17 Haziran 2021 tarihinde İzmir’in Konak ilçesinde bulunan HDP İl Başkanlığı binasında meydana gelen silahlı saldırı, Türkiye’nin yakın dönem siyasi tarihine geçen olaylardan biri olarak hafızalardaki yerini koruyor. O gün il binasına giren silahlı saldırgan Onur Gencer tarafından yaşamını yitiren Deniz Poyraz, aradan geçen beş yıla rağmen hem hukuki süreçte hem de toplumsal hafızada anılmaya devam ediyor.

38 yaşındaki Deniz Poyraz’ın yaşamını yitirdiği saldırı, yalnızca bir cinayet dosyası olarak değil, kamuoyunda uzun yıllardır tartışılan nefret suçları, siyasi şiddet ve adalet arayışı başlıklarıyla birlikte değerlendiriliyor. Yerel mahkemenin kararını vermesine rağmen olayın arka planına ilişkin tartışmalar ve davaya yönelik eleştiriler sürüyor.

Toplumsal çalışmalara adanmış bir yaşam
Deniz Poyraz, yakın çevresinin anlatımlarına göre dayanışma kültürü içerisinde yetişen, sakin ve sorumluluk sahibi kişiliğiyle tanınan bir isimdi. Toplumsal çalışmalarda aktif görev alan Poyraz, özellikle kadınların ve gençlerin sosyal yaşama katılımını destekleyen faaliyetlerde yer aldı.
Ailesi tarafından barış, eşitlik ve birlikte yaşam değerlerine bağlı bir insan olarak tanımlanan Poyraz, saldırının gerçekleştiği gün il binasında günlük çalışmaların aksamaması için görev başındaydı. Olay sırasında binada tek başına bulunuyordu.

Saldırının ardından kamuoyuna yansıyan olay yeri görüntülerinde, çalışma masasının üzerinde duran yarım kalmış kahvaltı tabağı dikkat çekti. Bu görüntü, yıllar içerisinde davanın ve Deniz Poyraz’ın hafızalarda yer eden simgelerinden biri haline geldi. Kamuoyunda sıkça paylaşılan fotoğraf, olayın yaşandığı sırada Poyraz’ın günlük rutinini sürdürdüğünü ve herhangi bir tehdit altında olmadığını ortaya koyan önemli belgeler arasında gösterildi.
Saldırı öncesine ilişkin hazırlık iddiaları
Soruşturma ve yargılama sürecinde ortaya çıkan bilgiler, saldırının öncesine ilişkin çeşitli tartışmaları da beraberinde getirdi. Dosyaya giren bilgilerde saldırgan Onur Gencer’in olaydan önce binaya yönelik keşif çalışmaları yaptığı ve saldırıyı planladığı yönünde değerlendirmeler yer aldı.

Saldırganın pandemi döneminde parti binasına doğrudan erişim sağlayamadığı, bu nedenle aynı binada faaliyet gösteren bir dil kursuna kayıt yaptırdığı ve binadaki hareketliliği takip ettiği öne sürüldü. Dosyada yer alan ifadelerde, saldırganın olaydan önce atış talimleri yaptığı ve saldırı günü parti binasına silahla geldiği bilgileri de yer aldı.

Mahkeme sürecinde sanığın binada birden fazla kişinin bulunacağını düşündüğünü ifade ettiği aktarıldı. Ancak saldırının gerçekleştiği sırada binada yalnızca Deniz Poyraz bulunuyordu.
Tartışmalı yargılama süreci
Saldırının ardından başlayan dava süreci, kamuoyunda geniş tartışmalara neden oldu. İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada Poyraz ailesinin avukatları, olayın yalnızca bireysel bir eylem olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savundu.
Avukatlar, saldırının arka planındaki olası bağlantıların araştırılması amacıyla sanığın telefon kayıtlarının incelenmesini, irtibatlı olduğu kişilerin belirlenmesini ve çeşitli dijital materyaller üzerinde ayrıntılı inceleme yapılmasını talep etti. Ancak bu taleplerin önemli bölümü mahkeme tarafından kabul edilmedi.

Yargılama sürecinde yaşanan çeşitli gerginliklerin ardından dava, Aliağa’daki Şakran Cezaevi Kampüsü’nde görülmeye devam etti. Duruşmaların önemli bir bölümü burada gerçekleştirildi.
27 Aralık 2022 tarihinde açıklanan kararda sanık Onur Gencer hakkında “tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Mahkeme ayrıca farklı suçlardan toplam 9 yıl hapis cezasına da hükmetti.

Dosya Yargıtay incelemesinde
Yerel mahkemenin kararının ardından Poyraz ailesi ve avukatları karara itiraz etti. Davanın yalnızca bireysel suç çerçevesinde ele alındığını belirten aile, olayın tüm yönleriyle araştırılmadığını savundu.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi’nin istinaf başvurusunu reddetmesinin ardından dosya temyiz incelemesi için Yargıtay’a gönderildi. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kararın onanması yönünde görüş bildirse de dosya halen Yargıtay aşamasında bulunuyor.

Katliamın 5. yılında hukuki süreç devam ederken, Deniz Poyraz her yıl 17 Haziran’da ailesi, yakınları ve çeşitli sivil toplum temsilcileri tarafından anılıyor. Anmaların adreslerinden biri olan Buca Kaynaklar Mezarlığı’nda yapılan törenlerde adalet talebi yineleniyor.
Anne Fehime Poyraz ise geçen beş yıla rağmen mücadelelerini sürdürdüklerini belirterek, kızının anısını yaşatmaya devam edeceklerini ifade ediyor. Ailenin açıklamalarında sıkça vurgulanan adalet talebi, davanın yalnızca hukuki değil aynı zamanda toplumsal hafızaya ilişkin bir boyut taşıdığını da ortaya koyuyor.
