1930–1937 yılları arasında çekilen bu görüntüler, Yezidileri anlatmak için planlanmış kareler değildi. Daha çok, Polonyalı arkeolog Ephraim Speiser’in liderlik ettiği Amerikalı bir ekibin saha çalışmaları sırasında tesadüfen kayda geçen anlardan oluşuyordu.
2022 yılında Penn Müzesi Yakın Doğu Koleksiyonları Sorumlusu Katherine Blanchard, 1930’lara ait Lalish’i gösteren çarpıcı bir fotoğrafa ulaştığında, bu arşivin taşıdığı sessiz hikâyenin kapısı aralandı.
Bu karşılaşma, Sersal Projesi’nin başlangıcı oldu. Yezidi Yeni Yılı’ndan adını alan proje, yalnızca görselleri korumayı değil; onları ait oldukları toplulukla yeniden buluşturmayı hedefliyordu.
Penn Müzesi, Victoria Üniversitesi, Sinjar’daki Mirzo Music Foundation, Catholic Relief Services ve Erbil Goethe-Institut’un iş birliğiyle fotoğraflar hem restore edildi hem de dijital ortama aktarıldı.
Sürecin merkezinde Penn Müzesi Kıdemli Arşivcisi Alessandro Pezzati yer aldı. Pezzati, yaklaşık 300 yayımlanmamış fotoğrafın dijitalleştirilmesini ve topluluğa iade edilmesini koordine etti.
Asıl dönüşüm ise fotoğraflar “geri götürüldüğünde” yaşandı. Sinjar, Bashiqa ve çevre yerleşimlerde yaşayan yaşlılara gösterilen kareler, yalnızca görüntü değil; hafızanın kendisini yeniden açan bir ana dönüştü. İnsanlar yüzleri tanıdı, isimleri hatırladı, kaybolmuş evlerin izini sürdü; hatta artık var olmayan sokakları tarif etti.
Asıl dönüşüm ise fotoğraflar “geri götürüldüğünde” yaşandı. Sinjar, Bashiqa ve çevre yerleşimlerde yaşayan yaşlılara gösterilen kareler, yalnızca görüntü değil; hafızanın kendisini yeniden açan bir ana dönüştü. İnsanlar yüzleri tanıdı, isimleri hatırladı, kaybolmuş evlerin izini sürdü; hatta artık var olmayan sokakları tarif etti.
Bu karşılaşmalar, arşivin yalnızca geçmişi saklayan bir alan olmadığını, aynı zamanda hatırlamayı yeniden mümkün kılan bir zemin olduğunu gösterdi. Penn Müzesi’nin aldığı sıra dışı kararla bu fotoğraflar, Yezidi topluluğu için serbest erişime açıldı. Kaynak gösterilmesi koşuluyla herkesin kullanımına bırakıldı; böylece arşiv, kapalı bir koleksiyon olmaktan çıkıp yaşayan bir hafızaya dönüştü.