Dicle TV | Kültür - Sanat | Avesta Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Keskin Hakkında "Propaganda" Soruşturması

Avesta Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Keskin Hakkında "Propaganda" Soruşturması

Avesta Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Abdullah Keskin, sosyal medya paylaşımları nedeniyle İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde ifade verdi.

Avesta Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Abdullah Keskin, sosyal medya paylaşımları nedeniyle İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde ifade verdi.

Avesta Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Keskin Hakkında "Propaganda" Soruşturması

Türkiye’nin önde gelen yayın kuruluşlarından biri olan ve özellikle Kürt kültürü, dili ve Ortadoğu araştırmaları üzerine uzmanlaşan Avesta Yayınları’nın Genel Yayın Yönetmeni Abdullah Keskin hakkında adli bir soruşturma başlatıldı. Sosyal medya platformlarındaki paylaşımları gerekçe gösterilerek başlatılan soruşturma kapsamında Keskin, "bölücülük" ve "terör örgütü propagandası" yapmakla suçlanıyor. Bugün İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi’ne giderek ifade veren Keskin, sürecin işleyişine ve suçlamaların niteliğine dair önemli eleştirilerde bulundu. Keskin, düşüncelerini açıklama ve gelecek üzerinde söz sahibi olma hakkının yasal yaptırımlar ve baskıcı uygulamalarla engellenemeyeceğini vurgulayarak, ifade özgürlüğü vurgusu yaptı.

Kürtçe Paylaşımlar ve "Tanınmayan Dil" Çelişkisi

Avesta Yayınları Prix Voltaire ödülüne aday gösterildi

Soruşturma sürecine dair en dikkat çekici iddia, ifadeye konu olan Kürtçe paylaşımların çeviri kalitesi üzerine oldu. Abdullah Keskin, emniyetteki ifadesinin ardından yaptığı açıklamada, soruşturmaya esas teşkil eden Kürtçe cümlelerin Türkçe çevirilerinin son derece yetersiz ve hatalı olduğunu dile getirdi. Keskin, Kürtçenin bugün Türkiye’deki bazı üniversitelerde akademik bir disiplin olarak okutulmasına ve kamu kurumlarının bu dilde yayın yapmasına rağmen, yargı ve emniyet pratiğinde hâlâ "bilinmeyen" veya "tanınmayan" bir dil muamelesi gördüğüne dikkat çekti. Suç isnadı yapılmadan önce metinlerin doğru ve profesyonel bir şekilde çevrilmesi gerektiğini savunan Keskin, mevcut durumu Kürt diline karşı açık bir önyargının yansıması olarak değerlendirdi.

Keskin, paylaşımlarının önemli bir kısmının Türkiye’nin iç siyasetiyle doğrudan bir ilgisi olmadığını, bölgesel gelişmelere ve kültürel konulara yönelik olduğunu belirtti. İfade tutanağındaki "ne demek istediğini" açıklamak zorunda kalmasını eleştiren yazar, düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamındaki metinlerin propaganda potası altında eriltilmesine tepki gösterdi. Bu durumun, Türkiye’nin Kürt ve Kürdistan meselelerini sürekli olarak güvenlikçi bir paranteze sıkıştırma çabasının bir sonucu olduğunu ifade etti.

29 Yıllık Yayın Hayatı ve Baskıcı Uygulamalar

1995 yılında Abdullah Keskin, Songül Keskin ve Rûken Bağdu tarafından İstanbul’da kurulan Avesta Yayınları, kurulduğu günden bu yana Kürt edebiyatı ve Ortadoğu tarihi üzerine yüzlerce eser yayımladı. Yayınevi, bu alandaki çalışmalarıyla hem Türkiye’de hem de uluslararası alanda saygın bir yer edinmiş olsa da, sık sık hukuki süreçlerle ve yasaklamalarla karşı karşıya kaldı. Keskin, son soruşturmayı da bu uzun soluklu baskı geleneğinin bir parçası olarak niteledi.

Düşünce ve ifade özgürlüğünün sadece bir hak değil, toplumsal bir zorunluluk olduğunu savunan Abdullah Keskin, bu tür yasal süreçlerin yazarların ve yayıncıların iradesini kırma amacı taşıdığını belirtti. "Geleceğimiz üzerinde söz sahibi olmamız engellenemez" diyen Keskin, demokratik bir toplumda fikirlerin yargı konusu yapılmaması gerektiğini yineledi. Soruşturmanın önümüzdeki günlerde davaya dönüşüp dönüşmeyeceği ise hukuk çevreleri ve ifade özgürlüğü savunucuları tarafından yakından takip ediliyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız