Dicle TV | Gündem | 25 yıldır babasını arıyor: “Bu sistemle nasıl barışayım?”

25 yıldır babasını arıyor: “Bu sistemle nasıl barışayım?”

Şırnak’ın Silopi ilçesinde 25 Ocak 2001’de İlçe Jandarma Komutanlığı’na gittikten sonra kendilerinden bir daha haber alınamayan Serdar Tanış ve Ebubekir Deniz’in aileleri, çeyrek asırdır yakınlarının akıbetini öğrenmeye çalışıyor. Ebubekir Deniz’in kızı Ceylan Deniz, “Babamı bana vermeyen sistemle, akıbetini açıklamayan sistemle nasıl barışayım?” diye soruyor.

Şırnak’ın Silopi ilçesinde 25 Ocak 2001’de İlçe Jandarma Komutanlığı’na gittikten sonra kendilerinden bir daha haber alınamayan Serdar Tanış ve Ebubekir Deniz’in aileleri, çeyrek asırdır yakınlarının akıbetini öğrenmeye çalışıyor. Ebubekir Deniz’in kızı Ceylan Deniz, “Babamı bana vermeyen sistemle, akıbetini açıklamayan sistemle nasıl barışayım?” diye soruyor.

25 yıldır babasını arıyor: “Bu sistemle nasıl barışayım?”
KAYNAK: Mezopotamya Ajansı

Şırnak’ın Silopi ilçesinde HADEP İlçe Başkanı Serdar Tanış ile parti yöneticisi Ebubekir Deniz, 25 Ocak 2001’de çağrıldıkları İlçe Jandarma Komutanlığı’na gittikten sonra kayboldu.  Aradan geçen 25 yılda ailelerin tüm başvurularına rağmen iki kişinin akıbeti kesin olarak açıklanmadı.

Mezopotamya Ajansı'ndan Azad Altay - Berivan Altan'ın haberine göre, Tanış ve Deniz’in kaybolmasının ardından aileleri ve insan hakları örgütleri tarafından yürütülen aramalardan sonuç alınamadı. Dosya hakkında 2015 yılında takipsizlik kararı verilirken, Anayasa Mahkemesi de 2019’da yapılan başvuruyu süre aşımı gerekçesiyle reddetti.

AİHM Türkiye’yi sorumlu tuttu

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 2005 yılında verdiği kararla Tanış ve Deniz’in kaybolmasından Türkiye’yi sorumlu tuttu ve yaşam hakkı ile etkili soruşturma yükümlülükleri bakımından ihlal kararı verdi. Aileler ise kararın gerektirdiği yükümlülüklerin yalnızca tazminat ödenmesiyle sınırlı kaldığını, olayın bütün yönleriyle aydınlatılmadığını belirtiyor. Dosyanın yeniden AİHM önüne taşındığı da aktarılıyor.

“Oğlumun ve Deniz’in katledildiğini düşünüyorum”

Serdar Tanış’ın babası Şuayip Tanış, 25 yıldır oğlunun akıbetini öğrenmek için mücadele ediyor.

Tanış, oğlunun ve Ebubekir Deniz’in Gabar’da öldürüldüğüne inandığını belirterek, o dönemde bölgede yaşandığını söylediği olaylara ilişkin çeşitli tanıklıklar bulunduğunu aktardı. Tanış’ın anlatımına göre, iki kişinin kaybolmasından günler sonra bölgede bir çatışma yaşandığına ilişkin haberler yayımlandı.

Tanış ayrıca oğlunun HADEP ilçe örgütünü kurma sürecinde çeşitli baskı ve tehditlerle karşılaştığını söyledi. Kaybolmalarından önce de Serdar Tanış’ın polis olduklarını söyleyen kişiler tarafından zorla bir araca bindirilmeye çalışıldığını öne sürdü.

Bu iddialara ilişkin dosyada yer alan resmi soruşturma sonuçlarının ailelerin beklediği şekilde olayın tüm yönlerini açıklığa kavuşturmadığı belirtiliyor.

“Devlet Şırnak’a da Ankara gibi bakmalı”

Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nden beklentilerinin olduğunu söyleyen Şuayip Tanış, kayıp yakınları açısından önceliğin dosyaların aydınlatılması olduğunu belirtti.

Tanış, “Artık ne Kürt ne Türk ölmesin” diyerek barıştan yana olduğunu ifade ederken, kimlik ve dil haklarının güvence altına alınmasını istedi. Devletin ülkenin farklı bölgelerine eşit yaklaşması gerektiğini savunan Tanış, oğlunun ve Ebubekir Deniz’in akıbetinin açıklanmasını ve sorumluların ortaya çıkarılmasını talep etti.

Ceylan Deniz: “Kayıp bir çocukluk geçirdik”

Ebubekir Deniz’in kızı Ceylan Deniz, babası kaybettirildiğinde henüz 4 yaşındaydı.

Deniz, babasına ilişkin hafızasında kalan en belirgin görüntünün evden çıktığı an olduğunu belirterek, sonrasında aile içinde yıllarca süren belirsizliğin çocukluklarını şekillendirdiğini söyledi.

Evet büyüdük ama bir baba figürü yoktu evimizde, hep eksikliğini yaşadık” diyen Deniz, kardeşlerinden birinin yıllar sonra bir mezarlıkta babasının mezarını aradığını anlattı.

Deniz’e göre ailenin en büyük sorunu, babalarının öldüğünü ya da yaşadığını kesin olarak bilememeleri. Bu nedenle aile, ne bir cenaze töreni yapabildi ne de kaybı kesinleştiren bir bilgiye ulaşabildi.

“Bu devlet hepimize borçlu”

Ceylan Deniz, benzer durumda olan binlerce kişinin dosyasının hâlâ sonuçsuz kaldığını belirterek, kayıp yakınlarının en azından yakınlarının akıbetini öğrenmek istediğini söyledi.

Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin kendilerinde umut yarattığını ancak kayıp ve faili meçhul dosyalarının gündeme gelmemesinin önemli bir eksiklik olduğunu ifade eden Deniz, “Bu süreç umarım faili meçhul dosyalar için de bir çıkış kapısı olur” dedi.

“Bizim yas tutabileceğimiz bir süreç olmadı”

Deniz, kayıp yakınları açısından yalnızca gerçeğin ortaya çıkarılmasının değil, bir yas sürecinin başlayabilmesinin de önemli olduğunu vurguladı.

Bir insanın kaybını kabullenebilmesi için ölümün kesinleşmesi ve bir mezarın bulunmasının önemli olduğunu belirten Deniz, ailesinin 25 yıldır bu imkândan mahrum bırakıldığını söyledi.

Bizim ne kabullenebileceğimiz bir yas sürecimiz var, ne vefat etti diyebileceğimiz bir kaybımız var” diyen Deniz, yalnızca kendi babasının değil, benzer durumda olan bütün insanların akıbetinin açıklanmasını istedi.

Ceylan Deniz’in sorusu ise 25 yıllık belirsizliğin ailelerde bıraktığı yarayı özetliyor: “Benim babamı bana vermeyen sistemle, akıbetini açıklamayan sistemle nasıl barışayım?

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız