsal üretime yönelik eşine az rastlanır bir sabotaj olayı gerçekleştirildi. Çiftçi Lami Tuğrul, yıllardır husumetli olduğu akrabalarının baskısı nedeniyle jandarma koruması altında ektiği 450 dönümlük tapulu arazisinin 250 dönümünün, gece yarısı sıkılan kimyasal ilaçlarla kurutulduğunu iddia etti. Bölgede "zorba bir çete" oluştuğunu ileri süren Tuğrul, tapulu malını kullanamadığını ve ailesinin rızkının hedef alındığını belirterek suç duyurusunda bulundu. Olay, bölgedeki arazi anlaşmazlıklarının ulaştığı tehlikeli boyutu bir kez daha gözler önüne serdi.
Jandarma Eşliğinde Ekilen Ürün Gece Yarısı Hedef Alındı
Mağdur çiftçi Lami Tuğrul, arazisini ekebilmek için yaklaşık 150 askerin korumasına ihtiyaç duyduğunu ve ekim işlemini ancak bu şekilde gerçekleştirebildiğini ifade etti. Tohum ve gübresini atarak tarladan ayrıldıktan sonra "sana bu ürünü yedirmeyeceğiz" şeklinde tehdit mesajları aldığını belirten Tuğrul, saldırının 4-5 traktörle gece yarısı gerçekleştirildiğini savundu. Sabotaj sonrası tarlada yapılan incelemelerde, yeşermesi gereken buğdayların atılan ilaçlar nedeniyle sapsarı kesilerek kuruduğu görüldü. Tuğrul, kalan 200 dönüm arazisinin de şu an işgal altında olduğunu ve can güvenliği korkusuyla tarlasına yaklaşamadığını dile getirdi.

Tuğrul, geçmişte aynı bölgede benzer nedenlerle çıkan çatışmalarda bir kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin yaralandığını hatırlatarak yetkililere acil müdahale çağrısında bulundu. "İlla ölmem ya da öldürmem mi lazım?" sözleriyle çaresizliğini dile getiren çiftçi, 15 çocuk ve 42 torun sahibi olduğunu, bu arazinin tüm ailesinin geçim kaynağı olduğunu vurguladı. Kendi mülkünde mülteci konumuna düşürüldüğünü belirten Tuğrul, vergisini ödediği ve yasal olarak sahibi olduğu toprakların zorla elinden alınmak istendiğini iddia etti.
Bölgedeki Güvenlik Sorunu ve Cezasızlık İddiaları
Olayın sadece bir mal davası olmadığını, bölgedeki birçok üreticinin benzer grupların baskısı altında olduğunu savunan Lami Tuğrul, şikayetlerinin sonuçsuz kalmasından yakındı. Jandarma tarafından yakalanan şüphelilerin savcılık aşamasında serbest bırakıldığını ileri süren Tuğrul, bu durumun saldırganları cesaretlendirdiğini belirtti. Geçen yıl da ektiği tarlaya biçerdöverle girilerek mahsulünün gasp edildiğini söyleyen çiftçi, bu yılki ilaçlı saldırının tarlada yapılan analizlerle kayıt altına alındığını ve konunun bir "ihbar" olarak kabul edilmesini talep etti.
Besicilikle de uğraşan Tuğrul, hayvanlarının yemi ve saman ihtiyacını bu tarladan karşıladığını, yapılan sabotajın ekonomik olarak kendisini yıkıma uğrattığını ifade etti. Köyde yaşayanların korkudan tanıklık yapamadığını belirten mağdur çiftçi, mülkiyet hakkının korunması ve tarımsal üretimin baltalanmaması için devletin caydırıcı önlemler almasını bekliyor. Diyarbakır Valiliği ve ilgili savcılık birimlerinin, Alibardak Mahallesi'nde yaşanan bu organize saldırı ve arazi gaspı iddialarıyla ilgili geniş kapsamlı bir soruşturma yürütmesi bekleniyor.