Kerkük’teki güncel siyasi atmosfer ve toplumsal huzura ilişkin değerlendirmelerde bulunan KDP’li Muhammed Kemal, 16 Nisan 2026 tarihinde yaptığı basın açıklamasında şehirdeki mevcut idari ve siyasi tabloya dair derin endişelerini paylaştı. Özellikle bir siyasi partinin yürüttüğü stratejileri sert bir dille eleştiren Kemal, Kerkük halkının iradesinin kişisel veya kurumsal çıkarlar uğruna araçsallaştırılmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Kemal’in açıklamaları, Kerkük’teki demografik yapı ve siyasi haklar dengesi üzerine yürütülen tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

Seçmen İradesi ve Makam Kaygısı Üzerine Eleştiriler
Muhammed Kemal, K24 kanalına verdiği demeçte, isim vermediği bir siyasi partinin seçmen oyları üzerinden yürüttüğü pazarlıkları "üzüntü verici" olarak nitelendirdi. Siyasi makam ve mevki elde etmek amacıyla atılan adımların Kerkük halkı arasında ciddi bir tedirginliğe yol açtığını ifade eden Kemal, bu durumun kentin istikrarını zedelediğini belirtti. Kerküklülerin ve özellikle Kürt nüfusun çıkarlarının gözetilmediği her türlü girişimin karşısında olduklarını kaydeden Kemal, siyasi temsilin liyakat ve halkın iradesine dayanması gerektiğinin altını çizdi.
KDP yetkilisi, açıklamasında Kerkük’teki Kürtlerin yaşadığı tarihsel ve güncel zorluklara dikkat çekerek, "Kerkük'teki Kürtler sadece Kürt olmanın bedelini ödüyorlar" ifadelerini kullandı. Bu bedelin, siyasi pazarlıklara malzeme edilmemesi gerektiğini savunan Kemal, keyfi kararlarla halkın oylarının manipüle edilmesinin bölgedeki toplumsal barışa zarar vereceği uyarısında bulundu. Kemal’e göre, Kürtlerin kazanımlarının şahsi pozisyonlar için feda edilmesi, kentin sosyopolitik dokusuna vurulan bir darbe niteliği taşıyor.

Toplumsal İlişkiler ve Ayrımcılıkla Mücadele Vurgusu
Kerkük’teki diğer etnik ve dini gruplarla olan ilişkilere de değinen Muhammed Kemal, KDP’nin şehirdeki tüm toplulukların haklarını savunma noktasındaki kararlılığını yineledi. Özellikle Türkmen partileriyle olan ilişkilerin "çok iyi" seviyede olduğunu belirten Kemal, aralarında hiçbir sorun bulunmadığını ve bu uyumun kentin huzuru için kritik olduğunu vurguladı. KDP’nin siyaset anlayışında bir Kürt vatandaşı ile diğer topluluklara mensup vatandaşlar arasında hiçbir ayrım yapılmadığını, herkesin haklarının eşit şekilde korunması gerektiğini ifade etti.
Muhammed Kemal, konuşmasının sonunda KDP’nin Kerkük politikasının temel taşlarını hatırlatarak, partinin şehri ve halkını asla yalnız bırakmayacağını söyledi. Kerkük halkının haklarını savunmak için her zaman sahada ve masada olacaklarını belirten Kemal, kentin geleceğinin ancak tüm unsurların haklarına saygı duyulan, adil bir yönetim anlayışıyla inşa edilebileceğini dile getirdi. Bu açıklamalar, önümüzdeki süreçte Kerkük’teki siyasi ittifakların ve yerel yönetim tartışmalarının seyrini etkileyecek önemli bir çıkış olarak değerlendiriliyor.