Kürt sinemasının dört parçadaki ve diasporadaki üretimlerini bir araya getiren Düsseldorf Kürt Film Festivali, üç gün sürecek yoğun bir programla sinemaseverleri selamlıyor. 17 Nisan’da Rojava yapımı bir filmle açılışını yapacak olan organizasyon, 19 Nisan’daki ödül töreniyle sona erecek. Festival koordinatörü Serhat Hulaku, özellikle çatışmalı bölgelerde sinema yapmanın zorluklarına dikkat çekerek, bu etkinliğin aynı zamanda bir üretim ve dayanışma alanı olduğunu vurguladı.
Dört Parçadan 29 Film: Geniş Yelpazeli Seçki

Festival programı, Kürt coğrafyasının her bölgesinden gelen yapımları kapsayacak şekilde titizlikle hazırlandı. Gösterilecek 29 filmin bölgesel dağılımı ve türleri şu şekilde:
Bölgesel Dağılım: Türkiye’den (Bakur) 11, Federe Kürdistan’dan (Başûr) 7, Rojhilat’tan (İran) 5 ve Rojava’dan 3 film seçkide yer alıyor.
Tür ve Yapım: Programda 3 uzun metrajlı film, 9 belgesel ve 17 kısa film bulunuyor.
Kadın Yönetmenler: Seçkideki 9 film, kadın yönetmenlerin imzasını taşıyor.
Jüride ve Ödüllerde Ortak Temsiliyet
Festivalin en dikkat çeken yönlerinden biri, jüri yapısının ve ödül kategorilerinin Kürt dünyasının kültürel-siyasi hafızasına göre şekillenmiş olması. Jüride Rojhilat’tan Shahram Alidî, Bakur’dan Metîn Ewr, Başûr’dan Firmesk Abdulla ve Avrupa’dan Hêvî Çınar yer alırken; Komîna Fîlm A Rojava’dan Muhyedîn Aslan onursal üye olarak katkı sunuyor.
Öne Çıkan Ödül Kategorileri:
Yılmaz Güney Ödülü
Halil Dağ Direnen Sinema Ödülü
Jîna Emînî Ödülü
İnsan Hakları Ödülü
Kısa metrajlı filmler için verilen ödüllerin, genç sinemacıların yeni projeleri için birer destek (fon) niteliği taşıyacağı belirtildi.

Açılış ve Kapanış: Rojava’dan Rojhilat’a
Festivalin açılış filmi, Komîna Fîlm a Rojava’nın imzasını taşıyan "Heval Brako" olacak. Kapanış ise Shahram Alidî’nin uluslararası alanda ses getiren "Whisper with the Wind" (Rüzgarla Fısılda) filmiyle yapılacak. Programda ayrıca Diyarbakır’ın Sur ilçesindeki çatışma süreçlerini belgeleyen yapımlar ile çeşitli söyleşi ve seminerler de yer alacak. Sinemanın sadece bir sanat değil, aynı zamanda toplumsal belleğin korunması için bir "direniş" aracı olduğu vurgusuyla hazırlanan festival, Düsseldorf’taki sanatseverleri Kürtlerin güncel hikayelerine tanıklık etmeye davet ediyor.
