Dicle TV | Gündem | Kürtçe eğitim kararına tepki: “Bu karardan dönülmelidir”

Kürtçe eğitim kararına tepki: “Bu karardan dönülmelidir”

Suriye’de Kürtçenin haftada üç ders saatiyle sınırlandırılmasına tepki gösteren akademisyen, öğretmen ve aileler, Kürtçenin eğitim dili olarak tanınmasını istedi.

Suriye’de Kürtçenin haftada üç ders saatiyle sınırlandırılmasına tepki gösteren akademisyen, öğretmen ve aileler, Kürtçenin eğitim dili olarak tanınmasını istedi.

Kürtçe eğitim kararına tepki: “Bu karardan dönülmelidir”

Suriye Eğitim Bakanlığı’nın Kürtçenin okullarda haftada üç ders saati okutulmasını öngören kararı, Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerde tepki çekmeye devam ediyor. Kobani Üniversitesi akademisyenleri ile Kamışlo’da öğrenciler, öğretmenler ve aileler, kararın değiştirilerek Kürtçenin eğitim dili olarak kabul edilmesini talep etti.

Suriye Geçici Hükümeti Eğitim Bakanlığı’nın 27 Ağustos’ta yayımladığı 493 sayılı kararla Kürtçenin devlet ve özel okullarda öğretilmesinin önü açıldı. Ancak Kürtçenin haftada üç ders saatiyle sınırlandırılması, bölgede yıllardır eğitim dili olarak kullanılan Kürtçenin statüsünü geriye götüreceği gerekçesiyle eleştiriliyor.

Kürtçe eğitim kararına tepki: ‘Bu karardan dönülmelidir’

“Karar akademik ve bilimsel açıdan yeterli değil”

Kobani Üniversitesi Eşbaşkanı Şervan Mislim, kararın Kürt halkı ve öğrenciler açısından yetersiz olduğunu belirterek yeniden ele alınması gerektiğini söyledi.

Yıllardır kreşten üniversiteye kadar Kürtçe eğitim verildiğini belirten Mislim, mevcut düzenlemenin bu eğitim sistemini karşılamadığını ifade etti.

Mislim, “Yıllardır Kürtçe ile bilim dili okutuluyor; kreşten üniversitelere kadar Kürtçe eğitim veriliyor. Dolayısıyla çıkan bu karar ne akademik ne de bilimsel açıdan yeterlidir” dedi.

Kobani Üniversitesi’nde temel eğitim materyallerinin Kürtçe olduğunu belirten Mislim, üniversitenin Suriye yükseköğretim sistemiyle bütünleşmesi için hazırlık yaptıklarını da söyledi.

Üniversitede Kürtçe, Arapça ve İngilizce eğitim verildiğini aktaran Mislim, öğrencilerin bir gecede farklı bir eğitim diline geçirilmesinin mümkün olmadığını vurguladı.

“Kürtçe düşünen bir öğrencinin geleceği nasıl olacak?”

Kürt Dili ve Edebiyatı Akademisyeni Şivîn Hecî ise kararın öğrencilerin eğitim hayatı ve gelecek beklentileri açısından ciddi sorunlar yaratacağını söyledi.

Bölgede uzun süredir eğitim dilinin Kürtçe olduğunu belirten Hecî, şu ifadeleri kullandı:

“Birinci sınıfta Kürtçe okuyan bir çocuk nasıl başka bir dille okuyabilir? Hayallerini ve umutlarını Kürt dili üzerine kurmuş bir çocuğun başka bir dilde okuması mümkün değildir. Kürtçe düşünen ve buna göre hayal kuran bir öğrencinin geleceği nasıl olacak?”

Hecî, kararın öğrenciler tarafından kabul edilmediğini belirterek yetkililere geri adım çağrısında bulundu.

“Kürt dili de Suriye bünyesinde resmi olarak tanınmalıdır” diyen Hecî, Kürtçenin eğitimdeki statüsünün yeniden düzenlenmesini istedi.

Kürt Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Necah Îbrahîm de Kürtçenin korunması gerektiğini belirterek, “Kürt dilimiz bizim için temeldir. Devrim kuşağı Kürt dili temelinde yetişti” dedi.

Kamışlo’da yüzlerce kişi yürüdü

Karara tepki yalnızca akademisyen ve öğretmenlerle sınırlı kalmadı. Kamışlo Kent Halk İnisiyatifi tarafından öğrenciler, aileler, öğretmenler ve kent halkının katılımıyla yürüyüş düzenlendi.

“Dilimiz Varlığımızdır, Kürtçe Eğitim Hakkını İstiyoruz” sloganıyla düzenlenen yürüyüş, Şehitler Meydanı’ndan başlayarak Milli Eğitim Müdürlüğü önünde sona erdi.

Yüzlerce kişinin katıldığı yürüyüşte Kürtçe, Arapça ve İngilizce pankartlar taşındı. “Kürt Dili Kültürümüz ve Varlığımızdır”, “Dilimiz Yaşasın” ve “Ana Dili Ulusal Ruhtur” ifadelerinin yer aldığı pankartlarla Kürtçe eğitim talebi dile getirildi.

Milli Eğitim Müdürlüğü önünde okunan açıklamada, 29 Ocak 2026’da SDG ile Suriye Geçici Hükümeti arasında imzalanan anlaşmaya atıfta bulunuldu. Açıklamada Kürtlerin Suriye’nin yerli halklarından biri olarak tanınması gerektiği belirtilerek, eğitim politikasının da bu çerçevede şekillendirilmesi istendi.

Eylemciler, Kürtçenin yalnızca seçmeli ya da sınırlı saatlerde verilen bir ders olarak değil, eğitim dili olarak kabul edilmesi gerektiğini vurguladı.

Karar ne getiriyor?

Suriye Eğitim Bakanlığı’nın 27 Ağustos’ta yayımladığı 493 sayılı karar, 2026 tarihli 13 sayılı kararnamenin eğitim alanındaki uygulamalarına ilişkin düzenlemeler içeriyor.

Karara göre Kürtçenin, Kürt nüfusun önemli bir bölümünü oluşturduğu bölgelerde devlet ve özel okullarda “ulusal dil” olarak okutulması ve müfredatın parçası haline getirilmesi öngörülüyor.

Ancak Kürtçe dersi haftada üç saatle sınırlandırıldı. Dersin notunun öğrencilerin yıl sonu not ortalamasına dahil edilmesi kararlaştırıldı.

İlk yıl için sosyal bilgiler, tarih, coğrafya ve felsefe derslerinin Arapça veya Kürtçe alınabilmesine yönelik geçici bir seçenek de getirildi.

Bölgede ortaya çıkan temel itiraz ise Kürtçenin bir ders olarak okutulmasından çok, eğitim dili olarak kullanılmaması üzerine yoğunlaşıyor.

Rojava’da daha önce anaokulundan üniversiteye kadar Kürtçe eğitim veren bir sistem oluşturulmuştu. Bu nedenle haftada üç saatlik Kürtçe dersinin, mevcut eğitim modeline kıyasla geriye gidiş anlamına geleceği savunuluyor.

13 sayılı kararname ve 29 Ocak Anlaşması

Kürtçenin eğitimdeki statüsüne ilişkin tartışmanın arka planında, Suriye Geçici Hükümeti Başkanı Ahmed Şara’nın Ocak 2026’da yayımladığı 13 sayılı kararname ve 29 Ocak’ta SDG ile Şam arasında imzalanan anlaşma bulunuyor.

13 sayılı kararnamede Suriyeli Kürtlerin Suriye halkının “temel ve asli bir parçası” olduğu belirtilirken, Kürtlerin kültürel ve dilsel kimliklerini koruma ve ana dillerini geliştirme hakkı tanındı.

29 Ocak tarihli anlaşmada ise Kürtlerin eğitim alanındaki özgünlüklerinin gözetilmesine ilişkin düzenlemeler yer aldı.

Suriye Demokratik Güçleri Genel Komutanı Mazlum Abdi de daha önce Kürtçenin eğitim dili olması gerektiğini belirterek, mevcut düzenlemelerin yeterli olmadığını ifade etmişti.

Bu nedenle 27 Ağustos’ta yayımlanan ve Kürtçeyi haftada üç ders saatiyle sınırlandıran karar, bölgede yeni bir tartışma başlattı.

Kobani ve Kamışlo başta olmak üzere bölgedeki öğrenciler, öğretmenler, akademisyenler ve aileler, Kürtçenin yalnızca bir ders olarak değil, eğitim dili olarak tanınmasını ve kararın bu doğrultuda değiştirilmesini talep ediyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız