Dicle TV | Mezopotamya | Viyana’da Bir Kürt Suikasti: Dr. Abdul Rahman Ghassemlou

Viyana’da Bir Kürt Suikasti: Dr. Abdul Rahman Ghassemlou

Sekiz dil bilen bir entelektüel, Sorbonne mezunu bir ekonomist ve halkının özgürlük düşüne adanmış bir ömür; Viyana’da bir müzakere masasında noktalanan trajik bir sonun anatomisi.

Sekiz dil bilen bir entelektüel, Sorbonne mezunu bir ekonomist ve halkının özgürlük düşüne adanmış bir ömür; Viyana’da bir müzakere masasında noktalanan trajik bir sonun anatomisi.

Viyana’da Bir Kürt Suikasti: Dr. Abdul Rahman Ghassemlou

Tarih, bazen en büyük kırılmalarını sessiz bir otel odasında, barış umuduyla uzatılan bir elin ihanete uğradığı anlarda yaşar. 13 Temmuz 1989 akşamı Viyana’da patlayan silah sesleri, sadece bir siyasi liderin hayatına son vermemiş; aynı zamanda bir halkın demokratik çözüm arayışına sıkılmış kurşunlar olarak tarihe geçmiştir. Abdul Rahman Ghassemlou; bir aristokratın oğlu, Sorbonne’un parlak zekası ve İran Kürdistan Demokrat Partisi’nin (PDK-İ) efsanevi lideri olarak başladığı yolculuğunu, bir diplomasi masasında hayatını kaybederek tamamladı.

The 31th Anniversary of the Assassination of Dr. Ghassemlou – Democratic  Party of Iranian Kurdistan

Şark’ın Aristokrat Evladı, Batı’nın Aydınlık Zekası

1930 yılının karlı bir Aralık gününde Urmiye’de doğan Ghassemlou, aslında kaderin kendisine sunduğu konforlu hayatı elinin tersiyle iten bir portreydi. Babası Mohammad Vesugh Ghassemlou, Şah’ın danışmanlığını yapmış, "Wussuq-e Divan" unvanına sahip güçlü bir toprak sahibiydi. Ancak genç Ghassemlou, babasının mülklerinin değil, halkının kimlik mücadelesinin mirasçısı olmayı seçti. Henüz 15 yaşında, Mahabad Cumhuriyeti’nin heyecanıyla PDK-İ’nin gençlik kollarını kurarken, içindeki siyasi dehanın ilk kıvılcımları parlıyordu.

Onu diğer devrimci liderlerden ayıran en büyük özelliği, entelektüel derinliğiydi. Kürtçe, Süryanice, Farsça, Arapça, Azerice, Fransızca, İngilizce, Çekçe ve Rusça dahil olmak üzere sekiz dili akıcı konuşabilen, Sorbonne’da ekonomi eğitimi alan bu adam, bir tüfekten çok bir fikir işçisiydi. Helen Krulich ile Prag’da kurduğu yuva, onun evrenselliğinin bir nişanesi gibiydi. O, geleneksel cesareti Avrupa’nın demokratik değerleriyle harmanlamayı başaran nadir figürlerden biriydi.

Fotoğraf açıklaması yok.

Devrimin İhanete Uğrayan Umutları: "Demokrasi İran’a, Özerklik Kürdistan’a"

1979 yılı, İran için bir dönüm noktasıydı. Ghassemlou liderliğindeki Kürtler, Şah rejiminin devrilmesine destek verirken, özgür bir İran’da özerk bir Kürdistan hayal ediyorlardı. Ancak Tahran’da rüzgar tersine döndü. Yeni yönetim, Kürtlerin bu desteğini farklı yorumladı ve onlardan silahlarını teslim etmelerini istedi. Ghassemlou’nun bu sürece cevabı net bir sloganla hafızalara kazındı: "Demokrasi İran’a, özerklik Kürdistan’a."

Yeni anayasayı boykot eden PDK-İ, kısa sürede kendisini büyük bir çatışma sarmalının hedefinde buldu. 1980’lerin kanlı süreci, Ghassemlou’yu dağlar ile Avrupa’nın diplomatik koridorları arasında bir mekiğe zorladı. O, savaşın yıkıcılığını bizzat görmüş bir lider olarak, çözümün namlunun ucunda değil, masanın başında olduğuna inanıyordu. İşte onu Viyana’daki o karanlık odaya götüren de bu barışa olan inancıydı.

On anniversary of Ghassemlou death, Iran's Kurds... | Rudaw.net

Bir İnfazın Anatomisi: Diplomasi Masasında Katliam

1988’de İran-Irak savaşı bittiğinde, Tahran yönetimi Ghassemlou ile görüşmek istediğini bildirdi. Görüşmelerin adresi Avusturya'nın başkenti Viyana olarak belirlendi. 13 Temmuz 1989’da Ghassemlou, yardımcısı Abdullah Ghaderi Azar ve arabuluculuk yapan Iraklı profesör Fadhil Rassoul ile birlikte masaya oturdu. Karşılarında ise İran devletinin temsilcileri yer alıyordu.

Müzakere sürerken, barışın dili yerini silah seslerine bıraktı. Ghassemlou, çok yakın mesafeden açılan ateşle hayatını kaybetti. Odada bulunan heyet tamamen katledilirken, saldırganlar olay yerinden uzaklaşmayı başardı. Viyana’nın ortasında işlenen bu cinayet, uluslararası hukukun ve diplomatik dokunulmazlığın kara bir lekesi olarak kaldı. Avusturya hükümeti olayla ilgili adımlar atsa da, faillere ulaşılamadı.

File:Tombe Dr Abdul Rahman Ghassemlou.jpg - Wikimedia Commons

Paris’teki Miras ve Demokratik Siyasetin Kaybı

Bugün Abdul Rahman Ghassemlou, Paris’teki ünlü Père Lachaise Mezarlığı’nda uyuyor. Ancak onun mirası sadece bir mezar taşından ibaret değil. Ghassemlou, Kürt siyasetine modernite, sekülerizm ve diplomasi kavramlarını aşılayan bir okul olarak kabul ediliyor. Yazdığı "Kürdistan ve Kürtler" kitabı, bugün hala bölgenin tarihsel hafızasının en önemli kaynaklarından biri sayılıyor.

Onun hayatını kaybetmesi, sadece bir liderin kaybı değil, aynı zamanda Ortadoğu’da rasyonel ve demokratik bir siyaset arayışının sekteye uğratılmasıydı. Viyana’daki o masada sönen sadece üç can değil, bölgenin barış içinde bir arada yaşama ihtimaliydi. Ghassemlou’nun portresi, bugün hala binlerce insanın zihninde, bir elinde kitabı diğer elinde halkının geleceği olan aydın bir devrimci olarak yaşamaya devam ediyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız