Türkiye’nin yakın tarihindeki en sarsıcı olaylardan biri olan Sevag Balıkçı’nın ölümü ve ardından gelen hukuk mücadelesi, bugün bir kez daha toplumsal bellekteki yerini alacak. Tezkeresine sadece 20 gün kala Batman’ın Kozluk ilçesinde hayatını kaybeden Sevag Balıkçı ile oğlunun mezarı başına gitmeye hazırlanırken 24 Nisan 2022'de yaşamını yitiren babası Garabet (Garbis) Balıkçı için Şişli Ermeni Mezarlığı’nda bir anma töreni düzenleniyor. Agos gazetesinin aktardığı bilgilere göre, bugün (24 Nisan Cuma) saat 14.00’da başlayacak törende, Balıkçı ailesi, dostları ve hak savunucuları bir araya gelerek hem özlemlerini dile getirecek hem de adalet arayışının önemini vurgulayacaklar.

ne olmuştu?
Sevag Balıkçı, 24 Nisan 2011 tarihinde karakol çevresine çit örme görevi sırasında, aynı karakolda görevli er Kıvanç Ağaoğlu’nun silahından çıkan kurşunla hayatını kaybetmişti. Bu olay, Balıkçı ailesi için 13 yıldır süren zorlu bir yargılama ve yas sürecinin başlangıcı oldu. Baba Garabet Balıkçı ise, oğlunun vefatının yıl dönümünde onun kabrini ziyaret etmek üzere hazırlandığı bir sabah evinde fenalaşarak hayata gözlerini yumdu. Bu acı tesadüf, ailenin hikayesini Türkiye'deki hak arama mücadelelerinin en dokunaklı sembollerinden biri haline getirdi.

Anne Ani Balıkçı, eşi Garabet Bey ile birlikte yıllarca mahkeme salonlarında oğulları için adalet ararken, toplumun vicdanına seslenmişti. Bugünkü tören, sadece iki ismin anılması değil, aynı zamanda askeri yargıdan sivil yargıya uzanan, tanık ifadelerinin baskıyla değiştirildiği ve yıllar sonra hapis cezalarıyla sonuçlanan o karmaşık hukuk dosyasının da hatırlanması anlamına geliyor.

Yargı Süreci ve Adalet Mücadelesi
Sevag Balıkçı davası, Türkiye'deki yargı sisteminin dönüşümüne ve "yalancı tanıklık" gibi kritik engellere tanıklık etmesi bakımından büyük önem taşıyor. İlk olarak Diyarbakır'daki askeri mahkemede görülen davada, sanık Kıvanç Ağaoğlu "bilinçli taksirle öldürmek" suçundan hapis cezası almıştı. Ancak 15 Temmuz sonrası askeri yargının kaldırılmasıyla dosya Kozluk Asliye Ceza Mahkemesi'ne taşındı. Yeniden yapılan yargılama sonucunda Ağaoğlu, 16 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Davanın en dikkat çekici detaylarından biri ise tanık Halil Ekşi'nin yaşadığı baskı süreciydi. Önce "kasten öldürüldü" diyen, ardından baskı ve tehditle ifadesini "şakalaşmaydı" şeklinde değiştiren Ekşi, daha sonra gerçekleri itiraf ederek üzerindeki baskıyı ifşa etmişti. Bu durum, Aydın'da açılan ayrı bir davada hem Ekşi'nin hem de onu azmettirenlerin ceza almasıyla sonuçlandı.